Motosiklet Üzerinde 23 Bin Kilometre – Değişen Bir Hayat

Motosiklet Üzerinde 23 Bin Kilometre – Değişen Bir Hayat

Bir motosiklet ve seyahat sevdalısı olan Ulaş Yiğit 27 Ağustos 2014 tarihinde yola çıktı ve yurt dışına ilk kez çıkmasına rağmen tam 23.500 km yol yaparak İran, Pakistan ve Hindistan’dan geçerek hedefi olan Nepal’e ulaştı. Zorluklarla dolu yolculuktan sonra farklı bir rotadan Antalya’ya geri dönen Ulaş Yiğit ile 69 gün süren bu uzun ve unutulmaz yolculuğu hakkında bir röportaj yaptık.

13 Ocak 2015 Yazı ve Röportaj:Burak Yıldız

Burak Yıldız: Merhabalar Ulaş Bey, öncelikle kendinizi tanıtır mısınız, kimdir Ulaş Yiğit?

 

 

Ulaş Yiğit: Merhabalar, ben Ulaş Yiğit. 25 yaşındayım, Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu beden eğitimi öğretmenlik bölümü mezunuyum. Çeşitli doğa sporları ve endüstriyel dağcılık faaliyetlerinin yanında da 6 yıl bitti ve 7. yıla girerken yaz kış motor tepesinden inmeyen bir motosiklet sürücüsüyüm.

 

 

B.Y: Gezi Fikri nasıl çıktı?

 

 

U.Y: Yolculuğa çıkış kararı şu şekilde oldu; okulumu bitirdikten 2 yıl sonra askerlik dönemi gelmişti ve askere gitmeye 6-7 ay kala yoğun bir çalışma döneminin boğuşmasından çıkamadan askerlik geldi çattı ve bir akşam kendim için uzun zamandır hiçbir şey yapamadığımı fark ettim. Her gün en az 40-50 km motor kullanıp bulduğu her fırsatta yola çıkan ben, neredeyse 1 yıla yaklaşan bir sürede doğru düzgün motor sürememişken ve yeni şeyler yeni yerler keşfedememişken bir kaç kitabında etkisiyle ben gidiyorum yeter bu kadar dedim.

 

Motosiklet Üzerinde 23 Bin Kilometre – Değişen Bir Hayat

 

 

B.Y: Aileniz ve çevreniz ne dedi bu fikre?

 

 

U.Y: Ben gerçekten şanslı biriyim; gerek motor konusunda gerekse hayatımda aldığım kararların arkasında her zaman bana destek veren bir ailem vardı. Bu yolculuk kararında da her kararda olduğu gibi arkamda durdular ve destek verdiler, hatta onların desteği olmasa bu yola çıkabilmem mümkün değildi sanırım. Çevrem ilk başta şaşırdı; bir kısmı böyle bir şeyi yapabileceğime pek ihtimal vermediler. O kadar uzun bir yol, tek başıma, ve daha önce hiç yurt dışı deneyimimim olmaması, ayrıca geçeceğim ülkelerde yaşanan bazı güvenlik sıkıntıları başta ailem olmak üzere genel olarak bütün çevremi tedirgin ediyordu. “Tamam git ama tek gitmesen iyi olacak” cümleleri hep kulağıma çalındı ama genel olarak desteklendim.

 

 

Motosiklet Üzerinde 23 Bin Kilometre – Değişen Bir Hayat

 

 

B.Y: Hazırlık aşamalarınızı anlatır mısınız? Bütçe, motosiklet, ekipmanlar vs. hakkında bilgi verebilir misiniz?

 

U.Y: Yolculuğa karar verdiğimde askerdeydim ve ne bir planım vardı nede yeterli bir bütçem. Hatta hiç param yoktu. Yolculuğa karar vermeme rağmen Nepal'in ve Kathmandu'nun ülke olup olmadığından bile bir haberdim. Honda NC700X kullanıcısıydım ama o coğrafyadan bu motorla çıkmam zordu açıkçası ve hep aklımı kurcalayan daha önceden de motoruna güvendiğim Yamaha XT 660Z Tenere sahibi oldum. Tabi bu süreç kolay olmadı, sıfırdan bir motor hazırlamak oldukça pahalı ve yorucu bir süreç olur; özelliklede çok dar bütçeye sahipseniz. Askerlik bittikten sonra 5-6 aylık bir dönemde neredeyse nefes almadan çalışıp para biriktirdim cebimde ne kadar olursa yola çıkmaya kararlıydım. Motorumu hazırladım, bir miktar parada cebimdeydi ancak bütçemi aştığı için navigasyon cihazım yoktu. Harita da bulamadım ve Türkiye'den Nepal'e kadar navigasyonsuz ve haritasız yolculuk yaptım. Ayrıca lastik konusunu da riske ederek yedek dış lastik almadım, daha doğrusu alamadım :) Ama her şeye rağmen 27 ağustos 2014 sabahı Antalya'dan yola çıktım.

 

 

B.Y: Yolda ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Hiç unutamayacağınız bir olay oldu mu?

 

U.Y: Açıkçası tek olmak düşünüldüğü kadar zor olmadı. Ya da benim açımdan öyle olmadı olarak değiştirelim bunu; hatta ben çok eğlendim ve bundan sonraki bütün yolculuklarımı da tek başıma yapma gibi bir amacım var artık. Yolda unutmayacağım iki olay yaşadım; biri en yakın çocukluk arkadaşımı daha İran'dayken talihsiz bir olay sonucu kaybettim. Yolculuğun belli bir süresi gerçekten çok zor geçti, hatta dönmeyi düşünürken “dostum bunu istemezdi” diyerek devam ettim ve yolculuğumu dostum Bahadır Çetiner'e adayarak devam ederek tamamladım. Diğer unutamayacağım olay ise lastikle yaşadığım bir olaydı. Dünya'nın en yüksek kara yolu geçişinden geçmek için sürdüğüm Khardung La yolunda Manali-Leh arasında yaklaşık 4500-4600 metre yükseklikte Off Road bir alanda lastiğim patladı ve o kadar ağır bir motor, o derece yorgun bir vücutla bu derece yüksek irtifada lastik değiştirmeye çalışmak hayatımdaki en zor deneyimlerden biriydi. Şansız bir gündü ve yaklaşık 4-5 saatlik talihsiz olayların arka arakaya gelmesiyle hayatımın en zor gecesini yaşadım, sonucunda sağlam bir ders çıkardım oradan.

 

 

Motosiklet Üzerinde 23 Bin Kilometre – Değişen Bir Hayat

 

 

B.Y: Neden bu ülkeleri seçtiniz? Gezdiğiniz ülkelerde nasıl karşılandınız?

 

 

U.Y: Dediğim gibi az bir bütçeye sahiptim ve gözümü Uzak Doğu’ya diktim. Çünkü az bütçeyle hem fazla gezebileceğim ve Dünya üzerinde de hala dokusu bozulmayan yerlerdi. Nepal'e kadar gitme kararım ise şuna dayanır; yıllardır dağcılık ve doğa sporlarıyla uğraşan biri olarak Nepal Dünya'nın çatısıydı ve “niye Everest’i göremeyeyim ki?” dedim kendi kendime. Geçtiğim ülkelerde sırasıyla şu şekildeydi; İran'da gayet misafirperver karşılandım hatta çok şaşırdım. İran başka bir dünya ve Türkleri çok fazla seviyorlar. Pakistan'da ise Türk olmanın yanında Müslüman olmak çok önemliydi ve çok yardımcı oldular bana. Hindistan konusunda diyebileceğim tek şey; eğer dünya üzerinde ne kadar şanslı olmak istediğinizi öğrenmek isterseniz Hindistan'da hareket eden herhangi bir araca binin :). böyle bir trafik yok! Nepal ise kendi halinde çok turistik bir bölge. Hindistan'dan sonra az nüfusu ve rahat trafiğiyle nefes aldırdı bana. Genel olarak motosikletle yolculuk yapmam şunu gösterdi bana; nerede veya hangi ülkede olursanız olun fark etmez, motosiklet insanların gözünde sempatik bir ulaşım aracı ve yardıma ihtiyaç duyduğum çoğu yerde motosiklet değil de araba sahibi olsaydım sanırım aynı ilgi ve alakayı göremezdim.

 

 

Motosiklet Üzerinde 23 Bin Kilometre – Değişen Bir Hayat

 

 

B.Y: Hiç geri dönmeyi düşündünüz mü?

 

 

U.Y: Evet yolculuk boyunca 3 kez geri dönmeyi düşündüm açıkçası. Birincisi arkadaşımın vefat olayıydı. Onu atlamam zaman aldı ve İran bitip Pakistan'ın en zorlu bölgesi Belucistan bölgesinden Pakistan'a giriş yapınca galiba boyumdan büyük bir işe kalkıştım dedim ama yine de sürdüm. Üçüncü olay ise Nepal'den geri dönüşte Hindistan'da oldu; bir yol ayrımına geldim. Yolun bir tarafı Hindistan'ı erkenden geçebileceğim ve Pakistan'a girip oradan dönüş yolculuğumu bir hafta 10 gün kısaltabilecek bir güzergahtı. Diğer yol ise Khardung La'ya Dünya'nın en yüksek kara yolu geçişine giden yoldu. Açıkçası ilk sapaktan dönerek hem cebimde ekstra parayla kendimi güvende hissetmek hem de eve erken dönmek mantıklı olandı çünkü ciddi yorulmaya başlamıştım. 40 gündür yoldaydım. Diğer yandan da çantamda taşıdığım bir Türk bayrağı vardı ve Dünya'nın en yüksek kara yolu geçişi olan 5600 metrelik rakıma sahip Khardung La'dan solo olarak geçen en genç Türk motosikletçi ünvanını kendi adıma elde edebilmek istiyordum. Bunun için içimdeki mantıktan yoksun ve anlık karar veren adama teşekkür ediyorum. Eve erken dönmek yerine 5600 metrede motosiklet kullandırttı bana...

 

 

B.Y: Hangi motosikleti kullandınız, seçtiğiniz motosikletten memnun kaldınız mı?

 

 

U.Y: Ben özellikle bu yol için 660 Tenere’yi tercih ettim. Çünkü 2 önceki motorum yine XT serisiydi ve 35.000 kilometre yapmıştım o motorumla. Hem karakterini hem de sürüş stiline hakimdim açıkçası ve böylesine zorlu bir yol içinde hiç tereddütsüz Tenere dedim. Memnun kalma aşamasına gelirsek de öyle yollardan geçtim ki elimde sadece güvenebileceğim iki donem vardı: Biri şansım diğeri motorum. Şansım ara sıra yan çizse de motorum hiç bir zaman bunu yapmadı ve döndüğümde çok kilometresi olur satarım dediğim motorumla şimdilerde ne kadar sürer nasıl sonuçlanır bilemesem de dünya turu planları hayal ediyorum.

 

 

B.Y: Döndüğünüzde nasıl karşılandınız?

 

 

U.Y: Açıkçası giderken bir kısım beni çok ciddiye almamıştı, bu kadar deneyimsiz ve tek başımayken bu yolculuğu tamamlayamayacağımı düşünüyorlardı. Her ne kadar bana söylemeseler de böyleydi, ama döndükten sonra işler değişti tabii. İnsanların bakışları, ilgileri, benim hakkımdaki düşünceleri, hiç bir şey eskisi gibi kalmadı. Bu yaşıma rağmen saygı duyulan ve bir kimlik halini aldı motosiklet hayatım. Biraz da ailem ve dostlarım tarafından şımartıldım tabi :) 

 

 

Motosiklet Üzerinde 23 Bin Kilometre – Değişen Bir Hayat

 

 

B.Y: Gezinizle ilgili paylaşımlarınıza ulaşmak isteyen okuyucular bu içeriklere nasıl ulaşabilirler?

 

 

U.Y: Yolculuğum hakkında daha ayrıntılı bilgilendirmelerin bulunduğu paylaşımlarımı ve  merak ettiklerini Facebook üzerinden “Hayalden Gerçeğe Ulaşmak” sayfasında bulabilirler.

 

 

B.Y: Peki, Motoron okuyucularına söylemek istediğiniz şeyler var mı?

 

 

U.Y: Öncelikle 2007'den beri takip ettiğim bir dergiye günün birinde röportaj verebileceğim aklımın ucundan geçmezdi. Benim için çok zevkli bir röportaj oldu, Motoron ailesine bu fırsatı bana tanıdığı için de teşekkür ederim. Motoron okuyucularına iletmek istediğim iki şey var; lütfen ama lütfen hayallerinizi ertelemeyin ve her ayın başında bayinizden Motoron derginizi istemeyi unutmayın :)

 

 

B.Y: Teşekkür ederiz Ulaş Bey.

 

 

U.Y: Teşekkürler, herkese iyi sürüşler diliyorum.

 

 

Motosiklet Üzerinde 23 Bin Kilometre – Değişen Bir Hayat

Motosiklet Üzerinde 23 Bin Kilometre – Değişen Bir Hayat