“Yarış Yapmayı En İyi Biz Biliriz!”

“Yarış Yapmayı En İyi Biz Biliriz!”

Eylül ayında Intercity İstanbul Park’ta rüya gibi bir hafta sonu geçirdik.

15 Kasım 2013

Dünyanın en iyi ve “tıfıl” yarışçıları 2007 yılındaki MotoGP şampiyonası sonrasında tarihinde ilk defa İstanbul Park’ta düzenlenen Dünya Superbike Şampiyonası (SBK) ile ayağımıza kadar geldi. Carlos Checa, Marco Melandri gibi İstanbul Park gediklileri diyebileceğimiz yarışçılar 3 GP sonrasında SBK şampiyonası ile “özledik” dedikleri İstanbul’un “biricik” yarış pistine 4. kez çıktı.

 

Türk yarışçı Kenan Sofuoğlu, 10 yılı aşan yarış kariyeri sonrasında ilk defa Türkiye’de “Keeenan, Keeenan, Keeenan!” diye bağırarak pisti adeta yıkan seyircinin önünde yarıştı. Ama kuşkusuz bu ağır bir yüktü ve tüm organizasyonda yer alan 51 yarışçı arasında en baskı altında olan, en stresli kişi de Kenan’dı. Önce pole pozisyonunu elde ederek bizleri sevindiren Kenan, nefis bir mücadeleye sahne olan yarışı da kazanarak yeteneğini bir kez daha gösterdi.

 

Stres demişken kariyerlerinde şampiyonluklar bulunan Tolga Uprak, Yunus Erçelik, Barış Tok ve Türkiye Pist Şampiyonası’nın hızlı yarışçılarından Mert Aytuğ ve Çağrı Coşkun da wildcard ile yarışlara katılma şansı yakaladılar. Mert geçirdiği kaza sonrasında %107’lik barajı aşamadı ancak diğer 4 yarışçımız Türkiye’de ilk defa yapılan -daha iyi anlaşılması için uzun adıyla yazayım- Dünya Superbike ve Dünya Supersport Şampiyonalarında start alma şerefine nail oldular. Üstelik de kendilerinden çok daha güçlü motorlar kullanan, hayatlarını yarışlar üzerinden kazanan ve tüm sezon antrenmanların yanı sıra 30 yarışa çıkan tam profesyonel kariyerlerinin zirvelerinde bulunan yarışçıların karşısına çıkma cesareti ve becerisini gösterdiler. Lastiği patlayan Çağrı Coşkun hariç diğer yarışçılarımız yarışı bitirme başarısını gösterdiler. Moriwaki Cup mücadelesinde start alan genç yarışçımız Harun Çabuk ise İstanbul Park ayağında uzun süre lider götürdüğü yarışın son turunda geçilerek yarışı 5. sırada tamamlayınca, içimizi buruk bir sevinç kapladı. Intercity İstanbul Park yönetimi ilk defa düzenlediği uluslar arası organizasyondan alnının akıyla çıkmayı başardı. Bazı ufak tefek sorunlar oluştu ancak neticede bu bir ilkti… Yarışlar esnasında hiçbir aksaklık olmadı. Bu noktada yarış hakemlerimiz çok çok iyi çalıştı. Birçoğu Kocaeli’nden gelip gitti, 2-3 saatlik uykular ile görev aldı. Hakemler, gösterdikleri özveri ve başarıları SBK Türkiye organizasyonunun görünmez kahramanları oldular.

 

O bizim yarışlarda, organizasyonlarda habire “ne gürültü yapıyonuz yav” dercesine piste çıkan yılanlar, çıyanların, tosbağaların yanı sıra “karabaş” bile 4 gün boyunca uslu durdu, piste girmedi.

 

Açıklanan rakamlara göre yarışı 52.000 kişi İstanbul Park’a gelerek yarışı izledi. Intercity, bu seyircilerden 3.744’ünün biletli seyirci olduğunu bildirdi. Hiç kimseden hiçbir destek almadığını ifade eden Intercity böylece organizasyondan ciddi bir zararla ayrıldı. Destek demişken, Türkiye Motosiklet Federasyonu TMF ile yaptığı ilk toplantı sonrasında; “Yahu bunlar yarış olsun istemiyor, TMF başkanı ‘yarışı istesek biz yapardık’ dedi” diyen Intercity, ile “İzin kağıtlarını imzaladık” diyen TMF arasında kriz yaşandı. Neticede olan yine motosikletçilere oldu İstanbul Park yarışlara kapandı, bırakın SBK’yı Türkiye Pist Şampiyonası’nın geleceği belli değil… Öyle bir rüya yaşadık ki uyandığımızda yeniden “rüya” oldu… Bu rüyayı atasözü değil de en iyi bir hadis anlatıyor gibi: “Sana gösterdiğimiz rüya ile ve Kuranda lanetlenmiş ağaç ile sadece insanları denedik” İsra 60.