Motosiklet Kültürü Dergisi

ABONELİK KAMPANYALARI

Erman Balkın ve Sarper Sesli’den Cape Town - İstanbul Arası Bir Macera!

Sektörel

Özlem Köseoğlu  692 görüntülenme #4307 yorumlar

Erman Balkın ve Sarper Sesli’den Cape Town - İstanbul Arası Bir Macera!

Tam 12 ülke geçerek “Cape2İstanbul” isimli seyahatlerini tamamlayıp evlerine dönen Erman Balkın ve Sarper Sesli’den bu güzel seyahatin detaylarını dinleyelim.

Motoron: Öncelikle sizleri kısaca tanıyabilir miyiz?

Sarper Sesli: 2004 yılında Türkiye’deki ilk Uluslararası Motosiklet Okulu olan BMW Rider Academy’i kurduk. Yaklaşık 5 yıl boyunca hem BMW Rider Academy eğitmenliğini hem de bu okulun yönetimini üstlendim. Daha sonra Academy’den ayrılarak 2009 yılında Güney Afrika’nın Cape Town şehrine taşınmaya karar verdim. Şu anda kendi şirketim olan “ride the earth” markasıyla Dünya genelinde motosiklet ve macera turları organize ediyorum. Yılın çoğu zamanını Afrika, Güney Amerika, Yeni Zelanda ve Türkiye’de turlarda geçiriyorum.

Erman Balkın ve Sarper Sesli’den Cape Town - İstanbul Arası Bir Macera!

Erman Balkın: İnşaat mühendisliği eğitimi görmeme karşın seyahat ve macera tutkuma zaman ayırabilmek adına serbest çevirmenlik yapıyorum. Yaklaşık 12 yıldır hem sportif hem de seyahat amaçlı olarak motosiklet kullanıyorum.

M.: Cape Town yani Güney Afrika’dan başlayıp İstanbul’da sona eren yolculuğunuza çıkmaya nasıl karar verdiniz?

S.S.: Cape2istanbul projesi, aslında ben Güney Afrika’ya taşındığım günden beri proje halinde vardı. Sadece doğru zamanı bekliyordu. Bu koşullar, birlikte girdiğimiz zorlu bir bisiklet yarışı sonrasında Erman ile birlikte 2017 yılında oluştu ve birlikte bu yolculuğu yapmaya karar verdik.

Erman Balkın ve Sarper Sesli’den Cape Town - İstanbul Arası Bir Macera!

M.: İlk olarak planladığınız rota neydi ve bu rotadan sapmalar yaşandı mı? Neden özellikle bu rota?

S.S.: Açıkçası planladığımız rotayı tamamladık. Toplamda 17,000 kilometreye yakın bir sürüş yapmışız. Geçtiğimiz ülkeler şu şekilde; Güney Afrika, Namibya, Botsvana, Zimbabve, Zambiya, Malavi, Tanzanya, Kenya, Etiyopya, Sudan, Suudi Arabistan ve Türkiye. Sadece Etiyopya’da yaşadığımız gümrük sorunu yüzünden 2 aylık bir bekleme süreci oldu. Bu süreçte motorlarımız Nairobi’de kaldı. Yeni çıkan kuralın birçok gezgini mağdur etmesinden kaynaklı kuralı geri kaldırdılar ve bu sayede yolumuza devam ettik. Kural açıklaması şu şekilde; araç bedelinin vergiler düştükten sonraki kalan %70 bedelini kapıda depozit olarak yatırmanız isteniyordu ama geri alabilmek için aynı kapıya geri gelmeniz gerekiyordu. Ortalama sürüş süremiz 4 ay kadar sürdü. Projenin başlangıç ve bitişi ise 6 ayı buldu. Neden bu rota? Bence Afrika’nın en renkli ülkelerinden oluşuyor. Ayrıca safariler, aktiviteler, milli parklar, yerel kabileler ve vahşi yaşam her an yanı başınızda. Gezginlerin çoğunlukla bu rotayı seçme nedeni bu.

Erman Balkın ve Sarper Sesli’den Cape Town - İstanbul Arası Bir Macera!

M.: Klasik bir sorudur ama bu konuyu merak eden okuyucularımız çoktur. Hazırlık, gümrük evrakları ve sınır geçişleri gibi konuların nasıl üstesinden geldiniz?

S.S.: İkimizde bu tarz seyahatlere alışığız. Benim zaten işim bu, o yüzden hazırlık süreci, yaklaşık 3 gün sürdü. Ama Güney Afrika plakalı araç olunca ve kullananlar yabancı olunca kağıt işleri baya vakit aldı açıkçası. Yolda sorma ihtimalleri olabilecek tüm evrakları hazırladık. Genel hazırlık kısmının %60’ını gümrük evrakları için harcadık desek yeridir. Etiyopya’daki kural değişikliği hariç gümrüklerde pek sorunumuz olmadı. Sadece 3 - 4 saat beklediğimiz gümrükler oldu ama hazırlıklı olmanın faydasını çok fazla gördük. Evrak işine baya iyi hazırlanmışız diyebilirim.

Erman Balkın ve Sarper Sesli’den Cape Town - İstanbul Arası Bir Macera!

M.: 12 ülke arasından kendinizi en yakın hissettiğiniz kültür hangisi oldu ve neden?

S.S.: Açıkçası Afrika’da zaten evimde gibi hissediyorum. Bu kıtada yaşamamdan kaynaklı ama bu rota üzerinde 3 favori ülkem var. Namibya, Botsvana ve Malavi. En misafirperver yer de Sudan oldu diyebilirim.

E.B.: Namibya ve Botsvana benim de favorilerim, bunlara bir de Kenya’yı ekleyebilirim. Sudan konusunda Sarper’e katılıyorum. Bir Sudan gazetesinde fotoğraflarımız ve röportajımız bile çıktı.

M.: Gerçekleştirdiğiniz bu macerayı kısaca nasıl tanımlarsınız?

S.S.: Bu seyahati şöyle ifade edebilirim. İyisiyle kötüsüyle, her gün bir başka sayfasını okuduğumuz en renkli ve öğretici kitaplardan biriydi.

E.B.: Her seyahat gibi unutulmaz deneyimler edindiğimiz muhteşem bir tur oldu. Hem geçtiğimiz ülkelerden, hem de birbirimizden çok şey öğrendik diye düşünüyorum. Tabii ki motosikletle yapmamız da bu turu çok özel kılıyor.

M.: Yolculuğunuz esnasında can yoldaşlarınız motorlarınızla ilgili sorun yaşadınız mı? Yaşadıysanız nasıl çözüme ulaştırdınız?

S.S.: Motorlarımızda ufak tefek sorunlar oldu ama kolayca çözdük. Kullandığımız yol kondisyonlarına baktığımızda çok iyi iş çıkarttılar diyebilirim. Benim motorum BMW R 1200 GS ti. Erman’ın motoru ise BMW R 1200 GS ADV idi.

E.B.: Teknik malzeme açısından çok donanımlı olmamıza rağmen turu neredeyse sıfır arızayla tamamlamamız büyük şans oldu.

Erman Balkın ve Sarper Sesli’den Cape Town - İstanbul Arası Bir Macera!

M.: İki kişi böylesine maceralı bir yolculuğa çıkmak nasıldı? Bir daha tekrarlayacak olsanız seyahate tek başınıza mı yoksa yine iki arkadaş mı gitmeyi tercih edersiniz?

S.S.: Tek başınıza çıkmak ta bir seçenek, iki kişi veya daha fazlası da. Ama 2 kişi seyahat etmek gayet keyifli. Anı paylaştığınız birilerinin olması bence güzel. Tekrar çıkacak olsam 2 kişi çıkarım evet.

E.B.: İki kişi olmanın birbirine destek olmak, yoldaşlık etmek, paylaşmak gibi birçok avantajı var. Ancak kişisel açıdan zorlayıcı anları da oluyor. Neyse ki biz Sarper’le hem kişilik olarak uyuşuyoruz hem de Cape Epic yarışı ve öncesindeki antrenman sürecinde birbirimizi çok iyi tanıma şansı elde ettik. Bu yüzden sorun yaşamadık. Bence tura iki kişi çıkılacaksa yol arkadaşını iyi tanımak ve uzlaşıcı bir tutum içinde olmak çok önemli. Ben solo seyahati tercih etmeme karşın bu yolculuk bana iki kişinin de ne kadar keyifli olabileceğini göstermiştir.

M.: Yine klasik bir sorudur bu ama sormadan geçmeyelim. Seyahatinizde asla unutamayacağınız ve daha önce paylaşmadığınız anılarınızdan dinleyelim.

S.S.: Çok şey var anlatacak ama şöyle geriye dönüp baktığımda, Botsvana’da 1 km’lik bir yolu tam 1 saatte geçebildiğimizi unutmuyorum. Normalde o yol, etrafınızda filler, zürafalar olan gayet keyifli ve rahat bir yol. Ama bizden 2 hafta önce bir doğal afet olmuş ve sonrasında o yol, yerini ufak çaplı bir göle bırakmış. Yolun alternatifi ise çok iç açıcı değildi. Tam ortada Makgadikgadi Tuz Gölü olmasından dolayı onun etrafını dönmemiz gerekecekti. Yani 1.800 km’lik ekstra bir yol anlamına geliyordu. Çoğu kişi alternatif yolu aldı. Bizleri de çok uyaran oldu ama gözümüzle görelim dedik ve o 1 km’lik yolu denemeye karar verdik. Evet, saplandık, battık, sulara daldık çıktık, çıktık derken yolu geçmeyi başardık.

Erman Balkın ve Sarper Sesli’den Cape Town - İstanbul Arası Bir Macera!

E.B.: Benim unutamadığım an, Etiyopya’da Mursi kabilesini görmeye giderken yaşadığımız olaydır. Kurallar gereği bir minibüs, şoför ve rehber tuttuk ve yolda da araca güvenlik için bir asker bindi. Köye yaklaşırken, yol kenarında elinde silah bulunan bir Mursi bir yandan battaniyesiyle yüzünü örtüp araca doğru yürümeye başlayınca, araçtaki asker hem silahını kurdu hem de şoföre geri dönmesi için bağırmaya başladı. Biz yere eğilmiş haldeyken şoförümüz nasıl yaptıysa 3 saniye içinde aracı ters yöne çevirdi ve tam gaz uzaklaştık. Sonradan öğrendiğimiz göre Mursilerle hükümet arasında bir gerginlik varmış ve zaman zaman askerleri hedef alabiliyorlarmış. Gerçekten çok heyecanlı bir andı ama ne yazık ki o ana elimizde dair bir foto veya video mevcut değil.

Erman Balkın ve Sarper Sesli’den Cape Town - İstanbul Arası Bir Macera!

M.: Pek çok motorcunun hayalinde sizin gibi uzun ve maceralı yolculuklara çıkmak yatıyor. Böylesine önemli bir tecrübe yaşamış gezgin motorcular olarak bu tür yolculuklara hazırlık yapacak olan okuyucularımızın özellikle ne gibi konulara dikkat etmelerini tavsiye edersiniz?

S.S.: Sırasıyla şöyle tavsiyelerde bulunabilirim.

• Kamp Malzemesi (Eğer ki çoğunlukla kamp yapacaksanız) Uzun bir seyahatte belki 1, 2 gün kamp yapabilirim diye o kadar malzeme taşımayın derim.
• Motosikletinizin üzerinde oluşabilecek arızaları giderebilecek donanımda teknik ekipman mutlaka yanınızda bulundurun.
• İlk yardım malzemesi olmazsa olmaz. Özellikle Afrika ya da benzeri kıtalarda eczanelerden ve hastanelerden uzak olmanız durumunda size zaman kazandırır.
• Kişisel eşyalarınızı çok abartmaya gerek yok, gerçekten yanınızda ne varsa onla yaşamayı öğreniyorsunuz. Kısabildiğiniz kadar kısın bu seçenekten.
Ve tabii ki en önemli madde kağıt işleri. Geçeceğiniz ülkelerdeki gümrük ve vize bilgilerine mutlaka ulaşın ve asla eksik evrakla yollara düşmeyin.

E.B.: Sarper’e katılıyorum. Ayrıca ne kadar hafif olursanız, o kadar rahat edersiniz. O yüzden eşya konusunda minimalist bir tutum her zaman kazandırır.

YORUMLAR