Motosiklet Kültürü Dergisi

ABONELİK KAMPANYALARI

Bir Motosikletçinin Kuralları Nasıl Olmalı?

Pervin Ozulu

 2048 görüntülenme #4292 yorumlar

Bir Motosikletçinin Kuralları Nasıl Olmalı?

Pervin Ozulu

Motoron Dergisi Yazarı

Kural olarak söylenen her şeye çok da körü körüne tapar gibi bağlı kalmamak gerek, doğru olarak bildiklerimiz her zaman her an için en iyisi olmayabilir. Mesela “Bildiğimiz yollar daha güvenlidir” sözü doğrudur, ama pratikte bu doğru bazen büyük tehlike yaratabilir, çünkü güvenli gördüğümüz yolda dikkat azalır ve neticesinde hiç ummadığınız ve istemediğiniz tatsızlıklarla karşılaşabiliriz. Motorcu için konulan her kural kalıp olmamalı, duruma göre esneklik gösterebilmeliyiz ve hatta kendi kurallarımız olmalı, en azından bazı kalıplardan çıkıp kendimize göre ayarlama yapabilmeliyiz. Kendi zayıflıklarımızı ve becerilerimizi bilip ona göre davranmalıyız. Motorcu özgür ruhludur ve kendini kalıplara hapsetmemeli, yolun nabzına göre o an kendisinin ruh ve beden haline göre sürüşün şerbetini verebilmeli.

Doğru olarak bilinen bazı kurallara hitaben bakış açım:

“Kesinlikle gece sürüş yapılmaz” – En sevdiğim sürüşlerden biridir, kendi kurallarıma göre gece sürüşü yıllardır çekinmeden yaparım.

“Fırtına, sis ve yağmurda sığınacak yer bul ve bekle” – Yağmur hayattır ve yağmur sürüşü beni ben yapar, sisi de fırtınayı da severim. Gezi esnasında denk gelirse kaçmam, gece de olsa. Gezimin bir parçasıdır, zorluk olmadan güzelliklerin kıymeti de olmaz.

“Eğitim almadan asla motor kullanma” – 20 yıldan fazla her şartta motor sürdüm. Yaz, kış, afet ve fırtına ve hatta sıcak ziftle kaplanmış (gece) olan balçık gibi yol dahil 300 bin km den fazla yolum var. Hiç eğitim almadım, kendi kendimi eğittim ve bana ait çok kurallarım vardır. Elbette yine de eğitim şart.

“Sinirliyken asla motor kullanılmaz” – Bence tam tersi, en iyi tedavi ve sakinleşme metodudur, motor kullanmaya engel değildir. Sinirine hakim olacaksın, aklını kullan, motorla kişiliğini geliştir ve olgunlaş, sinirle bir yere varılmaz.

“Tek başına yola çıkmak çok tehlikelidir” – Bir deneseniz, esas özgür ruhu bu şekilde keşfedersiniz, sırf bu yüzden 20 yıldır hala yalnız yollara çıkıyorum )))

“Günde max.en fazla sürüş mesafesi 400 ila 600 km arasında olmalıdır” – Bu tamamen motora ve motorcuya bağlıdır.

“Bildiğin yol güvenli yoldur” – Kesinlikle katılmıyorum, nedenini örneklerle bir sonraki köşe yazımda anlatacağım.

“Üzgünken motor kullanma” diyenler bile var. O zaman sadece mutlu olduğumuzda, gündüz ve güneşli havalarda mı motor bineceğiz? Kuralları herkes kendine göre ayarlamalı. Ben gece sürüşünü seviyorsam, sen sevmek zorunda değilsin ve gece yolda sürüş yapmak zorunda da değilsin. Belki yağmuru da sevmiyorsundur, bu da tabii ki çok normal, şart değil ki yağmurda motor kullanmak, o zaman elbette yola çıkmazsın olur biter. Dediğim gibi her sürücü kendi çizgisindedir.

Peki motosiklet kullanıcısı neden genç ve hep dinç kalır? Sadece bedenimizi kullandığımız için değil, sürekli analiz yaparız ve onlarca kararlar alırız, daima bir beyin jimnastiği yapıyoruz. Ruhumuz dinamik ve bedenimiz hep aktiftir. Sürekli dikkatli olmak, yol analizi ve değerlendirme yapmak yorucudur, kurallarımızı unutmadan yolculuk hamurunu yoğururuz. Bu yüzden ruhen ve bedenen hep aktif haldeyiz ve bu bize özgüven ve zindelik veriyor. Kısacası, hep genç ve mutlu insanlarız.

Motorculuk yoksa bir gençlik iksiri midir?

YORUMLAR