Motosiklet Ve Köpekler

Motosiklet Ve Köpekler

Bazen sokak köpekleri bizi huzursuz eden tepkiler verir. Bazı motor sürücüleri ve artçılar korkudan ne yapacağını şaşırabilir. Üzerimize doğru koşan köpekle karşılaşınca ne yapmalıyız? Neden olur bütün bunlar? Olayın sebebini anlamak korkularımızı yenmemize yardımcı olur ve panik olmadan bunun rutin bir olay olarak geçmesini sağlayabiliriz.

06 Nisan 2016

Köpeklerin motosiklet, bisiklet, at arabası gibi taşıtları kovalama sevdası tamamen dönen objelere karşı verdikleri tepkiden oluşur. Genelde sadece ön tekere kitlenirler, hedef ısırmak ve saldırmak değildir. Bir köpeğin sürü koruma içgüdüleri vardır ve doğası gereği saldırgan gibi görünür. Çoğu zaman sadece korkutma ve uyarı şeklindedir. Sürüsüne ve yaşam alanına yaklaşanı korkutmak ve kaçırmak onun görevidir. Isırmazlar, sadece gelen yabancıyı uzaklaştırmaya çalışırlar. Köpekleri anlarsak onlara karşı korkularımızı daha rahat yenebiliriz.







Son gezimde bir köy evine yaklaştığımda görmediğim büyük bir köpek aniden havlayarak tam yanıma geldi ve ön tekerin hizasında koşmaya başladı. Hedefi sadece beni korkutup kaçırmaktı, havlıyordu ve aynı hızda yan yanaydık. Yoluma devam ettiğimi anlayınca ve koruduğu yaşam alanından uzaklaşınca geri çekildi. O görevini yaptı, niyeti ısırmak veya düşürmek değildi. Bunu istese çoktan yapardı.



Böyle durumda ilk olarak önemli olan panik olmamaktır. Gidonu sıkmadan, kolları gevşeterek gözünü yoldan ayırmadan durumu kontrol altında tutmak amacıyla köpeği de takip etmek gerek. Saldıracağını tahmin ettiğiniz köpeğe yaklaşırken ilk önce hızımızı düşürmek gerek. En doğru taktik ilk önce hızı düşürmek sonra hızlanmaktır. Hatta var ise şerit değiştirmek uygun olur. Köpek yolumuzu kesmek için bir kesişme noktası belirler, hızımız düşürdüğümüz zaman köpek o hıza göre o noktayı belirler ve ona göre bize doğru koşar. Tam o kesişme noktasına yaklaşırken, onunla yakın olduğumuz anda aniden hızlandığımızda o kesişme noktası kaybolur ve köpeği şaşırtarak ondan kurtulmuş oluruz. Panik olmaz isek her şey çok kolay aslında. Stresli ve heyecanlı olursak köpek o stresi anlarsa o da stresli ve agresif olur. Koşan köpeğin yanından kaçmayıp durmayı hiç denediniz mi? Köpeğin yanından geçerken köpek ısıracak gibi gelir insana, fakat hemen frene basıp durun. Hiçbir şey yapmaz, ısırmaz ve saldırmayı da havlamayı da bırakır. Tabii bunu denemeyi pek kimse istemez, dişlerini göstere göstere havlayan bir köpeğin yanında kim durmak ister? Ben durmayı denediğim için ilginç neticesini aktarmak istedim.



Tehlikeli durumlarda yavaşlayıp hızlanma taktiği bence çok etkili. Elbette ki yolda gördüğünüz her köpek saldırmıyor. Bazen atraksiyon amaçlı sesini duyurmak için havlarlar. Hatta bazısı sanki hobi amaçlı bizi kovaladıktan sonra hiç bir şey olmamış gibi kıvrılır yatar. Görev gereği havlaması lazımmış gibi, görev tamamlanınca yatış pozisyonuna devam eder.



Tenha yollarda ya da sabah erken saatlerde köpekler grup halinde toplandıklarında, kendilerini oranın sahibi gibi hissettiklerinde zor durumlar yaşanabilir. Çıkmaz bir sokakta oturuyordum bir zamanlar, her sabah sanki yan mahallelerden sürekli destek getirir gibi daha fazla köpek toplanırdı sokağın başında, çoğalıp duruyorlardı. Fakat mutlaka oradan geçmek zorundaydım. Sabah saat 4 civarıydı, havayollarına sabah mesaiye gittiğim günlerdi. Yol ağızında beni beklerlerdi. Bakışlarıyla mesaj verirlerdi :“Hadi geç de görelim, bakalım bu sabah geçebilecek misin?” der gibi… Motoru çalıştırırdım, “Her sabah aynı tantana” diyordum artık, “Bıkmadınız mı daha benimle uğraşmaktan?” Benim iki gözüme karşılık belki 20 göz, savaş ilan etmişiz gibi bir atmosfer olurdu. Motor hareket etmezken sadece bakıyorduk birbirimize, oyun oynar gibi bazen farklı yöntemler de denedim. Motoru çalıştırınca bir kaçı ayaklanıp yolun kenarına dikiliverirdi. Motoru hareket ettirdiğimde hepsi heyecanlanırdı. Yavaş yaklaşırdım ve tam en yakın mesafeye geldiğimde yolun durumunu da hesaba katarak hızlanırdım ve sabah serüveni bitiverirdi. Hırs yapanlar olurdu bazen, ana caddeye kadar eşlik ederlerdi. Eğer çim çayır dağ taş gibi yerlerdeyseniz ve bir hayvan sürüsü ile karşılaştıysanız, önce mutlaka köpeğin nerede olduğunu bulmaya çalışın ki hal ve tavırlarından durum tespiti kaçırmış olmayın. Ben hatta hemen çobanı görmeye de çalışırım. Kritik durumlarda çobanın yanına yaklaşın, çünkü bekçi köpeği bir tek onun sözünü dinler.



Köpekleri çok severim, hem de çok. Onların karşılıksız sevgi ve bağlılıkları hiçbir şeye benzemez, onlar bizim dostlarımız ve bizlere emanet. Aç susuz gördüğünüzde yardım edin lütfen, onlara elimizden gelen iyilikleri esirgemeyelim.


Teşekkür ederim.􀀟

İLGİLİ HABERLER
Bir Tv Programımız OlmalıGeçen yazımızdaki “Motosiklet Programları” köşe yazısıyla Sayın Prof. Dr. Yavuz Bey benim de çok önemli bulduğ....
Motosiklet Kazasında Şok Eden Kapı .
Gezi Dönüşlerine DikkatHer motorcu yola çıkmayı sever, hele o uzun geziler yok mu, tadına doyum olmuyor. Uzun bir gezi rotasıyla yola....
155 Polis İmdatSürüş esnasında yolda sizi biri zor durumda mı bıraktı, takip mi etti, yoksa hatta sizi düşürmeye mi kalktı? 1....
İstanbul Yollarının Tadı BaşkaNe şiirler ne şarkılar yazıldı İstanbul için… Dünyada onun kadar güzel başka bir şehrin bulunmadığı söylenir. ....
Hiç Kaza Yaptınız Mı?.