Hudson Deri İle Sektörün Nabzı

Hudson Deri İle Sektörün Nabzı

1980 yılında ABD’de sektöre giriş yapmış Hudson firmasının Şirinevler’de bulunan mağazasını ziyaret ettik. Indian ve Victory motosiklet modellerinin göz doldurduğu mağazaya gitmişken firmanın kurucusu Cemal Alemdar ile röportaj yaptık.

13 Nisan 2016 Röportaj:Alişan Fidan

Motoron: Hudson nasıl kuruldu ve kendinizden biraz bahseder misiniz?

Cemal Alemdar: 1980 yılında sektöre girdik ve 1985 yılında ismimizi tescilledik. İşimize önce ABD’de başladık ve sonra Türkiye’de şubeler açtık. Türkiye’de yaptığımız yıllık satışın toplamını ABD’de sadece 15 günde yapmaktayız. Hudson ismi ise eskiden otomobil üreten bir firmadan gelmektedir. O firmanın eski yerini tuttuk ve ne isim koyalım diye düşünüp dururken Hudson isminde karar verdik. Biz üç kardeşiz. Diğer iki kardeşim ABD’de olan işlerimizi takip ediyor ve bende buradaki yapıyı yönetiyorum. Uzmanlık alanımız motosiklet kullanımına özel deri ekipmanlardır. ABD’de bulunan mağazalarımızda sadece deri motosiklet ekipmanları bulunmaktadır.


Türkiye’nin şartları sadece deri malzeme satışıyla ayakta kalmaya uygun olmadığı için diğer kalemlerle beraber aşağı yukarı 40 bin çeşit ürünü stoklu çalışarak müşterilerimize sunmaya devam ediyoruz.




M.: 1980 yılından beri sektörde olan birine göre işlerin geleceği nasıl gözüküyor?

C.A.: Sektörün ilerisini iyi görmekteyim. Türkiye’deki motosiklet kullanıcısı sayısı artıyor ve kullanıcılar bilinçlenmeye bu hızla devam ederse çok uzun sürmeden büyük firmalar doğrudan kendileri ülke pazarına girmek isteyeceklerdir. O zaman fiyatların kullanıcı lehine ciddi şekilde düşeceğini tahmin ediyorum. Biz 2007 yılında diğer ekipmanların sektörüne girdiğimizde fiyatlar ciddi derecede yüksekti. Ortalama %300 kârla çalışan firmalar mevcuttu. Zaman içerisinde büyük oyuncuların piyasaya dahil olmasıyla bu oranlar düştü.


Hudson Deri İle Sektörün Nabzı


M.: Uzmanlık alanınıza dönelim. Deri ekipmanın özellikleri nelerdir?

C.A.: Hudson ismi insanların aklına ucuz ve kaliteli deri ekipman firması olarak kazınmıştır. Her deri ile motosiklet ekipmanı üretilmez. Derinin özel aşamalardan geçmesi gerekmektedir. Ekipmanın öncelikle yırtılmaması lazım. 10 yıldır aynı ceketi kullanan ve ondan başka ceket giydiğinde kendini güvensiz hissettiğini söyleyen müşterilerimiz var. Bu müşterimiz ceketinin eskidiği şikayetiyle bize geldi biz de ceketin bakımını yapıp kendisine geri verdik. Kendisi halen aynı ceketi kullanıyor. Deri ceket ve pantolon en az kask kadar önemli bir ekipmandır. Düştüğünüz zaman tekstil ceketin sizin sürüklenme mesafenizi kısaltma gibi bir özelliği bulunmamaktadır. Deri ceket yerle temas ettiğinde sizi ciddi oranda yavaşlatır ve bu sayede yoldaki diğer objelere çarparak yaralanmanızı önler. Ayrıca yırtılma yapmadığından sizde asfalt yanığının oluşturduğu doku kaybı ve hatta kan kaybından doğabilecek ölümleri önler. Yani sonuç olarak yer size değil siz yere düşüyorsunuz ve mutlaka bir hasar oluşabilir. Ancak korumaya sahip deri ekipmanla bunu olabilecek minimum seviyeye indirirsiniz. Doku kaybı gibi geri dönüşü olmayan ciddi sorunlar yaşamadan kazayı atlatırsınız.




M.: Gelelim Indian ve Victory motosikletlerine… Markaların tarihçesinden ve sizde olan hikayesinden biraz bahseder misiniz?

C.A.: Indian 1901 yılında kurulmuştur ve ABD’nin ilk motosiklet firmasıdır. Birinci Dünya Savaşı sırasında ABD ordusunun motosiklet ihtiyacını karşılamıştır. Bu sayede ülke çapında bilinirliği ciddi derecede artmıştır. Daha sonra düzensiz giden ekonomik durumlar sebebiyle sürekli el değiştirmek zorunda kalan firmayı, 2011 yılında Polaris Endüstri firması satın almıştır. Ayrıca Indian, geçtiğimiz yıl ABD’deki satışlarını 4 katı artırmıştır. Victory’nin Vision modeli ise ABD’de Honda’nın Goldwing’in satışlarını ciddi derecede düşürmüş ve onun payını ele geçirmiştir. Victory motosikletleri biraz daha modern tarza hitap ederken, Indian daha klasik tarz seven kullanıcıya hitap ediyor. Bizdeki hikayesine gelecek olursak 1977 yılında ben ABD’de iken bir motosiklet satın alacaktım. Cebimde 3.500 USD param vardı ve bir Harley Davidson almak istiyordum. O zamanlar internet olmadığı için gazetede gördüğümüz ilanlara göre giderdik. İlanı veren galeriye gittiğimde orada bir Fatboy gördüm. 4.000 USD istiyordu ve pazarlıkla nakitte 3.300’e indirmiştim. Yanında da aşağı yukarı aynı özelliklerde 5.000 USD tutarında bir Indian vardı. Param eksik kaldığı için o Indian’ı alamamıştım, ama şimdi onu Türkiye’ye getirip insanların almasını sağlıyorum. Motosikletlerin Türkiye’de de görünürlüğü arttıkça satışlarımızın da yükseleceğine inanıyorum.




M.: Bu sözlerinizden daha agresif bir satış politikası izleyeceğinizi anlıyorum. Gelecek beklentileriniz ve hedefleriniz neler?

C.A.: Tabii ki her firma gibi biz de daha fazla satış yapma niyetindeyiz. Diğer bir hedefimiz ise mağazalarımızda ‘büyük konsept’ sistemine geçmek. Küçük mağazalar ile uğraşmayıp 4.500-5.000 metrekare alanlarda büyük mağazalar açacağız. Örnek vermek gerekirse Antalya’da 4.500 metrekarelik mekanda kulüp mantığında bir yer açacağız. Motosiklet sahipleri motorlarını bize emanet bırakabilecekler. Üyemiz kendi dolabına ekipmanlarını kilitleyip gidebilecek ve bu sayede hem motosikletini ve hem ekipmanlarını aynı yerde saklayabilecek. Yani arabasıyla bize gelip tüm ekipmanlarını giyip sürüşe çıktıktan sonra her şeyi yine bize bırakıp duşunu alıp günlük kıyafetlerini giyip evlerine gidebilecek. Kıyafetler ve motosikletlerin bakımları düzenli olarak bizim tarafımızdan yapılacak.


Hudson Deri İle Sektörün Nabzı


800 metrekare alanda bulunacak olan kafemize motosiklet kullanan/kullanmayan herkes gelip oturup bir şeyler içip laflayabilecek. Bu da motosiklet kullanıcılarının veya severlerinin aynı ortamda sosyalleşip birbirlerini tanımalarına olanak sağlayacak. Tabii ki motosiklet ekipmanı mağazamızın yanında Indian ve Victory motosikletlerinin showroom’u da bulunacak. Üst katta canlı müziğin de olacağı 400 kişilik a la carté restoranımız da bulunacak. Tüm bu imkanlarımızdan motosikletle alakası olmayan insandan artık ‘kurt’ kıvamına erişmiş kullanıcılara kadar herkes yararlanabilecek. En güzeli de insanların aileleri ile gelip vakit geçirebileceği bir yer olacak olması. 8 aydan beri çalışmalarımız sürüyor ve Mart 2016 sonunda büyük bir açılış yapmayı planlıyoruz. Hatta mekanda yapılacak ilk konseri daha önce bir Indian Vintage sattığımız Nev yapacak.




M.: Proje kulağa çok güzel geliyor. En çok beğenilen modelleriniz neler?

C.A.: Indian Roadmaster çok ilgi görüyor. Sanıyorum boyutları dolayısıyla kullanıcıya ilginç geliyor. Victory motosikletlerinde ise Vision modeli Honda Goldwing seven kullanıcıların ciddi ilgisini çekiyor.


Hudson Deri İle Sektörün Nabzı


M.: Fuarda bizi neler bekliyor?

C.A.: Alt katta 600m2’lik Hudson aksesuar standımız olacak ve üst katta da 100’er m2’lik Indian ve Victory standımız bulunacak. Bunlardan daha önemlisi Hudson standında büyük indirimler olacak. Her zaman fuarı fiyatlarımızla sallarız. Bu fuarda da öyle olacak. Nolan’da %50, Schuberth’de %30, Ixon’da %40, Grex’de %20 ve Hudson ürünlerinde de %70-%80’leri bulan indirimler yapacağız.




M.: Son olarak eklemek istedikleriniz neler?

C.A.: 2014 yılında 3 mağazaya sahipken 2015’in sonunda tam 7 mağazaya ulaştık. Şu an Türkiye’nin en büyük motosiklet mağazasıyız. Hiçbir mağazayı şu ana kadar takip etmişliğim veya kopyalamışlığım yok. Ancak bizim yaptığımız işlerin başkaları tarafından takip ve taklit edilmesi bizi gururlandırıyor. Hedefimizde Adana, Bursa ve bir Karadeniz şehrine mağaza açmak var.