Birbirini sevmeyen iki karakter;

Birbirini sevmeyen iki karakter;

“Motosiklet ve alkol”

11 Eylül 2013

Temcit pilavını yeniden ısıtmanın zamanı geçmiş biraz. “Abi yine mi aynı konu?” demeyin. Ben motosiklet eğitmeni değilim. “Hangi viraja kaçla gireceğim?” diye sorana cevabım her zaman “Daha yavaş gir” demek olmuştur. Ben size sadece daha huzurlu motosiklete binmek konusunda ukalalık yapabilirim. Dolayısıyla motosikletle alkol paradoksunda hiçbir şey tartışmaya açık değildir.

 

Duymayanlarınız vardır; yeni yasaya göre motosiklette alkol sınırı 0.21 maksimum promil seviyesinde sınırlandı. Yani 0.22 promille yakalandığınızda ehliyetinize altı ay süreyle el konuluyor. Bu sırada siz ehliyetinizi polise teslim ederken aynı kontrole girmiş bir otomobil sürücüsü yanınızdan 0.49 promil üfledikten sonra hafif kızarmış gözlerle geçip gidebilir.

 

Homurdanmayın beyler.

Benden sizi destekleyecek bir söz de beklemeyin.

 

Motosiklet ve alkol, kullanan ve içen için verdiği keyif bakımından birbiriyle eş sayılabilecek iki faktör olabilir. Ama bunları birbirine karıştırmak, karışık kullanmak, ikisini birbiriyle harmanlayıp keyif kategorisini sıçratmaya çalışmak en hafifinden enayilik, orta karar tabirle dangalaklıktır.

 

Dostum Reşat Arbaş’ın “Bir bira bir saat, iki bira iki saat” teorisi, onu tanıyan biri olarak söyleyebilirim ki sizin için “Aman yapmayın” demesinin bir başka yoludur. Öyle hafif çakır keyif olup deneyimlere güvenerek püfür püfür gitmek gibi bir kavram aklı başında hiç kimse tarafından “Helal olsun” denecek bir davranış-sürüş modeli olamaz.

 

Bir saliselik reflekslerin hayat kurtardığı sevgili aracımızda bugüne kadar alkollü sürdüğünüz için başınıza bir şey gelmemiş olması ve hatta kendinizi normal zamanlardaki gibi son derece kontrollü sürdüğünüzü zannetmeniz kendinizi kandırdığınız bir yalandır.

 

Hadi gıcıklık yapmadan geçmeyeyim. Son on yıldır her akşam bir büyük deviren 1.90 boy ve yüz kiloluk abinin 0.21’iyle, doğum günü ısrarına dayanamayıp son on yıldır ilk kez bir bira içen 60 kiloluk kardeşimin 0.21’i aynı sayıda kadehe mi tekabül etmektedir? Bu bir adaletsizlik değil midir?

 

Yaşam denen süreç içerisinde bulunan her konudaki tutarlılık ve adalet kavramları, elle yapılmış odundan oyma sandalyeye benzer. Nasıl oturursan otur, totonun bir yerinin ağrımasından kaçınmak mümkün değildir.

İLGİLİ HABERLER
Alamanya’dan İnsan ManzaralarıKontrol edemediğim gelişmeler için üzülmemeyi öğreneli çok oluyor. Mesela deprem olacakmış; eeee. Hayır, yani ....
Zaman Hırsızlığı En Büyük Suçtur.
Yetkili Eşkıya! Herkesin canı burnunda. 15 Temmuz travması geçmeden patlayan bombalar, yurt dışındaki ülkelerin Türkiye ile il....
Anlamıyorum, AlgılayamıyorumBasit bir insan olduğuma hükmettim. Aciz ve son derece basit. Cahil hatta. Yüzeysel oldukça.Çünkü beni sevmedi....
Ozmangazi Köprüsü'nden Geçebilecek miyiz?İzmit körfezine inşa edilen ve bu ay içerisinde açılması planlanan Osmangazi Köprüsü'nün resmi olmayan geçiş ü....
Sezon Başı Sektör ManzaralarıOğluma geçen kış ortası bir Yamaha R25 aldık. İlk motoru olduğu için kış, çamur biniyor tabi. İlk servise gitt....