2 Pamir

2 Pamir

Türkiye’deki Ulupamir Köyü’nden başlayıp Afganistan’ın Küçük Pamir dağlarına uzanan motosiklet hikâyesi

25 Ekim 2013 Yazı:Erkin Yeşil, Fotoğraflar:Erkin Yeşil, Tolga Başol

Her endurocunun hayalini Orta Asya dağlarında motor kullanmak süsler. Biz de Tolga’yla İstanbul’dan başlayıp Çin sınırına kadar sürecek bir yolculuk planladık. Yaklaşık bir ay boyunca yedi ülkede motosikletle yol alacaktık. Orta Asya’ya gidenlerin çoğunun kullandığı Pamir Highway’den geçmektense Wkahan vadisini de içine alan Afganistan Tacikistan sınırından giderek Pamir dağlarının ıssız coğrafyasında yol almayı tercih etmiştik. Bu sürede yaşadığımız her şeyi görüntüleyerek belgesel film haline getirmeyi düşünüyorduk. Ulupamir Köyü’nü fark edinceye kadar kafamızdaki plan bu şekildeydi.

 

Ulupamir Köyü

Orta Asya’ya yapacağımız yolculuk öncesi Pamir bölgesi hakkında internetten araştırma yaparken karşımıza Van’ın Ulupamir Köyü çıktı. Bu köyü araştırırken köyde sadece Afganistan’ın Pamir bölgesinden göç eden Kırgız halkının yaşadığını öğrendik. Bu göçmen Kırgızların gizemli öyküsü çok ilgimizi çekti. Sovyet işgali yüzünden göç eden Kırgızlar’ın Pamir’de kalan akrabalarına özlemi, Orta Asya’ya yapmaya planladığımız belgesel yolculuğuna ilham verdi.

 

 2 Pamir

 

Telefonla ulaştığımız Ulupamir Köyü’nün muhtarı Kasım Özbek belgesel projemizi ilgi ile dinledi. Daha önce Ulupamir Köyü birçok kez yazılı ve görsel basında işlenmiş olmasına rağmen, bizim motorla binlerce km ötedeki akrabalarına yapacağımız yolculuk muhtar Kasım Abi’yi çok şaşırttı ve sevindirdi. Hemen yüz yüze görüşmek için bir hafta sonu ayarlayıp Van’ın Ulupamir Köyü’ne gittik. İki gün boyunca evinde konakladığımız muhtar Kasım Abi, bizi köyde herkesin saygı duyduğu ve sözünü dinlediği aksakallarla tanıştırdı. Onlardan konuksever Ulupamir halkının göç hikâyesini ilgiyle dinledik:

 

Göç Hikâyesi 

Bugünkü Ulupamir Köylüleri’nin ataları yaklaşık 130 yıl önce siyasi ve ekonomik koşullar sonucu, anavatanlarını terk etmek zorunda kalır. 1880 yılında liderleri Han Hacı Rahman Kul başkanlığında önce Tacikistan Pamiri’nin Murgap Bölgesi’ne, sonraysa küçük Pamir olarak adlandırılan Afganistan Pamiri’ne iner. 1942 yılında Çin işgalinde bulunan bölgeye geçseler de siyasi nedenlerden ötürü tekrar Afganistan’a dönerler. 1979 yılında Rusya’nın Afganistan’ı işgal etmesine kadar bölgede kalırlar.

 

Afganistan’ın uğradığı Rus işgali nedeniyle tekrar göç eden Kırgızlar, Pakistan’a sığınıp 4 yıl boyunca Himalayalar’ın güney eteklerinde bir çadır kentinde yaşamak zorunda kalırlar. Ancak göç ettikleri bölge, Kırgız Türkleri’nin alıştığı coğrafi ve iklimsel koşullara sahip değildir. İlk aylarda birçok kişi yüksek sıcaklık, nem ve düşük irtifa nedeniyle hayatını kaybeder. Ardından Kırgızlar, tekrar göç hazırlıklarına başlar. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere birçok farklı ülkeye yerleşme şansları olsa da, onlar kendilerine daha yakın bir coğrafyaya ve kültüre sahip Türkiye’ye yerleşmeye karar verir. 1983 yılında yaklaşık 1000 kişilik Kırgız topluluğu, Van’ın Erciş ilçesine bağlı Altındere Köyü’ne taşınır. Köyün adı onların isteğiyle, Ulupamir olarak değiştirilir.

 

2 Pamir

 

Ulupamir’de Yaşam

 

Bugün yaklaşık 2500 kişinin yaşadığı köyün en önemli geçim kaynağı koruculuk. Türkiye’ye göç ettikleri yıllarda kendilerini terör bölgesinin içinde bulan Ulupamir’in erkekleri biraz da mecburiyetten korucu olmuşlar. Hepsi çok iyi at binen Ulupamir halkının diğer geçim kaynağıysa hayvancılık. Kadınlarsa el sanatları ile ilgilenerek geleneklerini yaşatmaya çalışıyor. Yılın büyük bölümünü kar altında geçiren halkın tarımla uğraşma şansı da pek yok. İş imkânsızlıkları yüzünden Ulupamirli gençler son yıllarda büyük şehirlere göç etmeye başlasa da, hala kültürlerine bağlılar. Köyün ileri gelenlerinin en büyük isteği, kendi kültürlerine, dillerine ve geleneklerine bağlı kalmak. Özellikle düğünlerini hala eski geleneklerine göre yapıyorlar. Köyde yaşayan hemen herkes bugün de anadilini konuşmaya devam ediyor. Zaten konuştukları dil Türkçeyle birçok ortak kelime barındırıyor.

 

Motosikletle Göç Yolunda

Göç hikâyesini dinledikten sonra yolculuğumuzun amacı, Ulupamir halkının akrabalarını bulmaya dönüşmüştü. Pamir’den göçtükleri yılları hatırlayan köyün aksakallarıyla sohbetimizde bize yolculuğumuzun zorluklarından bahsettiler.

Rotamız hem çok yüksek dağ geçişleri hem de derin nehir geçişleri içerdiğinden bu yolculuğu motorlarla yapabileceğimize ihtimal vermediler. Bunun nedeni onların bu göç yolculuğunun büyük kısmını atlarıyla yapmış olmalarıydı. 2 ay sonra yolculuğa Ulupamir’den başlarken tekrar buluştuğumuz köy halkı ve muhtar Kasım Abi altımızdaki yüklü ve yüksek motorlarımızı (XTZ660 tenere ve F800GS) görünce, motorlarımızı kendi güçlü atlarına benzetip bu yolculuğu tamamlayabileceğimize kanaat getirdiler.

 

2 Pamir

 

İki gün kaldığımız Ulupamir Köyü’nden İstanbul’a dönerken Orta Asya’ya yapacağımız yolculuk kafamızda şekillenmişti. Artık yolculuğumuz «motosikletle göç yolunda» hikâyesine dönüşmüştü. Türkiye’deki Ulupamir Köyü’nden başlayıp Afganistan’ın Küçük Pamir dağlarına uzanan hikayemizin adı da belliydi : 2PAMİR

 

2 Pamir

 

Asıf Horasan

Daha önceki yolculuklarımızda olduğu gibi 2pamir yolculuğuna da iki kişi çıkmayı planlıyorduk. Fakat Ulupamir Köyü’ne yaptığımız ziyarette tanıştığımız, dericilikle uğraşan Asıf Horasan da bizimle bu yolculuğa çıkmak istiyordu. Asıf Abi yıllardır görmediği uzaktaki akrabalarıyla özlem gidermek için bize 2pamir serüvenine katılıp katılamayacağını sordu. Ulupamir köyünden bir kişiyi ata topraklarına ulaştırmak fikri çok hoşumuza gitti. Ancak motorlarımız bu uzun yolculuk için çok yüklü olacağından Asıf Abi’yi arkamıza alamazdık. Bu sorunu nasıl aşacağımızı düşünürken, Artvin’den offroad’cu arkadaşımız Suat Çelik’ten hiç beklemediğimiz ilginç bir teklif geldi. Suat bizimle aynı dönemde, 4x4 aracıyla Orta Asya’ya bir yolculuk yapmayı planlıyordu. Suat yolculuğunun rotasını bize göre değiştirerek belgesel yolculuğumuza katılmayı teklif etti. Yolculukta zamanımız kısıtlı olduğu için arazi aracının motorlarımızın hızına yetişemeyeceğini düşünerek bu fikre önce pek sıcak bakmadık. Daha sonra Suat İstanbul’a gelip yolculuk hakkında uzun uzadıya konuşarak bizi ikna etti.

 

2 Pamir 

 

Böylelikle hem Asıf Abi’yi hem de Sony’nin verdiği beklentilerimizden oldukça fazla olan ekipmanı taşımak için bir 4x4 ün ekibe katılmasının daha iyi olduğuna kanaat getirdik. Bu yeni durum ekibe bir de profesyonel kameraman katma fırsatı verse de bu zorlu yolculuk için gönüllü bir kameraman bulamadık. Suat’a co-pilot olarak ortak arkadaşımız Ümit Kaplan’ı ekibe dahil ettik. Daha sonra yolculuk sırasında Ümit hem Suat ve Asıf Abi’ye arabada yardımcı oldu hem de çekimlerde bize destek oldu.

 

Yolculuğun Hazırlıkları 

Haziran ayında yapacağımız yolculuğun hazırlıklarına ocak ayında başladık. Öncelikle ihtiyaçlarımızı ve eksiklerimizi belirleyerek, resmi işlemleri halletmeye başladık. Maalesef İran ve Kırgızistan dışındaki Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Afganistan Türk vatandaşlarından vize istiyor. Bu evrakların tamamlanmasının zorluğu bir yana özellikle Özbekistan ve Türkmenistan vize başvurularının sonuçlanması bazen 1 ay kadar sürüyor. İşin kötü yanı Özbekistan vizesini almadan Türkmenistan vizesine de başvuramıyorsunuz. İran’a araçla girmek içinse triptik, yeşil sigorta ve depozito yatırmak gerekli. Orta Asya’da motosiklet kullanmak için uluslararası ehliyet alınmasına ise gerek yok. Evrak işlemleri ile uğraşırken aynı zamanda motorlarımızı bu uzun ve zorlu yolculuğa hazırlamakla da meşguldük. Tolga bu yolculuğa BMW F800GS, ben Yamaha XTZ660 Tenere ile çıkacaktık. Motorlarımızın genel servis bakımlarını yaptıktan sonra, karter koruma başta olmak üzere gerekli olan diğer koruma aksesuarlarını temin ettik. Hem Yamaha hem BMW ellerinde genelde yedek parça stoğu tutmuyorlar ve sipariş verildiğinde çok uzun sürede getiriyorlar. Biz de ihtiyacımız olabilecek kritik yedek parçaları (Tenere için konjektör, F800GS için benzin pompa modülü gibi) yola çıkmadan aylar önce temin etmeye çalıştık.

30 günde hesaplarımıza göre yaklaşık 8 bin km yol gidecektik. Bu yolun Türkiye ve İran’daki 2-3 bin km si otoban, geri kalan yolun yarısı bozuk ve bakımsız asfalt, kalanı da yol denemeyecek kadar kötü dağ geçişlerinden oluşmaktaydı. Bu yollar için arazi lastiği tercihimiz Karoo oldu. Motosikletim mağazası aracılığıyla Metzeler de projemize destek olup istediğimiz lastikleri temin etti. 

 

2 Pamir

 

Yurtdışından sipariş ettiğimiz ayrıntılı Pamir haritalarında incelediğimiz dağ geçişleri 4700 metreye kadar çıkıyordu. İran ve Türkmenistan çöllerindeki hava sıcaklığı 40 dereceyi geçerken, Tacikistan ve Afganistan Pamirlerindeki dağ geçişlerinde gündüz 0 dereceye kadar düşen sıcaklıkta bazen kar yağışı altında motor kullanmak zorunda kalacaktık. Yolculukta sıkıntı yaşamamak için Trafo Rally Raid takımının pilotu Gündüz Hakan Savaşer’den Ümraniye ve Polonezköy’deki ormanlarda offroad eğitimi aldık. 

Konaklamayı genellikle kamp yaparak çözmeyi düşünüyorduk. Kamp malzemeleri konusunda fazla bir eksiğimiz yoktu. Uyku tulumu olarak -10 dereceye dayanıklı kaz tüyü tulumlar seçtik. Yolda iki motor ayrılmak zorunda kalabileceğimizi hesap ederek 2 çadır götürdük. Gideceğimiz bölgede yüksek irtifada kamp yapacağımız için yanımızda kartuşlu ocak yerine benzinli ocak taşıdık. Kamp yapmadığımız akşamlarda, yol üzerindeki köylerde (homestay) ya da göçmen çadırlarında (yurtstay) çok ucuza konaklayabileceğimizi biliyorduk. Ayrıca taşıdığımız malzemeleri mümkün oldukça hafif seçtik. Yemek içinse yanımızda bol konserve ve protein barları bulundurduk. Özellikle Afganistan’da kullanmak için bir uydu telefonu da edindik. Yola çıkmadan önce Kaz Dağları ve Yalova Aldere Yaylası’na yaptığımız kamplarda hem deneme çekimleri yaptık, hem de tüm malzemeleri test etme imkânı bulduk.

Pamir’de yol alırken başımıza gelebilecek talihsiz durumlarda kendi başımıza kalacaktık. Çoğu bölgede doktor bulma şansımız da olmayacaktı. Geçeceğimiz yüksek irtifalı yollarda oksijen az olacağından baş ağrısı ve başka sıkıntılar yaşamamız olasıydı. Ayrıca Afganistan’da içebilecek temiz su bulamazsak muhtemelen rahatsızlanacaktık. Bu yüzden ilkyardım bilgilerimizi de gözden geçirmeliydik. Kendisi de motosiklet kullanıcısı olan ve bu coğrafyada defalarca tırmanışlar yapmış olan ilkyardım eğitmeni ve İTÜ Dağcılık Kulübü üyesi Volkan Çakır’dan ilkyardım eğitimi aldık. Volkan’la beraber yanımızda götüreceğimiz ilk yardım seti ve ilaçları belirledik. Geçen yıl Tolga’yla 2transillvanya yolculuğu yapmıştık. Bu yolculukta yaptığımız çekimler 2pamir projesinde yapacağımız çekimlerin provası gibiydi. Ama bu yılki belgesel yolculuğu için elimizdeki çekim ekipmanları yeterli olmayabilirdi. 

 

2 Pamir

 

Bize gerekli olan çekim ekipmanları da oldukça pahalıydı. Birçok marka ile iletişime geçtikten sonra bize olumlu yanıt veren Sony Eurosia oldu. Sony ana sponsorumuz olarak en yeni DSLR modelleri ve lensleri ile gerekli ekipmanı sağladı.

Motosiklet kıyafetleri eksiklerimiz için ise Motoplus’la görüştük. Bu yolculukta hem yol alıp hem çekim yapacağımız için mutlaka çene açılır kasklara ihtiyacımız vardı. Tolga’yla motor kullanırken iletişim halinde olabilmemiz için bluetooth kulaklıklar da gerekliydi.

Ayrıca yolculuk boyunca değişik iklimlerden geçeceğimiz için hava alabilen, az yer kaplayan her mevsim kıyafetler ve su geçirmez çantalar diğer önceliğimizdi. Motoplus bize destek olarak Caberg, Interphone, Hein-gericke, Venom, SWMotech ürünlerinden faydalanmamızı sağladı. 

 

2 Pamir

 

Yolculuğu planlarken aklımıza takılan sorunlardan biri de benzin sıkıntısıydı. Pamir dağlarında uzun süre medeniyetten uzak yollardan geçecektik. Benzin tedarik edebileceğimiz iki nokta arası uzaklık bazen 500 km’yi geçecekti. XTZ660’nin yakıt deposu 23 litre, BMW F800GS in ise sadece 17 litre kapasitesinde olduğu için yanımızda yedek benzin taşımamız gerekiyordu. Her motor için 7,5 litre Rotopax benzin taşıma bidonu temin ederek bu sorunu aştık. 

Artık Van’ın Ulupamir Köyü’nden Afganistan’ın Pamir Dağlarına uzanan 8 bin km’ lik belgesel yolculuğuna hazırdık.