Petrol Nasıl Çalışır?

Petrol Nasıl Çalışır?

ÇOĞUMUZ MİDEMİZE GİREN ŞEYLERDEN ZİYADE DEPOMUZA GİRENE DİKKAT EDİYORUZ. İŞTE SEBEBİ!

25 Nisan 2014

 BAŞLANGIÇTA…

 

Milyarlarca ufak canlı ve bitki prehistorik zamanların denizlerinde dibe çökerek; başka canlı ve bitkilerin de onların üzerine çökmesiyle katmanlar halinde üst üste birikmeye başladılar. Kendi ağırlıklarının altında ezilen bu organik maddelerden hidrokarbon yağlar çıktı ve zaman içinde biriktikçe birikti.

 

Bu işlenmemiş ham petrol üç tabaka halinde birikti: doğal gaz, tuz suyu ve petrol. Ancak ham petrol deponuza doldurulacak hale gelene kadar önce alkole benzer şekilde damıtılması gerekiyor.

 

Bu damıtılma süreci boyunca hidrokarbonların farklı zincirleri farklı sıcaklıklarda buharlaşıyorlar. İlk önce metan, etan, propan ve bütan gazları ayrılırlar. Daha sonra tiner, sonra petrol, sonra uçak yakıtı, sonra mazot, sonra ısınma ve yağlama petrolleri en son ise parafin mumu gibi katılar ve ne nihayetinde de katran.

 

SICAKLIK AÇIK

 

Petrolü ideal şartlar altında yaktığınızda, bolca oksijenle, karbondioksit (karbon atomlarından), su (hidrojen atomlarından) ve bolca ısı elde edersiniz.

 

İdeal şartlar altında, bir galon (3.878 litre) petrolde yaklaşık 154 megajul enerji vardır ki orta boyut bir ısıtıcı son derecede 24 saat açık bıraktığınızda açığa çıkan enerjiye eşittir. Ya da sokaktaki adamın 52 tane Big Mac yediğinde aldığı enerjiye denk. Bir kalori 4.18 kilojule denk geliyor.

 

Bunun dışında pek çok başka şey de elde edersiniz. Temelde karbon monoksit, karbondioksit ve hidrokarbonlar motorunuzun katalitik dönüştürücüsünü atmamanız için pek çok iyi sebep.

 

SAYI OYUNU

 

Oktan, sekiz karbonlu bir zincir ve patlamayı da çok seviyor. Motorunuzun sıkıştırma oranı arttıkça tepe noktasındaki güce ulaşmak ve yakıtın, ateşlemeden ziyade yüksek basınçtan patlayarak vuruntuya sebep olmasını engellemek için yüksek oktanlı yakıta ihtiyaç oluyor.

 

KİRLİLİĞİN HİKÂYESİ

 

Uluslararası petrol şirketleri, tetraetil kurşun eklediklerinde ürünlerinin daha uzun kilometreler sağlayabileceğini fark ettiler. Kurşunun yaşayan neredeyse her canlının sinir sistemi üzerindeki olumsuz etkisi öğrenilince bunun yerini MTBE diye kısaltılan başka bir kimyasal ürün aldı. Şimdi ise MTBE’nin kansorejen olduğu ortaya çıktı.

 

Bugünün “Petrol”ü, petrol sanayinin hammaddelerinden üretilen tam anlamıyla kimyasal bir sıvı. İçeriğin pek azı damıtılmış ham petrol. Üstelik İngiliz petrolünün içinde artık %5 biyo-yakıtla geliyor ki onun da oktan sayısını yukarı çekmek gibi güzel bir yan etkisi var.

 

Yeni nesil yakıtlar tamamen ihtiyaçlara göre hazırlanıp içlerine sıkışmaya dirençli moleküller konarak kurşun kullanılmadan 95 hatta 98 oktana ulaşabilmeleri sağlanıyor. Bunun dışında motoru temiz tutmak için içeriğe katılan temizleyiciler hariç başka bir şey eklenmiyor.