Gürcistan

Gürcistan

Gürcistan Dağları’nda motosiklet kullandıktan sonra, Alpler’in güzelliği bile sizi kesmeyecek!

10 Mart 2015 Yazı:Erkin Yeşil, Fotoğraflar:Erkin Yeşil, Cevher Bilger

Bu yaz İstanbul’dan Artvin’e tüm kıyıları, Doğu Karadeniz’in yaylalarını motosikletimle dolaşma fırsatım oldu. Yolculuğumun ilerleyen günlerinde 2 Enduro’dan partnerim Cevher’in de bana katılmasıyla, önce Gürcistan’a oradan da Ermenistan’a geçtik. Bir ay süren yolculuğun en keyif aldığım kısmı, bir enduro kullanıcısı olarak yaylalarda geçen günlerdi elbette. Gürcistan’a geçmeden önce, Sedat Bozkurt’un yazları otel olarak işlettiği Trabzon Biltepe Öğrenci Yurdu’nda konakladık. Sedat’ın 2013’de motosikletiyle Moğolistan’a gidip gelmesi sonrasında Biltepe, doğuya giden motosikletli, bisikletli gezginlerin uğrak noktası haline dönüştü. Biz de bir hafta burada konaklayıp, yüksüz bir biçimde yaylaları dolaşma, kamp yapma fırsatı elde ettik. Daha önce de bu bölgeyi gezmiştim ama Sedat’ın rehberliğinde daha keyifli oldu yolculuğumuz. Yaklaşık bir ay süren yolculuğumuzda Ermenistan dönüşü de Posof Sınır Kapısı’ndan dönüş yapıp, Artvin’deki dostlara uğradık. Yolda yeni insanlar tanımak kadar, gittiğiniz yerlerde sizi bekleyen eski dostlarınızın olması da çok büyük bir zenginlik.

 

Cevher’le yaptığımız tüm yolculuklar gibi bu seferki de plansız, gps’siz ve otel rezervasyonsuz başladı, devam etti. Niyetimiz şehir gezmek değil, Gürcistan dağlarında dolaşmaktı. Trabzon’da geçirdiğimiz son gün iyice dinlenip, ertesi sabah erkenden motosikletlerimizi yükleyerek yola koyulduk. Sahilden ilerleyip Sarp sınır kapısından Gürcistan’a geçtik.

 

Gürcistan

 

Sarp’a kadar denizi doldurarak yapmış olduğumuz güzel yolları Gürcistan tarafında bulamıyorsunuz. Sizi Batum’a götüren yollar geniş değil, ama her yerin bozulmamış plajlarla dolu olmasını kıskanıyor insan. Batum’a daha önce de gitmiştik, her türlü gece hayatını bulabileceğiniz bir yer ama bizim aradığımız bu değildi. En son beş yıl önce geldiğim Batum’da, bu kez sadece yemek molası verdik. Şehirdeki gökdelenlerin sayısı kısa sürede hızla artmış, sokaklar iyice kalabalıklaşmış ve Batum, pahalı bir şehre dönüşmüş.

 

Fazla oyalanmadan Batum’un kargaşasından çıktık, geceyi Kutaisi’de geçirelim diye karar verdik. Kutaisi’den daha önce de motosikletle geçmiştim, çok hoşuma gitmişti ama vakit yetersizliğinden dolayı Tiflis’e doğru yola devam etmiştim. Bu kez zamanım boldu; Kutaisi’ye ana yoldan değil daha az kullanılan ama daha ormanlık bir yol olan Ozurgeti üzerinden vardık. Yol üzerinde bir Gürcistan klasiği olan yatmış inekler etrafında slalom yapa yapa yol aldığımızdan şehre vardığımızda hava kararmıştı.

 

Gürcistan

 

Kutaisi, Gürcistan’ın ikinci büyük şehri. Neyse ki Batum gibi gökdelenlere hapsolmamış, tarihi dokusunu korumuş bir şehir. Motorlarımızla şehrin tarihi sokaklarını dolaşırken yol kenarında yarış motorları ve sohbet eden bir grup gördük. Hemen yanlarına gidip konuşalım istedim, ama Gürcistan’da Batum dışında sadece Rusça konuşulduğu için ne yapacağımı da bilmiyordum doğrusu… Şansımıza içlerinden biri - Ako Kristi - iyi derecede Türkçe biliyordu. Ako; birkaç yıl Türkiye’de yaşamış ve tanıştığımız tüm Gürcüler gibi, o da Türkler’i çok seviyor. Ako’ya otel ayarlamadığımızı söyleyip, tavsiye edebileceği ucuz bir yer olup olmadığını sorduk.

 

Gürcistan

 

Ako bizi bir arkadaşının pansiyon olarak da kullandığı evine götürmeyi teklif etti. İlk başta riskli görünen bu durumu kabul edip, yeni bir heyecana doğru yola çıktık. Şehrin oldukça dışındaki eve doğru racing motosikletlerle kapışarak yol alırken, acaba kaçırılıyor olabilir miyiz diye de düşünmeye başladım. Gürcüleri severim, çok misafirperver insanlardır. Yine aynı şekilde çok tatlı bir ailenin evine gelmiştik, korkular boşunaydı. Motosikletlerimizi evin garajına kilitleyip Ako’nun arabasıyla şehre geri döndük. Bu kez de kaçırılmadık ama motosikletler güvende midir acaba diye kuşkuya düştük. Ev oldukça şehir dışındaydı. Neyse ki, Ako bizi gerçekten çok iyi ağırladı, şehri dolaştırdı ve bölge hakkında bilgi verdi. Misafiri olduğumuz aile, rahatımız için elinden geleni yaptı. Sabah bize hazırladıkları harika kahvaltının ardından yola çıkmaya hazırdık. Kutaisi, herhalde Gürcistan’da gördüğüm en hoşuma giden yer oldu, oldukça da ucuz bir yerdi.

 

Gürcistan

 

Gürcistan’ın kuzey bölgesindeki dağları, özellikle Mestia’yı çok merak ediyordum. Fakat Gürcistan’dan Ermenistan’a geçmeyi planladığımız için, kuzey yerine güneydeki dağlara, Borjomi’ye doğru gitmeye karar verdik. Kuzey kısmını da bir sonraki sefere Rusya’ya geçerken yaparız dedik. Ako, Borjomi milli parkının da çok yüksek ve güzel olduğunu, geçmemiz gereken dağ yollarını anlattı bize.

 

Gürcistan

 


Gürcistan
Gürcistan


 


 

Birkaç gün boyunca Borjomi bölgesindeki dağ yollarında motosiklet kullandık. Alplerden de, Doğu Karadeniz’deki yaylalardan da daha yeşil, daha yüksek, daha el değmemiş dağ yollarından geçtik. Özellikle Baghdati - Akhaltsikhe ve Akhalkalaki-Bakuriani Kayak merkezi arasındaki dağ yolları unutulmazdı. Bu bölgenin doğasını çok sevsek de Borjomi şehir merkezi, kaldığımız otel, karşılaştığımız insanlar oldukça soğuk geldi bize. Ülkenin güneyine indikçe insanların davranışları da değişti birden…

 


Gürcistan
Gürcistan


 


 

Daha önce Gürcistan’ın batısını gezdiğimizden vakit kaybetmeden Ermenistan’a doğru yola koyulduk. Genelde Ermenistan’a geçişler Tiflis üzerinden yapılıyor. Biz daha az kullanılan, Türk topraklarına daha yakın bir kapı olan Madatapa Gölü’nün yanından girdik. Ermenistan macerası da Mart sayısında Motoron’da olacak.

 

Gürcistan

 

Gürcistan’da motosiklet kullanmak için faydalı bilgiler:

 

Sarp sınır kapısı genelde yoğun oluyor. Pasaportunuzu kolay bir cebinize koyun ve hemen sıranın önüne geçin. Posof sınır kapısı daha tenha oluyor ama yolları da çok ıssız, hiç tesis yok.

 

Gürcistan’da benzin bizdeki fiyatlara göre daha ucuz. Bu yüzden deponuz boş bir şekilde sınırı geçin. Bir kaç km sonra hemen benzinciler başlıyor. Üstelik Türk Lirası da kabul ediyorlar.

 

Gürcistan’da çok az alkolle araç kullanırken polise yakalansanız bile belgelerinize el koyuyorlar, aman dikkat! Yollarda seyir halinde pek çok polis arabası var. Bizi hiç durdurmadılar, turist görünce rüşvet almak için peşinize düşmüyorlar en azından...

 


Gürcistan
Gürcistan



 


 

Batum yazları çok yoğun olduğu için, buraya gelmeden kapalı garajı olan bir otele rezervasyon yaptırın. Hırsızlık olayları yaygın olduğundan, motosikletinizi güvenli bir yerde muhafaza edin. Ülkede fazla motosiklet olmadığı için oldukça dikkat çekeceksiniz. Sokaklarda motosiklet olmadığı gibi, motosiklet tamircisi ve yedek parça bulmak da zor… Tamir setinizi tam olarak, gerekli yedek malzemelerinizi eksiksiz alarak yola çıkın. Ayrıca trafikte motosiklet kullanmak bizdeki kadar tehlikeli; diğer araçlar sizi hiç umursamıyor. Yollarda çok sayıda inek var. Evet gerçekten öyle, virajı döner dönmez karşınızda yolun ortasında yatmış bir inek bulabilirsiniz. Bu yüzden, özellikle çıkışını göremediğiniz viraja yavaş girmekte fayda var.

 

Ana yollarda çok sayıda kamyon ve tır var. Köy yolları daha keyifli, daha güvenli. Fakat bu yollarda da benzinci, hatta yemek için bir yer bulmak dahi neredeyse imkansız. Şehirler arası yollar üzerinde bile restoron bulmak zor zaten.

 

Batum şehir merkezinden 9 km uzaklıktaki Botanik Parkı es geçmeyin. Çok büyük bir alanda kurulu olan bu park içinde araç kullanımına izin verilmiyor. Ben yine şansıma görevliyi bağlayıp, tüm parkı motorla dolaşabilmiştim.

 

Gürcistan

 


Gürcistan

Gürcistan


 

 

Ana yol üzerinde tabelaları okuyabilirsiniz ama ara yollar ve dağ yollarında işiniz zor. Ben bölgeye daha önce de gittiğim için gps’siz yola çıktım. Yön duygunuza, yol bilginize güvenmiyorsanız bölgeyi iyi araştırmadan yola çıkmayın. Ayrıca yaylalarda hayat bizdekiler gibi canlı değil, tüm gün hiç araç geçmediği oluyor.

 

Gürcistan yaylaları bizim yaylalardan rakım olarak daha yüksek olduğundan hava daha soğuk oluyor. Bu yüzden giyecek ve kamp malzemelerinizin kaliteli olmasına dikkat edin.