Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

Küçük hacimli bu sokak motorlarını karşılaştırmayı, Pulsar 200NS tanıtımlarından beri dört gözle bekledik. Beklediğimize de değdi. Zorlaşan ekonomi, her devrin sorunu yakıt fiyatlarının da etkisiyle küçük hacimli bu motorları cazibeli hale getirmişti. İyi de oldu. Zira motosikletin tüm kabiliyetlerini kullanabilmenin eşsiz hazzını yeniden hatırladık.

28 Ağustos 2014 Yazı:Pencüse, Fotoğraflar:Özdem Erdem

Azla yetinmeyi yaşamlarının odağına koyan Hindistan’ın en güçlü, dünyanın en büyük üçüncü motosiklet, skuter ve tuktuk üreticisi Bajaj Auto tarafından üretilen bu iki sokak motoru, sürücüsünün yüzüne sıcak bir gülümseme bahşediyor.

 

Bajaj Auto, Mumbai menşei ve 1930’larda kurulmuş. Esas namı ürettikleri tuk-tuk ve sonra da skuterden gelse de, 2003’de üretmeye başladıkları Pulsar serisi ile motosiklet pazarından da büyük pay toplamışlar. Bajaj üretimin yanında Kawasaki’nin Ninja 250R, Ninja 650R ve KTM’nin Duke 200 motosikletinin de büyük distribütörü. 2012 ve 2013 yıllarında yaklaşık 3,7 milyon motosiklet satarak Hindistan’da pazarın %31’ini temsil etmiş. Tüm bu motorlardan %66’sı Hindistan’a satılırken %34’ü de dünyaya ihraç edilmiş. 2007 yılında Bajaj Auto, Avusturya markası KTM Power Sports AG’e yüzde 14,5’luk hisse ile ortak olmuş. KTM, su soğutmalı, dört zamanlı 125 cc ve 250 cc ‘deki tecrübesini paylaşırken, Bajaj da Hindistan ve güney Asya bölgelerindeki dağıtımı üstlenmiş. 2013 itibariyle Bajaj Auto, KTM hisslerinin yüzde 47,96’sını satın almış.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

Pulsar’dan önce, Hindistan’da yakıt bakımından ekonomik 80 ve 125 cc hacimler rağbet görüyormuş. Royal Enfield dışında, büyük hacimli motorlar neredeyse yok denecek kadar nadir bulunurmuş. 1999 yılında Honda’nın 150 cc’lik CBZ motorunu tanıttığında, pazarda hareketlenme olmuş ve daha güçlü (!) motorlara karşı bir talep oluşmuş. 2001 yılında Bajaj ilk nesil Pulsar’ı 150cc hacminde, hava soğutmalı ve 13 beygir olarak duyurmuş. 36 ay süren ve Bajaj Auto’a 1 Milyar rupiye mal olan proje, Kawasaki ile olan ilişkileri zedeleyeceği endişesiyle oldukça muhalefet görmüş.Yuvarlak farlı ilk nesil Pulsar, açık kaslı bir koldan ilham alan tasarımı ile Hindistan’lı genç nüfusu oldukça heyecanlandırmış. O günden beri, Pulsar modeli Bajaj Auto’nun motosiklet segmentinde rekabetçi kalabilmesini sağlamış.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

Hemen her sene daha da geliştirilen Pulsar serisi, 2012 yılında, hemen sonra ayrılarak BMW-Motorrad’da tasarımın başına geçen Edgar Heinrich tarafından tasarlanmış. 200 NS olarak kodlanan model Naked (çıplak) Sport (Spor) genleriyle donatılmış. 200 cc hacminde sıvı soğutmalı motoru 9500rpm devrinde 23,17 beygir üretiyor. Bajaj Auto, Pune’deki fabrikasında, tüm dünyaya gönderilmek üzere, 200 cc hacminde başka bir motor daha üretiyor. KTM Duke 200.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

Pulsar ve Duke benzer amaçlar için, farklı bakış açısıyla üretilmiş iki motosiklet. Karşılaştırmamıza başlamadan önce odadaki fili çıkartalım. Her iki motosiklet de aynı fiyatla satılsa, nominal olarak Duke daha iyi özelliklere sahip bir motosiklet. Ancak gerçek hayat hiç bir zaman böyle basit değil.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

Pulsar daha kolay algılanabilir düzenli, akıcı ve vakur hatlara sahip. Duke daha marjinal, keskin ve cüretkar bir kuşamda. Oturuş pozisyonları çok yakın hissettiriyor. Pulsar çok tanıdık ve kolayca rahat edilebilecek bir oturuşa sahip. Duke ‘ün gidonu daha yüksek ve geniş. Böylece sürücü daha dik durabiliyor. Sele konforu çok yakın olsa da Duke’ün sele dolgusu daha iyi. Ancak Pulsar’ın selesinde daha çok pozisyon bulunabiliyor.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

Şehiriçi yavaş trafikte her iki motosiklet de çok eğlenceli. Geniş manevra açıları sayesinde araçların aralarında şerit geçişleri ya da dar dönüşler yapılabiliyor. 60kmh hızın altında her iki motorla da çok uzun zaman benzinciye uğramadan gezilebilir. Pulsar’ın uzun kuyruğu ve arka tekerleği saran çamurluğu sayesinde kötü hava şartlarında daha iyi bir koruma sağlayacağını düşünebiliriz. Zira arka tekerin göbeğinde biten kısacık kuyruğu ve yüksek plakalığı ile Duke bu koşullar için ümit vaad etmiyor. Sürekli işe gidip gelmek ya da uzun yolda huzurlu bir ritimde yol almak her iki motosiklette büyük keyif. Pulsar ile daha çok yük taşınabilse de uzun yolda Duke ile daha rahat edilebilir. Dar dağ yollarına gelindiğinde hızlı devirlenen Pulsar sizi teşvik edebilir. Ancak hemen her detayı bu anlar için düşünülmüş Duke ile yerinde durmanız mümkün değil. Duke ile viraja devrilmek ve çizgiyi tutturmak çok daha kolay. Pulsar daha standart amortisörleri ile hızlı yön değiştirmelerde ağır hissettiriyor. Buna karşı Duke’ü çok oyuncu bulabilirsiniz.

 

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

Pulsar’ın vites geçişleri daha uzun ve cılız hissedilirken, Duke kısa ve kararlı vites arttırıyor. İlk hızlanmalarda yan yana gidebilseler de üst devirlerde Duke 2 beygirlik avantajı ile arayı açıyor. Duke vites göstergesi ile sürücüsünü bilgilendirirlen, Pulsar analog devir sayacı ile net bilgiler veriyor.

 

Pulsar daha sakin ve itaatkar frenliyor. Duke daha kararlı ve kesin frenleri ile sürücünün kanını kaynatmaya ara vermiyor.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

Günün sonunda Duke, Pulsar’dan beş bin lira daha pahalı satılıyor. Yakıt ekonomisi de yapıp, gerektiğinde sonuna kadar keyfini çıkartacak, hobi motoru arıyorsanız, aradaki farkı vermeyi göze alabilirsiniz. Duke, amacınız keyif ve eğlence ise size sonuna kadar kollarını açıyor. Öğrenmek için ilk defa motor alacaksanız, uzun süreden sonra sürüşe dönmek için yeniden motosiklete alışmak, düzenli olarak kullanıp a noktasından b noktasına gitmek için, aradaki farkı bir sonraki motosikletinize ya da ekipmanınıza harcamak üzere saklayabilirsiniz. Pulsar bu tür isteklerinizi daha makul bir pakette size veriyor.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

 

 

 

 

İKİNCİ GÖRÜŞ - SANÇO PANÇO

 

Bu sayıda hep filmlerden örnek verir oldum. Tatlı-Sert deyince aklınıza bizim Müge Anlı'nın dandik dizisi gelmesin. 1960'ların sonunda The Avengers adıyla dizi olarak yayınlanan, sonra da 1998'de Ralph Fiennes ile Uma Thurman'ın oynadığı filmden bahsediyorum. Filmde kadın ajan ne kadar sertse, erkek ajan o denli kibar ve yumuşaktır. Zaten herhalde bu yüzden türkçeye de başlıktaki isimle çevrilmişti. işte bu karşılaştırmadaki motorlar da aynen böyle.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

KTM dizideki kadın ajan Uma Thurman'a hayran kalındığı gibi, bu motorun oturuş pozisyonuna hayran kalmamak elde değil. Bu denli düz oturabildiğim bir motora ilk defa rastlıyorum. KTM'ciler iyi iş çıkartmış. Bu aletin şasisi (bu tip boru tipi şasi, Hindistan'da ilk defa üretiliyormuş) oldukça rijid tasarlanmış, büyük bir motosiklete yakın boyutlara sahip tekerlekler ve kaliteli White Power amortisörler bir araya gelince ortaya değişik hisler yaşatan bir "motosiklet" çıkmış. Gerçekten de Duke, kendisinden büyük motosikletlerin verdiği hislere yakın bir sürüş hissine sahip. Amortisörlerin yol tutuşu bir harika olmakla birlikte, çok sert ayarlandıkları için en ufak bozuklukta sürücünün dişlerini takırdatıyorlar. Motorun genel sertliğinden sonra sele o kadar sert gelmiyor.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

KTM'nin aynaları Pulsar'a göre biraz daha geniş konumlandırıldığı, uçları da dışa doğru çekik olduğu için arkayı oldukça iyi gösteriyorlar. Dijital göstergesi son derece zengin, pek çok bilgi var. Gelgelelim veriler o denli küçük tasarlanmış ki, sertlikten kaynaklanan sürücü sarsıntılarında bu göstergedeki verileri görmek daha da zorlaşıyor. Vites göstergesi olması, bu denli yoğun veri bulunması, bu sınıfta bir motor için çok büyük artılar, keşke biraz daha büyük tasarlansaydılar... Pulsar, The Avengers'daki gibi bir ingiliz beyefendisi değil belki ama eskiden İngiliz sömürgesi altındaki Hindistan'dan gelme birisi. Ancak bu defa spor kıyafetlerini giyinmiş. Oturuş pozisyonu KTM'ye göre biraz daha sportif ve öne doğru eğilmeli. Belki de KTM'ye çok dik oturulduğu için, ondan sonra biraz daha sportif geliyor. Sürüş pozisyonu daha yatık olduğu halde, Pulsar KTM'den sonra çok konforlu ve yumuşak hissediliyor. Bu yumuşaklık konfor sağlıyor, ama KTM'den bir parça daha kötü bir yol tutuş hissiyatı veriyor. Pulsar'ın selesi sert olmasına sert, gelgelelim motorun genel sürüş hissiyatı son derece rahat. Pulsar'ın gösterge grubu KTM kadar zengin olmamasına karşın, daha iyi okunabildiği için beğendim. Pencüse ise test esnasında birbirimize girdik. O KTM'yi beğendi, ben Pulsar'ı. Onun bütçesi biraz daha fazlaydı, benim o kadar değildi. O "yol tutuş" dedi, ben "konfor". Sonradan anlaşıldı ki, Uma Thurman'ı hep çok beğenirmiş, bütün kavga oradan çıkmış...

 

SONSÖZ
İki motor arasındaki 5.000 bin lira fark oldukça dikkate değer. Düz mantıkla yaklaşırsak, Pulsar galip çıkar. Hem daha yumuşak, hem de daha ucuz. Ancak teste katılan Batuhan ve Pencüse, gönül adamı oldukları için, Duke'ü beğendiler. Hem oturuş pozisyonu bir parça daha iyi, hem görünüş acayip, hem de Duke'ün 26 beygirlik motoru, Pulsar'ın 23 beygirlik motorunu son hızda ekarte ederek yaklaşık 1 boy önde gitmesini sağlıyor. Bu da gösteriyor ki, siz kullanıcılar son tahlilde tam olarak ne yapmak istiyorsanız, o motoru seçeceksiniz.

 

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

 

 

 

 

İKİNCİ GÖRÜŞ - BATUHAN EMREM

 

KTM Duke 200: Avusturyalı Cep Herkülü

 

Az sonra yıllardır arazi motosikletlerine alışmış olduğumuz KTM'in bir yol motosikleti modelini deneyecek olmanın şaşkınlığı ve 200 cc gibi alışmış olduğumuz 125 - 250 bedenlerin aksine arada kalmış motor hacmiyle bu motosikletin gidişinin nasıl olduğu konusundaki merak ile capcanlı turuncu renge ve Duke ailesinin genel tasarım anlayışına sahip gövdeye sahip motosikletin yanına yaklaştım. Olduğu yerde dururken bile dinamik, aksiyona hazır bir görüntüyle henüz sürüş başlamadan bile heyecan veren bir görüntüye sahip. Selenin üzerine geçildiğinde ise Duke 200'ün kompakt yapısı araç üzerinde çok daha kolay hakimeyet sağlanmasına yardımcı oluyor.

 

Her şey elinizin altında; minimalist ve bunun sonucunda da pratik bir tasarım. Çıplak bir motosiklet olmasına rağmen sahip olduğu geniş gidonuyla dik bir oturuş pozisyonu sunuyor, muhtemelen dedelerinin enduro geninden gelen bu özellik ile zaten oldukça hafif ve ufak olan Duke 200'ü kıvraklık gerektiren zorlu manevralarda bile çok çevik olduğunu hissettiriyor. Sırf bu pozisyondan bile minik Duke'un açık otobanlarda dümdüz gitmek yerine, sokak aralarında seken pire gibi hareket etmeyi sevdiği anlaşılıyor. Gidon üzerindeki düğmeler olması gerektiği yerde ve hissiyatları güzel. Duke 200'ün üzerine ilk kez çıkmama rağmen o kadar kolay alıştım ki sanki yıllardır kullanıyormuşçasına her şeyini biliyordum.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

Daha fazla bekleyemeyip insanı dinamizmiyle etkileyen bu küçük motosikleti artık çalıştırmak için kontağı çevirdiğimde bu boydaki bir motosiklet için oldukça zengin bir gösterge paneli tarafından “Ready to Race” gazıyla karşılandım. Kademeli benzin göstergesi, devir-hız göstergesi, ortalama yakıt tüketimi ve hatta vites göstergesi bile tamamı dijital olarak KTM 'in panelinde yer alıyor. Bunun 200 cc'lik bir motosiklet olduğunu göz önünde bulunduracak olursak şüphesiz motosikletle yeni tanışan çoğu acemi sürücü için uygun bir model olduğu ortada ve hem kompakt yapısı, hem kullanım kolaylığı hem de vites göstergesi dahil (şimdiki çocuklar çok şanslı) birçok bilgi içeren gösterge paneliyle Duke 200 bu açıdan en doğru tercihlerden biri olabilir. Yine de kusuru yok değil, olması gerekenden biraz daha sportif olarak daha geri ve yukarıya yerleştirilen ayaklıklar ile minicik vites kolu yeni sürücülerin başlarda zorlanmasına sebep olabilir.

 

Marşa basıyorum ve gövde altındaki egzozdan genç sürücülerin de seveceği tarzda tok bir tek silindir sesi geliyor. Tam kararında hissiyata ve kolay bir kavramaya sahip debriyaj takdiri özellikle hakediyor. Vites geçişleri kararlı ancak yumuşak, tam da yeni başlayan bir sürücünün isteyeceği gibi. Motosikletin en çok merak ettiğim noktası olan motoru ise daha ilk kalkış anında beni etkiledi. Seri şekilde devirlenip vites yükseltme hevesinde olan capcanlı bir motor. Oldukça hafif yapısının da yardımıyla hızlanma konusunda bir 250'likten bile iyi hissettiriyor, bu açıdan pek de acemi dostu değil açıkcası. Dördüncü vitese kadar vites değiştirmeden her devirde istenilen çekiş gücünü verebilen motorun en sevdiği aralık ise 4500-7000 arası orta devirler. Buradaki tek sorun hangi devirde olduğunuzu panelden net olarak görememeniz. KTM ekranı öyle fazla bilgiyle doldurmuş ki tamamı dijital devir saatinin rakamları minicik kalmış, bu sebeple seyir halindeyken göz ucuyla bakıldığında yalnızca devir barlarının nerlerde olduğunu görerek hangi devir aralığında olduğunuzu görebiliyor daha doğrusu tahmin edebiliyorsunuz, kesin olarak kaç devir çevrildiğini görmek için gözünüzü yoldan ayırıp panele odaklanmanız gerekiyor.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

Araçların arasından kıvrılarak şehir içi etaplarda başlayan test sürüşümüzde çevikliğiyle parlayan Duke 200 virajlı kasaba ve dağ yollarına çıktığımızda ise performansıyla etkilemeyi başardı. Performans konusunda etkiyi seri ve güç üretmeye istekli motorundan ziyade WP süspansiyonlar hem yoldaki engebeleri yüksek hızlarda dahi absorbe ederek hem de virajlarda yol tutuşu konusunda başarılı bir rol oynayarak sürücüye güven vermeyi başarmasıyla sağlıyor. Duke 200 frenleme konusunda da geçer not almayı başardı, etkili ve kararlı şekilde duruyor. KTM sürüş özelikleri ve kalitesiyle, sürücüye küçük hacimli bir motosiklet kullanıyormuş hissinden daha çok, büyük abilerinin sıcak suya atılarak çekmiş ve birkaç beden küçülmüş halini giyiyormuş hissini veriyor. KTM'in cep herkülü, motosiklete yeni başlayan kadın-erkek herkes için olduğu kadar, şehirde pratik, bol bol keyif veren, pratik ama aynı zamanda heyecanlı bir motosiklet arayanlar için de dopdolu bir paket.

 

 

 

 

Bajaj Pulsar 200NS: Dinginf Kaplan

 

Hindistan'daki aynı fabrikada doğan ancak babası farklı olan KTM Duke 200'ün üvey kardeşi Bajaj Pulsar 200NS, hem bu özelliği, hem de sportif yapısıyla Avusturya'lıya doğrudan rakip oluyor. İlk bakışta daha yarışçı çizgilerle göze çarpan Pulsar'ın selesine geçildiğinde de beklenildiği gibi daha spor tarzda bir gidonla karşılaşıyorsunuz. Türkiye pazarında yepyeni bir markanın en başarılı modellerinden birine binmenin heyecanını yaşarken gösterge tablosunda yazan “Bajaj Kawasaki” yazısı motosiklete daha çabuk ısınmamı sağlıyor. Pulsar her açıdan daha geleneksel bir motosiklet; devir saati analog, delta tip geleneksel şasi ve geleneksel ön çatal ile çok sıradışı ekipmanlara sahip değil ki bu sınıfta fazlasına da açıkcası gerek yok. Marşa bastığımda motor oldukça sakin şekilde çalışıyor, fren ve debriyaj manetleri yumuşak, oturuş pozisyonu sportif gidona rağmen oldukça rahat. KTM'den inip Bajaj'a binince küçük turuncu üzerinde insanı etkisi altına alan sürekli kıpırdama ve heyecan isteği yerini hala sportif potansiyele sahip ancak çocuksu heyecanından arınmış, daha dingin bir ruh haline bırakıyor, tıpkı hint meditasyonuyla sakinleştirilmiş bir kaplan gibi. Dışarıdan bakıldığında küçük motosiklet damgası yemeyen tasarımı sele üzerindeyken de dolgun depo ve gövde yapısıyla devam ediyor. Oldukça agresif led arka ışıklar ve ön far ile birleştirilen görüntü kombinasyonu sonucu vitrinlerin yansımasında kendinizi Pulsar'ın üzerinde görmek güzel hissettiriyor.

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

Yola çıkıldığında ise KTM'in kısa aralıklı vites kutusundan kaynaklanan serilik yerini daha ağırbaşlı ancak aynı zamanda performanstan ödün vermeyen bir sürüşe bırakıyor. Devirlenmeyi en az Duke kadar seven Pulsar sürücüsüne sunduğu daha sportif sürüş pozisyonu ile KTM'in aksine yolda daha soğukkanlı şekilde süzülmeyi tercih ediyor. Her iki motosiklette de 7000 devir/ dk'den sonrasında rahatsızlık vermeyen ama açıkca hissedilen bir vibrasyon başlıyor. Pulsar 200NS'nin süspansiyonları yoldaki engebeleri sürücüye hissettirmemekte başarılı ancak virajlara sert girerken KTM'in sürücüye verdiği güveni vermede aynı başarıya sahip değil. Frenlemede ise herhangi bir sorun bulunmamakla birlikte hissiyat konusunda Avusturya'lıdan bir puan geride kalıyor. Elbette bunda Pulsar'da, Duke'taki sportifler yerine gündelik yaşama daha uygun lastiklerin tercih edilmiş olmasının da etkisi bulunuyor. Açıkcası Pulsar yarışçı görüntüsüne karşın daha çok gündelik kullanımda keyif vermeye odaklanmış bir motosiklet. Arka tekerleği örten ve R 1200 GS'lerinkine benzer çamurluk ise pratikte işlevsel olsa da estetik anlamda bazı sürücülerin gözüne batabilir. Bunun yanında gidon üzerinde yer alan tuşlar eldiven ile kolayca hissedilemiyor, çoğu kez sinyali kapayıp kapatmadığımdan emin olmak için gidona bakmak zorunda kaldım, yine de çok okunaklı devir ve hız göstergesi sayesinde Duke'ta olduğu gibi hangi devirde gittiğimi görmek için gözlerimi kısıp göstergelere doğru eğilmek zorunda kalmıyordum.

 

Sürücüye verdiği heyecan verici sürüş, çok şık tasarım ve eksiği olmayan bir paket sunan Pulsar 200NS bazı kolaylıkla giderilebilecek ufak kusurlarını telafi etmeyi başarıyor. Üstelik Bajaj esas kozunu fiyat etiketi üzerinde oynuyor. Rakibi KTM'den 5000 TL kadar daha düşük fiyatına rağmen Duke ile girdiği yarışta kafa kafaya gitmeyi başarıyor. İki kardeş denk performanslarını farklı tarzlarda yola yansıtıyor. Her ikisinin de fiyatı aynı olsaydı sunduğu daha kaliteli parçalar ve sürüş hissiyatı sebebiyle tercih KTM'den yana olurdu, ancak Pulsar 7.371 TL'lik fiyatıyla, Duke 200'ün kendi bedeline karşılık (5.500 Euro) müşteriye verdiğinden daha fazlasını vermeyi başarıyor. Bajaj Pulsar 200NS kesinlikle selesindeyken mutlu olunacak bir motosiklet.

 

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

 

Bajaj Pulsar 200NS - KTM Duke 200

 

 

 

İLGİLİ HABERLER
Bajaj Pulsar 200NSBu motor, insanı kesinlikle daha fazla gazlamaya zorluyor. Bu da haliyle tüketimi arttırıyor. Gazı çevirdikçe ....