#DirenYarışçı

#DirenYarışçı

2013 yarış sezonunun ortalarına gelirken Türkiye Pist Şampiyonası yarış tarihleri nihayet netleşti.

01 Ağustos 2013

2013 yarış sezonunun ortalarına gelirken Türkiye Pist Şampiyonası yarış tarihleri nihayet netleşti.

 

Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) duyurusuna göre; 2013 pist şampiyonasında İstanbul Park yarışlarından birincisi dergimizin matbaada olduğu 26-27 Haziran (Çarşamba-Perşembe) günleri ve ikincisi de 2-3 Temmuz (Salı Çarşamba) günleri gerçekleştirilecek. Türkiye Pist Şampiyonası’nda yarışan ve geçimini yarışlardan, sponsorluk gelirlerinden sağlayan bir yarışçımız yok. O seviyeye ulaşmamız için daha alınacak yol çok. Bu nedenle hafta içi yarışmak demek yarışçılar için işverenden izin almak ya da iş yerini kapatıp yarışa gelmek demek. Tabi seyirciler için de durum aynı. Yıllık iznini “Yarış izleyeceğim” diyerek kullanacak yarış sever ben tanımıyorum. Zaten birine gelse ötekini kaçıracak… tabi yarış tarihlerinden ve yarışların varlığından haberdar olabilmişse!

 

#DirenTakvim
Profesyonelleşmenin önündeki en büyük engellerden biri geç açıklanan istikrarsız yarış takvimleridir. Biten sezonun ardından hemen hızlıca yeni sezon takviminin açıklanması yarışçıların tüm programlarını işlerini-güçlerini, sponsor arayışlarını düzenleyerek müsabakalara daha profesyonelce hazırlanmalarının yolunu açacaktır. Öte yandan açıklanan takvime - yarış tarihlerine istikrarlı bir şekilde uymak da önemli… Zira ‘zamanında’ yeterince kafa yorulmadan açıklanan tarihlerde ve yarış yerlerinde organizasyon zamanı iyice yaklaştığında yaşanan iptaller ve değişikler yapılan planları programları aksatarak yarışçıları sıkıntılara sokmakta ve ciddi zarar vermekte. Unutmamak gerekir ki yarış sezonu ile ilgili geleceğe dair belirsizlik ve istikrarsızlık en çok bütçe denkleştirmeye çalışan sponsor arayışındaki yarışçılara zarar veriyor. Seyirci katılımında uğranılan zarar da cabası.

#DirenTMF
İşe bir de TMF açısından bakacak olursak İstanbul Park’ta hafta içi pist ücreti hafta sonlarına oranla daha ucuz. TMF’nin oldukça düşük olan 2013 bütçesi ile bu sezon İstanbul Park’ta yarış yapmak ancak bu şekilde mümkün. Ne yazık ki kendi içerisinde kendi kendini yiyip bitiren bir paradoks ortaya çıkmış durumda.

 

Motosiklet sporları organizasyonlarında son 5 yıla baktığımızda ilerleme yok demek kesinlikle yanlış olur. Bunlardan en önemlisi kulüplere verilen ekonomik destek ile gerçekleştirilen eğitimler. Birçok minik kalbe motosiklet sevgisi aşılandı ve aşılanmaya devam ediliyor. Yarış standartlarında da az ya da çok ilerlemeler mevcut. Fakat diğer Avrupa ülkelerindeki gibi bölünmemek (Yunanistan’da dahi 3 Motosiklet Federasyonu var) ve çok başlılığa meydan vermemek için sözde dost arabozucu provokatörlerden arınıp, muhalif söylemlere de kulak kabartarak gerekli adımların atılması ve tüm kulüpleri, tüm yarışçıları ve özellikle “çapulcu” görünenleri kucaklamak ve ilgili istekler doğrultusunda bir hizmet stratejisi uygulanmalı. Zira “motosiklet” hiç kimseye ait olmadığı gibi aynı zamanda da herkesindir…

 

#DirenMuhalefet
Bir yerde muhalefet olmayınca orada söz sahibi iktidar kişilerin hizmet etme şevkleri zamanla azalır. İş akışı sıradanlaşınca toplam kalite yönetimi zayıflamaya başlar. Ancak muhalif yani karşıt görüş ile birlikte işleyen iyi bir kontrol-denetim mekanizması en iyiyi ve en doğrunun bulunmasına ve gerçekleştirilmesine dair iktidarı kamçılar.

 

Geçtiğimiz ay gazetelere düşen haberlere göre bazı delegeler imza toplamak suretiyle Türkiye Motosiklet Federasyonu’na olağanüstü genel kurul talebinde bulundu. Bu esnada TMF’den kulüp başına 25.000 TL eğitim desteği verileceğine dair bir duyuru yapıldı. Hemen ardından da TMF Yönetim Kurulu’nun, Drag, Motokros ve Enduro branşlarında yarış organize katkı paylarının ortalama %25 ila %30 oranında artış yapılmasına dair kararı açıklandı. TMF bundan böyle organizatör kulüplere her yarış başına Drag branşında 10 Bin TL, Motokros branşında 17 Bin 500 TL ve Enduro branşında ise 20 Bin TL Yarış Katkı Payı verecek. Bunlar çok güzel haberler fakat bu kararlar TMF bütçesi ya da yarış takvimi ilk belirlendiğinde açıklansaydı daha şık olmaz mıydı… Ne diyelim geç olsun da güç olmasın.

 

Öte yandan muhaliflerin dikkat çektiği biri nokta da bazı köklü kulüpler yerine yeni kulüplere yarış organizasyonlarının verilmesi. Bu durumun nedeni de yarış düzenleyen kulüplerin oy sayısının 6 adede çıkarken Türkiye Şampiyonu da çıkarsa yarış düzenlemeyen kulübün sadece 1 oy hakkının bulunması olarak gösteriliyor. Yani kısaca seçim stratejisi: al gülüm-ver gülüm…


#DirenYarışçı