2013 Honda CB1100

2013 Honda CB1100

En az otuz yıl geriye dönüş: Hava ve yağ soğutmalı motor, 18” jantlar, krom kaplama çamurluklar…Ama bu arada modern ve keyifli bir sürüş için elektronik enjeksiyon ve sıkı bir ABS de var. Kolay ve dengeli, işçilik kalitesi de yerinde. Kalite tamam, ama gene Türkiye'de satışda değil.

26 Temmuz 2013 Yazı:Nicolò Codognola

O zamanlar küçük birer sümüklüden başka bir şey değildik ve yüzümüzü okul bahçesinin parmaklıkları arasına uzatıp yoldan geçen Honda CB750 ve Bol d’Or motosikletleri seyrederdik. Aramızdan bazıları ise motosiklet sevdasını ilk kez bu motorlar üzerinde tattı. İster çocuk, ister yeni yetme olalım, onlar o zaman gözümüze çok güzel ve mükemmel motorlar olarak görünürdü. Şimdi CB1100’de öyle gözüküyor işte: Olağanüstü bir mükemmellik. Evet, çünkü hemen belirtelim ki neredeyse hiçbir kusuru yok. Eleştirilir ufak tefek yanları elbette olabilir: Kolayca yerinden çıkmayan sehpa, aşırı sportif sürüşe zorladığınızda hassasiyetini biraz olsun kaybeden bir şanzıman. O zaman bizce bu gülün tek dikeni nedir söyleyelim: Fiyatı. Bir şeyi açıkça belirtmemiz lazım: Honda CB1100 anahtar teslimi 11.000 Euro (Avrupa satış) fiyatı hak etmiyor değil, hele Japon Yeni uçmuşken belli bir rakamın altına inmenin zor olduğu böyle zamanlarda (Japonya’daki fiyatı 1.071.000 Yen, yani 9.000 Euro’nun biraz üzerinde, ama vergiler bizdekinden az)… Ne var ki, içinde yaşadığımız gibisinden kriz dönemlerinde 10.000 Euro motosikletçiler için adeta bir “psikolojik” sınır ve aşıldığı zaman bir çoğunu başka tercihlere yöneltiyor.

 

2013 Honda CB1100

 

Modern klasik

CB1100 basına İspanya Valencia’da tanıtıldı. Romalılar tarafından iki bin yıl önce kurulmuş ve tarihi güzellikleri ile zenginliklerini halâ koruyan bir şehir. Aynı zamanda ultra modern bir yer, son derece canlı bir kültüre ve (mimar Calatrava tarafından yaratılmış) fütürist bir mimariye sahip. Yani bu açıdan bakıldığında yeni Honda’nın tanıtımı için özellikle seçilmiş bir kent, çünkü bu maxi naked motorun da köklerini şanlı bir tarih içine saldığını söyleyebiliriz. Ama bu arada modernlik ve teknolojiyi unutmayalım. Şimdi bu özelliklere de sahip olduğundan “modern klasikler” kategorisindeki yerini hak ederek almış bulunuyor. Bu motorları başka bir deyişle “modern ama vintage” motorlar olarak adlandırabiliriz. Ama CB1100 aynı zamanda rakiplerinin ihmal ettiği bir boşluğu da dolduruyor: Moto Guzzi V7 ve Kawasaki W800 çok iyi başlangıç motorlar. Triumph Bonneville ise bazı modelleriyle bu ikisiyle Honda arasında orta bir noktada diyebiliriz. Sonra elit ve pahalı bir motor olarak Norton Commando var ve bu kategori ürün skalasının en üst seviyesinde. Geçtiğimiz yıllarda 80’lerden esinlenen bazı kaslı naked’ler de üretildiler (Honda CB1300, Kawasaki ZXR1200, Suzuki GSX 1400 ve Yamaha XJR1300) ve halâ satıştalar, ama çok iri cüsseli ve ancak bazı sürücülerin idare edebileceği kadar güçlü motorlardı. Doksanlı yıllara döndüğümüzde ise daha kolay birkaç model karşımıza çıktı (Honda CB750F ile Kawasaki Zephir 750 ve 1100). Ama o yıllarda performans arayışı vardı ve üretici firmalar neredeyse her sene yeni bir sportif model çıkarıyorlardı. Dolayısıyla bu klasik motorlar beklenen ilgiyi görmedi. Şimdi ise bunlar zamanla olgunlaştılar ve klasik, kolay kullanımlı ve performanslı bir motor için belki de beklenen zaman geldi. Pazarda istenen ilgiyi acaba bu CB1100 görebilecek mi? Bunu söylemek için henüz erken, ama ilk temasta üzerimizde çok iyi bir etki bıraktığını söylememiz mümkün.

 

 2013 Honda CB1100

 

Hava ve yağ soğutmalı

Klasik demek elbette güçsüz demek değil. Bunu daha motoru çalıştırır çalıştırmaz anlıyoruz. Sound sıralı 4 silindirli motordakilerle aynı, ama düşük devirlerdeki tiz, yüksek devirlerdeki tok ses kulağa hoş geliyor. Egzoz borusu (krom kaplı 4 manifold) tam da motora göre etüt edilmiş ve 3 ile 4 sayılı silindirlerin emme diyagramı bu kulağa hoş gelen sesi elde etmek için biraz uzun tutulmuş. Motor o kadar esnek ki, üçüncü viteste bile kalkış yapabiliyorsunuz. Üstelik 1.000 devirlerden hiç sarsılmadan güçlü çekişler yapabiliyor. Son derece akıcı ve progresif, hızlı devir kazanan ve sürücüsüne güven veren bir motoru var. Orta devirlerde sürüş keyifli, ama maksimum hıza dayanırken de zorlanmıyor. Devir saatinde ibre kırmızı bölgeye geldikten sonra 9.500 devire rahatça ulaşıyor. Yani performans arayan sürücüler için de her şey yeterince mevcut, üstelik bunun sınırı yeni başlayanları veya yıllar sonra yeniden motor sevdasına geri dönenleri ürkütmeyecek düzeyde. Bu model estetik olarak da bir gönül çelen: Test sürüşü yaptığımız soğuk kış günlerinde eldivenlerimizi sıcak silindirlere yaslayarak keyif yaptık sayılır, ama yazın dört silindirin yaydığı hararet rahatsız edecek mi bilmiyoruz. O yüzden bu motoru bir de havalar ısınınca deneyeceğiz. Nostalji sevenler için hava (ve yağ) soğutmalı motorun bir başka keyfi de, motoru stop ettikten sonra yağın metal içinde yarattığı tıkırtıları dinlemek. Hatta CB1100 stil sorumlusu Mitsuyoshi Kohama bir röportajda “gelecekte hava soğutmalı motorlar ortadan kalkarsa normal karşılanmalı” diyor. “Böyle düşünen sadece ben değilim” diye de ekliyor. Pek haksız da sayılmaz, öyle değil mi?

 

 2013 Honda CB1100

 

Fazla çaba gerektirmeyen kolay sürüş

Bacaklarınızın arasında 1.140 cc hacimli bir motordan daha küçük bir motor varmış hissi duymanıza bir maxiden beklenen şekilde gerçekleşen yakıt püskürtme sistemi değil, motorun dinamik yapısı katkı sağlıyor. CB1100 rahat, konforlu ve kompakt olduğu için neredeyse bir orta silindirli motor gibi kolay sürülebiliyor. Nispeten ince kesitli lastikleri ve 18” jantları da bu hissi güçlendiriyor, ama bunu hız ve viraj performansından fazla bir şey eksiltmeden yapmayı başarıyor. Zemine tutunma (grip) gayet iyi ve geniş virajlardan hızlı çıkışlarda kontrol kaybı minimum. Gövde ve siklistik özelikleri sürücüye dürüst davranan türden ve kontrolü daima elinde tutmasına yardımcı. Çatal ve amortisörler şehir içi yolların ufak tefek engebelerini iyi filtreliyor ve aşırıya kaçmazsanız daha engebeli yollarda da görevini gerektiği gibi yerine getiriyor. Zaten CB1100’ün DNA’sında abartıya kaçmanın yer almadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu motorla hızlı sürüşler yapabilirsiniz, ama elbette modern bir naked ile elde edeceğiniz performansı beklemek hayalcilik olur. Şehir içi sürüşlerde de bir maxi motorun selesinde olduğunuzu unutturacak kadar rahat. Yeterince çevik ve yumuşak motorla debriyajın sağladığı konfor bazen küçük bir scooter sürer gibi rahatlık sağlıyor. Durduğunuzda her iki ayağınızı kolayca yere basabiliyorsunuz, geniş gidon sayesinde manevralar sıkıntısız yapılabiliyor ve hatta motorun deklare edilen 250 kg'a yakın ağırlığı sorun olmuyor. Ancak bir şeye dikkat etmek lazım: Egzoz boruları motorun alt kısmında daha susturucuya varmadan grup haline geliyorlar ve motorun alt yüzeyinin yerden mesafesini daraltıyorlar. Dolayısıyla özellikle engebeleri aşarken ve kaldırımlardan inerken motorun altını yere çarpmak çok kolay hale geliyor.

Herhangi bir aerodinamik koruma öngörülmemiş olması otobanda uzun yolculuklar yapılmasını güçleştiriyor. Buna aslında yazık demek doğru olacaktır, çünkü daha 4.500 devirlerde ibre 130 km/s sürate işaret ediyor ve en ufak bir tereddüt göstermeden daha yukarılara tırmanmak için hazır olduğunu belli ediyor. Ayrıca titreşimlerde yok denecek kadar az (şaside lastik sabitleyici ile bir de denge mili mevcut). Frenler de mükemmel. Artık vazgeçilmez hale gelen ABS, hem fren sisteminin modüle edilebilir tipte olması, hem de frenlemeyi ön tarafa da dağıtan CBS sisteminin olması sayesinde sadece gerçekten yol tutuşunda eksilme olduğunda devreye girdiğini hissettiriyor. Bazen de, aşırı sportif sürüşe yöneldiğiniz zamanlarda süspansiyonlar -anlık da olsa- zemine tam uyum sağlayamadığında ABS devreye girerek görevini yapıyor.

2013 Honda CB1100

 

 

Birkaç ayrıntı dışında estetik olarak da güzel

Sunduğu sürüş keyfi yüksek olduğundan bir an için estetiği ve imalat kalitesini unuttuk mu sandınız? Elbette hayır. Boyu uzatılmış yakıt deposu, çift milli motoru, yıldız formunda 18” jantları (jantların şekli efsanevi Comstar üzerindekileri anımsatıyor) ile bu motor yetmişli yılların sonu ile seksenli yılların başlarındaki Honda CB’leri akla getiriyor. Hatta en fazla Bol d’Or modellerini andırıyor diyebiliriz. Kromajlı çamurluklar, yeşil zeminli gösterge tablosu ve arka far ise 1969 yılında Honda’nın efsanevi sıralı dört silindirli motorlarının başlangıcı olan 750 Four modelinden alınma. Karoseri renkleri de olabildiğince klasik tonlardan seçilmiş: Beyaz ve yakut kırmızısı. CB1100 modelinin en fazla satıldığı yerlerden biri olan Japonya’da siyah ve gümüş versiyonları da piyasaya sürülmüş, ama bu renkler İtalyan pazarında olmayacak. Bütünü halinde son derece uyumlu ve Honda adına layık bir kaliteyi yansıtıyor. Yine de müşkülpesent davranıp birkaç eleştiri getirirsek, jantların gri rengi ve kapaklar biraz “plastik” havası veriyor. Yolcu pedallarının destekleri de aynı şekilde. Şasinin geri kalan kısımlarına daha uyumlu olmaları için onları siyah renkte tercih ederdik. Yine de bu bir iki küçük kusur motorun zaman tanımayan genel çizgisinden hiçbir şey eksiltmiyor. Bunun yanı sıra zekice düşünülmüş küçük bazı ayrıntılar da var: Örneğin selenin yanlarında file takmaya yarayan pimler, park ettiğinizde kaskı takmaya yarayan kilitli kancalar, vs. Bir eleştiri de yerinden kolayca çıkmayan orta sehpaya yöneltelim. Bunların dışında CB1100’ün karizmasına dayanmak gerçekten zor. Peki sürüş pozisyonu? Sanki otuz yıl öncesinin bir CB’sinin selesinde gibisiniz. Tek fark şimdi o modeldeki bazı sorunların olmayışı. Son söz olarak, bir çok motosiklet severin garajında olmasını isteyeceği akıcı, kolay, sürücü dostu bir motor.

 

2013 Honda CB1100

ARKASINDA 40 YIL VAR AMA, SANKİ DAHA DÜN GİBİ

Bütün CB modellerinin atası olan 750 Four ilk gerçek Superbike idi. 60 Hp gücünde motora sahipti ve yıllar geçtikçe silindir hacmi ve beygir gücü arttı. 1983 yılında üretilen CB1100F modeli 108 beygir güce sahipti. Daha sonra karinalı sportif modeller ortaya çıktılar. CB1100 modelinin ilk konsept ürünü 2007 yılında sergilendi. 2010 yılında ise Japonya ve Avustralya’da satışa çıktı.

 

RÖPORTAJ - HIROHUMI FUKUNAGA – LARGE PROJECT LEADER

2013 Honda CB1100

• Klasik motorlardan söz edersek, bu kategorinin ikonu 1969 yılında üretilen CB750 Four. Ama analadığımız kadarıyla CB1100 çift şaftlı motora sahip Bol d’Or modelinden esinlenmiş.

“Doğru. Ama zaten bugün doğru düzgün motorların hepsi çift şaftlı. İlk CB modelinde olduğu gibi tek şaftlı bir motor üretemezdik”.

 

• Yine de son zamanlarda tek şaftlı modern ve güçlü motorlar imal ettiniz…

“Unicam ve CRF motorlarından bahsediyorsunuz. Evet, doğru, ama onlar arazi motorları olduğu için maksimum kompaktlık aranıyor. CB1100 modelinde ise estetik performansa ağır basıyor. Motor aynı zamanda bir dizayn unsuru. Bunun gibi iyi dizayn edilmiş bir çift şaftlı motor bambaşka görüntü veriyor…”

 

• Motorun estetikle tam iç içe geçmeyen bazı öğeleri ise “vintage”. Örneğin tekerlekler. 18” jantlar lastik seçimini bir hayli sınırlandırıyor.

“Evet, artık nerdeyse yol motorlarının tamamında 17” jantlar kullanılıyor. Ama otuz yıl kadar önce normalde kullanılan jant tipi 18”ebatlıydı. O yüzden CB1100 klasik motorların ruhunu bu yönde de yansıtmayı hedefledi. Lastik seçiminin sınırlı olması büyük bir sorun sayılmaz. Bu ebatlarda da çok iyi asfalt lastikleri bulmanız mümkün. CB1100 pistte diz yerde sürülecek tarzda sportif bir motor değil, o nedenle racing lastiklere de ihtiyacı yok aslında”.

 

• 2007 yılı Tokyo Fuarında CB1100 konsept modeli yanında CB1100R modeli de vardı (alttaki fotoğraf).

Çok güzel bir motor. Bunun da seri üretimine geçmeyi düşünüyor musunuz? “Evet, ciddi şekilde düşünüyoruz.”

2013 Honda CB1100

“R versiyonu mu? O da gelebilir”

Hirofumi Fukunaga CB1100 modelinin Large Project Leaderi. 35 yıldır Honda firmasında mühendis ve sıralı 4 silindirli motorlar konusunda uzmanlaşmış. Müthiş sportif motorlar olan Fireblade serisi ile efsanevi RC45 modelinin babası.