Gerçek Bir Tasarımcı

Gerçek Bir Tasarımcı

BMW Motorrad Araç Tasarım Şefi ve Kreatif Direktörü Ola Stenegard

15 Ağustos 2016 Yazı:Özlem Köseoğlu

Ola Stenegard, yaratıcılığını üst seviyede kullanan, genetik yeteneklerini ve keskin zekasını tasarımlarına başarıyla aktaran, bu işe sonuna kadar gönül vermiş mütevazı olduğu kadar yaratıcılıkta sınır tanımayan gerçek bir tasarımcı. BMW’nin S1000RR ve R Nine T gibi dillerden düşmeyen efsane modellerinin arkasında Ola Stenegard’ın imzası bulunuyor. Uğraştığı işini, sadece iş değil “Hayat” olarak gören, tasarımlarına tutkuyla bağlı, her yeni tasarımını çocuğu gibi gören BMW Motorrad Araç Tasarım Şefi ve Kreatif Direktörü Ola Stenegard ile BMW Motorrad, tasarımları ve kendisini daha yakından tanıyacağınız keyifli röportaj gerçekleştirdik.


Gerçek Bir Tasarımcı



Motoron: Sektörde ürettiğiniz harika işleri hepimiz gayet iyi biliyoruz. Siz nasıl birisiniz, kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ola Stenegard: İsveç’in şirin bir adası olan Gotland’ta küçük bir çiftlikte büyüdüm. Abilerim, çok küçük yaşlardan itibaren motosikletlerle iç içe büyümüşlerdi. Ben de çok erken yaşlarda motosiklet ile tanıştım ve tasarım, çizim derken aynı zamanda da sürmeye başladım. Ailemin yanı sıra motosikletler benim işim, ilgi alanım, boş zamanımı harcadığım hobim, kısaca benim tüm hayatım diyebilirim.



M.: Çocukken, motosiklet tasarımcısı olmayı hayal etmiş miydiniz? Bu yaratıcı mesleğe başlamanız nasıl oldu?

O.S.: Çocukken mi? Asla! Motosiklet ve otomobil tasarımcıları, bana birer astronot gibi gelirdi. Fakat kendi motosikletlerimi çizmeyi ve tasarlamayı çok severdim, sonunda her ikisini birleştirmeye başladım. Yani, sonrasında tasarlamayı planladığım modelleri çizmeye başladım ki bu da bana zaman, kan ve efor kazandırdı. Sonrasında Sanat Okulu’na başvurdum ve hemen ardından Amerika, Pasadena’daki meşhur Sanat Merkezi Tasarım Akademisi’ne katılmama neden olan Endüstri Tasarım Üniversitesi’ne girdim.


Gerçek Bir Tasarımcı


M.: Biraz da BMW’den bahsedelim, BMW gibi büyük bir markayla çalışmak nasıl bir duygu? Şirketteki esas uzmanlık alanlarınız neler?

O.S.: Tek kelime ile harika bir duygu! BMW, çok eski zamanlardan beri hep radarımda olan, çalışmak istediğim bir şirketti. Bir tasarımcı için birçok imkan ve iş anlamına geliyor, her daim yenilikçi ve yaratıcı bir şekilde ürün yelpazesini genişletiyor. Bizzat custom çalışmaları sevmeme rağmen, ikinci aşkım supersport modeller: Hem HP2S hem de S1000RR’ın baş tasarımcısı olmaktan dolayı BMW’de bu konuda da çok şanslıydım. Daha sonrasında, araç tasarımın başındaki biri olarak, ürün hattındaki her motosikletin bir parçası olmak durumundayım, kreatif (yaratıcı) tasarımcıların bulunduğu şahane bir takımı yönetmeyi, bir motorla ve iki tekerle ilgili her ne olursa olsun çalışmayı, uğraşmayı oldukça çok seviyorum. Bugün artık, daha çok “Yeni Heritage Dünyası” ve bununla ilgili olan motosikletten kıyafete, reklamdan custom yapımına kadar her tür konuya odaklanmış durumdayım.


Gerçek Bir Tasarımcı



M.: Önemli modellerin arkasında imzanız olması gerçekten de muhteşem… Şimdi de motosikletlerin tasarım aşamalarından söz edelim. Farklı ruhları olan değişik motosikletler yaratıyorsunuz, çok değerli ve son derece yaratıcı bir meslek. Yeni bir tasarımı hazırlarken ilham kaynağınız neler oluyor? Tasarımlar arasındaki favorinizi öğrenebilir miyiz?

O.S.: Esas olarak motosiklet dünyasından ve sürücülerinden esinleniyorum. Bu öyle renkli bir kitle ve motorculuğun öyle farklı özellikleri var ki sizi her zaman tetikte ve canlı tutmayı başarıyor. Favorime gelince, asla kafamda canlandırmadım diyebilirim. Genelde, en taze projenin, kalbime biraz daha yakın durduğunu söyleyebilirim. Mesela şu anda R5 Hommage diyebilirim. Fakat bütün projeler bir şekilde çocuğumuz…



M.: Aslında haklısınız bu kadar güzel tasarımların içerisinde favori seçebilmek zor. Favori modelimiz ve oldukça ses getiren BMW R Nine T’den bahsedelim. Bu muazzam çalışma için önemli tasarımcılar ile beraber çalışıp harika bir tanıtım videosu hazırlamıştınız. R Nine T ve yaratım süreci hakkında neler söylemek istersiniz? Bu modeli ortaya çıkardıktan sonraki geri dönüşler nasıldı?

O.S.: R Nine T, sadece birkaç kişinin inandığı öyle küçük bir projeydi ki, bu sebeple onun kalbimde her zaman özel bir yeri vardır. Bu motosikletin, geniş bir hedef kitleye hitap edeceği konusunda yönetimi ikna etmek için epeyce çalışmamız gerekti. Ve piyasaya çıktığında, nasıl başarılı olduğunu hepimiz gördük. Tabii ki birlikte Soulfuel custom motosikletler yarattığımız, dünyanın dört bir yanından işinin ehli custom ustalarına binlerce teşekkürler, kesinlikle müthişti. Böylece R Nine T, BMW Motorrad için yeni bir sayfa açmış oldu. Gittiğim her show’da, bir şekilde modifiye edilmiş ve kişiselleştirilmiş binlerce R Nine T görüyorum. Projeye başladığımızda, bu bizim hayalimizdi, bunun gerçekleştiğini görmek ise olağanüstü bir duygu!



M.: Mayıs 2016 sonlarında Concorso d’Eleganza Villa d’Este Organizasyonu’nda ortaya çıkan en son tasarımlarınızdan R5 Hommage için neler düşünüyorsunuz? Ayrıca Haziran 2016’nin ikinci haftası gerçekleşen Wheels and Waves Festivali’nde sahneye çıkan Lac Rose modeli var. Yeni doğan bu bebek hakkında özel bir yorumunuz var mı?

O.S.: R5 Hommage, parçası olduğum inanılmaz bir proje. Bana kalırsa, orijinal R5, bu güne kadar yapılmış en güzel motosikletlerden biri. Bir modelin, 80. doğum gününü onurlandırmak adına custom motosiklet tasarlamayı düşünmek bir tasarımcı için sadece bir rüyanın gerçekleşmesidir. Bu düşünce; sahne ışıklarını, R5 Hommage üzerine doğru çevirme zamanını getirmişti. Lac Rose ise orijinal GS’imiz ve çöl yarışçılarımızdan esinlenilen, Nine T şasisi temel alınmış diğer müthiş bir konsept. Ve ayrıca da BMW Motorrad’ı tepeden tırnağa tanımlayan bir motosiklet olma özelliğini taşıyor. Bizim esas uzmanlığımız ve BMW mirasının müthiş bir parçası diyebilirim.



M.: BMW ile ilgili herhangi bir gelecek planı ya da sürpriz haber var mı acaba? Mesela G310R’ın yeni 300cc versiyonları gibi?

O.S.: Şu anda G310R ile ilgili yalnızca çok heyecanlıyız. Sonunda BMW için yeni piyasalarda ve yeni müşterilerde kapılar açacak olan bir motosiklet tanıtmış olduk. Fakat tabii ki, bu platform aynı zamanda diğer modeller için de inanılmaz bir zemin oluşturabilir. En iyisi bekleyelim ve görelim.


Gerçek Bir Tasarımcı


M.: Motosiklet sektörünün geleceği ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Kendi gelecek planlarınızdan da söz edebilir misiniz?

O.S.: BMW Motorrad’ın ve motosiklet sektörünün bir parçası olduğum şahane zamanlar. Her zaman yeni pazarlar, piyasalar araştırıyoruz, takip ediyoruz ve ürün gamımızı sürekli genişletiyoruz. Dışarıda özellikle “Heritage” motosikletlerimizi düşününce motosikleti ve sürücü olmayı yeniden keşfeden pek çok yeni müşteri var. Çok heyecanlı ve ilham veren zamanlar… Neredeyse bu, tekrar tekrar yaşanan “herhangi bir pazar günü” gibi.



M.: Türkiye’deki sürücü dostlarımıza mesajınız var mı?

O.S.: Motosiklet kullanmayı asla ama asla bırakmayın! Ola Stenegard, değerli vaktini bize ayırdı. Röportajımızı kabul ettiği için kendisine çok teşekkür ediyor ve ortaya çıkacak yeni tasarımlarını heyecanla beklediğimizi bir kez daha belirtiyoruz .􀀟