Gece Sürüşü

Gece Sürüşü

Gece sürüşü tehlikeli midir? Yoksa avantaj mı dır?

14 Kasım 2015 Yazı:Pervin Ozulu, Fotoğraf:Pervin Ozulu

Tehlikeli derler hani gece sürüşü için, “aman sakın gece yola çıkma” …

 

İlk olarak belirtmem gereken şey, gece motor sürmeyi çok seviyorum.

 

Karanlıkta yolda sürüş yaptığımı anlattığımda çoğu insan hem şaşırıyor hem benim için korkuyor. Benim ise çekindiğim mekanlar ve hiç gitmediğim yerler de gece eğlence ortamlarıdır, ancak gece hayatının olduğu bu ortamlar daima hınca hınç doludur. Öyle bir yere gitsem, kimse benim yerime korkmaz.

 

Gece tehlikeli değil, insanlar tehlikelidir. Sanırım korkularımızı bakış açılarımız belirliyor.


Gece Sürüşü

 

Gece sürüşünde zorluklar nelerdir?


Karşı ışıklar nedeniyle gözler kötü etkilenir, özellikle uzun sürüşlerde ve ayrıca görüş mesafesi ve çevreyi görme imkanı kısıtlandığı için daha zordur elbette. Ona göre daha dikkatli olmak gerek ve sürüş tecrübelerinin önemli olduğu bir sürüş şeklidir. Sadece sürüş tecrübesi de yeterli değildir, gece davranışların da değişmesi gerek.

 

Özellikle kadın olduğum için daha dikkatli olmam gerekiyor, gecenin kendisinden değil, insanlar yüzünden tedbir amaçlı daha dikkatli olmak gerekiyor. Benzin ihtiyacım dışında pek durmam, çünkü kadın olduğumu mümkün olduğu kadar göz önüne sergilemek istemiyorum. Saçım zaten komple gizlenmiş olur ve gecenin karanlığı kendime fayda olarak görüyorum, çünkü kadın olduğum hemen belli olmuyor. Bu da gecenin bana sunduğu büyük bir avantajıdır.


Gece Sürüşü

 

Gece sürüş öncesi ne yapılmalıdır?


Işık kontrollerinin yapılması son derece önemlidir. Farı, var ise sis farları, stop lambasını ve sinyallerin çalışır olduğundan kesinlikle emin olmak gerek, ayrıca küçük bir fener ve mümkün ise yedek pilleri de bulundurmak önemli. Reflektörlü yelek gibi görünürlüğü arttıran giyişiler giymek hayatta kalmak ile eş anlamlı.

Dün gece şehirlerarası yoldaydım, tenha ve kimsenin olmadığı ışıksız yollar çok heyecanlı geçti, gece bölge bölge sis vardı, görüş mesafesi 2 mt ve her taraf kapkaranlıktı. Farın ışığı sise hayat verdiği için ve arkasındaki karanlık fon yüzünden muhteşem görüntüler oluştu.

 

Otoyol ışıl ışıl sarı aydınlatmalarıyla keyfime keyif kattı, huzur hissettim. Binalardaki ve uzakta gördüğüm tüm o ışıklar muhteşem tablolar oluşturdu.

 

Yol aydınlatması olmayan yollarda daha çok dikkatli gitmek gerek elbette, tenha yerlerde gece tilkilerle karşılaştığım çok olmuştur, onlar da zaten ışıktan korktuğu için aceleyle uzağa kaçarlar. Yola çıkabilecek hayvanları düşünerek sürüşü yapmak gerek. Gündüz aslında yola çıkan çok köpek olur ve gündüz bile son anda gördüğüm köpekler olmuştur, her problemi geceye bağlamamak gerek. Aslında ışıkları çalışmayan ve o şekilde trafiğe çıkan araçlar var, yani aslında insan faktörü tehlike yaratıyor. Sizi hızlıca sollamaya kalkışan ışıksız araba mutlaka geçmiştir, aynadan hiç bir şey görmemişsinizdir ve aniden yanınızda belirler, gökten düşmüş gibi ve füze gibi yanınızdan geçer. Hatta önümüzde ışıksız giden aracı bile fark etmek zordur, farı mızdan ona gelen ışıktan oluşan ufak ışık yansımalarından anlayabiliriz. Dikkatli olmak gerek, gündüz de olsa gece de olsa dikkat şart.


İnsan faktörü tehlikelerimizi yaratıyor ne yazık ki. Fakat sürat olmadığı sürece tehlike macera boyutundadır bence.


Macera severler anlar beni…