Motosiklet Kültürü Dergisi

ABONELİK KAMPANYALARI

Gezginlerden Öneriler

Tümü

Özlem Köseoğlu  1279 görüntülenme #3656 yorumlar

Gezginlerden Öneriler

“Ne büyük cesaret?”, “Nasıl gidebiliyorlar?”, “Keşke ben de yapabilsem!”, “Ben olsam şuraya giderdim”, “Ne kadar kıskandım anlatamam”, “Bir gün ben de yapacağım ve gideceğim”… Evet, bir gezgin arkadaşınızı takip ederken düşünüp söylediğiniz cümleler mi? Size tanıdık mı geldi?

Elbet bir gün siz de o çok uzaklara ve hayal ettiğiniz yolculuğa çıkacaksınız, yeter ki isteyin. Ama öncesinde epey bir yol kat etmiş, pek çok deneyim yaşamış, çoğumuzun bildiği “Gezgin” dostlarımızın çok değerli tavsiyelerine göz atalım… Bu sadece bir başlangıç! Macera ileriki sayılarımızda, Bölüm 2’de devam edecek, takipte kalın…  


Tüyo: Bu tür seyahatleri gözümüzde büyütmeyelim. İstediğimizde her şeyi başarabiliriz. Motosikletle seyahat demek aslında süryemek ye-konakla-sür döngüsünden ibaret. Basite indirgediğimizde daha başarılı oluruz.


En büyük maceranız: 125cc motorla, Trabzon’dan Tokyoya yaptığım seyahat benim ilk büyük yolculuğum. Onun yeri hep ayrı olacak. 15.573 km yolu, Moğolistan çölleri dahil olmak üzere küçük bir motorla aştığım için mutlu hissediyorum.


Nasıl bir motosiklet ile çıkılmalı?: Dual sport denilen motorların farklı arazilerde kullanılabildiği için daha uygun olduğunu düşünüyorum. Ancak ben ilk uzun yolculuğuma 125cc “commuter”, ikincisine ise 200cc “commuter” ile çıktım. Şehir içi kullanım için üretilmiş motorlar uzun yol için yorucu olabiliyor. Ben halimden memnundum ama herkese aynı şeyi tavsiye edemiyorum. Dual sport, hafifliği ile de güzel bir seçenek.


Gezginlerden Öneriler

Alp Zekeriya Saraç (İki Teke)


Maceraperestlere verebileceğiniz en önemli tüyo: “Engel tanımaz olmak” en önemlisi bence. Bir kitapta okumuştum; “Yapamayanlar, sana da yapamayacağını söylerler. Onlara inanma.” diyordu. “Ben yapamam”, “Bu bütçe ile bu motosikletle bu seyahat olmaz”, “Bu kadar kısa sürede bu yolu yapamam”, “Tek başıma böyle bir seyahate çıkamam” gibi olumsuz tutumlar içerisinde olmamak lazım. İstedikten sonra hepsi bir şekilde oluyor. Hayallerinize ve isteklerinize asla engel koymayın.


En büyük maceranız: Madagaskar’ın başkenti Antananarivo’dan kiraladığım bir motosikletle, ülkenin “Batı sahilinde yer alan Mozambik Kanalı kıyısındaki şehri Morondava’ya yaptığım gidiş dönüş 4 gün ve yaklaşık 2.000 km süren seyahatim en büyük maceramdı” diyebilirim. Belki de en son seyahatim olduğu için böyle bir algı oluşmuştur. 3 - 5 çocuğu olan birisine en çok hangi evladını sevdiğinin sorulması gibi aslında yanıt verilmesi zor bir soru.


Nasıl bir motosiklet ile çıkılmalı?: Birkaç cümle ile özetlemek gerekir ise; denenmiş, servisi bol ve bakımı kolay, mümkün olduğu kadar az sorun çıkartacak, konforlu, yakıt deposu büyük, fotoğraflarda güzel çıkacak(!) bir motosiklet öneririm. Özellikle uzun süren seyahatlerde motosiklet seçimi için mevsim ve yol koşulları, seyahat süresi, kaç kişi seyahat edileceği, taşınacak eşyaların neler olduğu gibi birçok kriteri dikkate almak gerekir. Otelde konaklayarak 2-3 hafta sürecek bir Avrupa seyahati için Enduro bir motosiklette ısrar etmenin bir anlamı olmayacağı gibi çadır konaklamalı, bir kaç ay sürecek Orta Asya ülkelerini kapsayacak bir seyahate de sport touring bir motosikletle çıkmanın tadı olmayacaktır. Diğer taraftan tek bir cümle ile ifade etmek gerekir ise; hangi motosikletin üzerinde kendinizi en iyi hissediyorsanız onunla çıkın derim.


Gezginlerden Öneriler

Savaş Balaban


Tüyo: Yol boyunca en çok özen gösterdiğim şeyler şunlardır: Sadece gün ışığında yol almak ve hava kararmadan -kendim ve motorum için- güvenli bir konaklama yerine ulaşmak. Temas edilen kişilerin sorularına, güvenliğimi tehlikeye düşürmeyecek şekilde bazen yalan yanlış yanıtlar vermek. Çok yataklı hostel odalarında konaklayacak isem değerli kişisel eşyaları emniyete almak. (Uzun yolcuların yol notlarına göre en çok kayıp buralarda ve oda arkadaşları tarafından veriliyor.) Kişisel sağlık, bakım ve hijyene önem vermek. Motor kullanırken susuz kalmamak ki bu dikkatimin dağılmasına neden olabilir ve üşümemek ki bu da hastalanmama ve tüm planlarımın aksamasına neden olabilir. Akşam ulaşılan şehirde, gerekirse şehirden hemen önce mola vererek dikkat ve konsantrasyonu iki katına çıkarmak. Motorun bakımını ihmal etmemek. Kilometre hesaplarını doğru yapıp lastik, zincir ve balata gibi parçaların teminini önceden planlamak, gerekiyorsa yanıma almak. “advrider.com” ve “horizonsunlimited.com” gibi sitelerdeki yol notlarını takip etmek. Ailem tarafından takip edilmeyi sağlamak (GPS takip cihazı ile). Motordaki yükü artırmamak ve yolda hediyelik vs alışverişi yapmamak. Rota ile ilgili GPS’im olmasına rağmen kağıt ve harita bulundurmak. Bagajımda kendim için ilk yardım malzemesi, ilaç, gıda takviyesi ve su; motorum için ise yedek yakıt ve yağ bulundurmak. Kaskımda “Ad Soyad, Kan gurubu, Acil Telefon Numarası” bilgilerini taşımak ve son olarak antenleri her zaman açık tutmak.


En büyük maceranız: Motosikletle yaşadığım en büyük maceram tamamladığım dünya turu oldu. Bu turdaki en zorlu aşama ise Moğolistan idi. Moğolistan bizim ülkemizin iki katı büyüklüğünde ve toplam nüfusu üç milyon olan bir ülke. Bu nüfusun yarısı da başkent Ulan Bator’da yaşıyor. Bu ülkeye kuzeybatıdan girdim ve kuzeydoğudan çıktım. Kat ettiğim 4.500 km yolun yaklaşık 3.500 kilometresi toprak idi ve bunun da 2.000 kilometresinde yol belirgin dahi değildi. GPS çalışmadı. İki kez akarsu geçtim. Şehir ve kasabalar hariç devletin izine bile rastlamadım. Değil polis, asker, karayolu arabası bile görmedim. Kaderimle baş başa kat ettim tüm bu yolu. Keyifli tek aşama, Orhun Vadisi’nde geçirdiğim iki gün idi. Burada Kül Tigin ve Bilge Kağan Yazıtlarının sergilendiği müzeyi ziyaret ettim ve geceyi de bir çadır kampta geçirdim.


Nasıl bir motosiklet ile çıkılmalı?: Uzun yol motosikleti tüm eşyanı ve seni, konforlu taşıyacak kadar büyük ve düştüğünde tek başına kaldırabileceğin kadar hafif olmalıdır. Elektronik aksam mümkünse sıfır olmalıdır. No ABS-No cry… Yollarda rastladığım arıza yapmış ve parça bekleyen motorların çoğu pahalı ve ünlü markalı motorlardı. Özellikle gariban ülkelere giderken basit motorlarla çıkmak gerek. Çanta olarak ben alüminyum tercih ettim ve çokta rahat ettim. Müze gezmek ve yemek yemek gibi kısa duruşlarda alüminyum çantayı kilitleyerek motor üzerinde bırakabilirsiniz. Ayrıca düşmelerden sonra olan bu çantalarda oluşan yamulmalar kolayca tamir edilebiliyor.


Gezginlerden Öneriler

Levent (Bikerelturco) Koçoğlu


Tüyo: Benim için her macera önce hayal etmekle başlıyor. Bence hayal kurmaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Karışımıza bir sürü engeller çıkacak ama inanıyorsak ve gerçekleştirmek istiyorsak, bu engelleri herkes aşabilir. Hayalimizi gerçekleştirmek için harcadığımız zamanın, emeğin aslında yolda olma sürecinin en önemli kısmını oluşturduğunu unutmamamız gerekli. İnsan seyahat esnasında bir sürü duygu yaşıyor ve dönüşte bu yaşananlar bazen unutuluyor. Onun için demode gelecek ama o ana ait bir ses kaydı almalarını tavsiye ederim. Egolarımızı bırakıp, kendimiz için yolda olmalıyız. Kimimiz dağ bizi görsün diye tırmanır, kimimiz dağı görmek için tırmanırız. Facebook ve benzeri yerlerde paylaşılan onlarca güzel bilgi ve deneyim, gönderiler arasında kayboluyor. Bence herkes bu yaşadıklarını bir bloga ya da yazıya dökmeli. Gidecek kişiler araştırma yaptığında “like”lar harici işine yarayacak bilgilere ulaşabilsin.


En büyük maceranız: En büyük maceram Orta Asya seyahatindeki Tacikistan’ın Pamir dağlarında yalnız başıma motosikletimle seyahat etmekti. O an, insan bir sürü duygu içerisinde oluyor. Bir yandan macera, bir yandan yalnızlık, korku ve heyecan... Edinilen tecrübeler, gerçekten tarifsiz duygular. Motosiklet seyahatlerim sayesinde, okullarda bize öğretilen Amuderya ve Siri Derya ‘yı dünya gözüyle görmek, Özbekistan’da Buhara, Semerkant, Khiva gibi tarihe damga vuran şehirlerde gezmek nefes almak, tarihe dokunmak...


Nasıl bir motosiklet ile çıkılmalı?: Egolara bağımlı motosikletler yerine, üzerinde çantasında, aksesuarında yada herhangi bir yerinde emeğimin olduğu motosiklet ile yol almak isterim. Sonuçta motosikletin, her zaman bir araç; asıl önemli olanın yolda yaşadıklarımız olduğuna inanıyorum. Son model bir motosiklet alıp üzerine bir o kadar da aksesuar takıp takıştırıp yolda olmaya artık karşıyım. Eskiden bende bu tarz geziyordum ama öğrendim ki alüminyum çanta yerine şeker çuvalı ya da heybe bile bağlasanız motosiklete işinizi görecek. Aksesuar parası yerine, motosikletime benzin koyup daha çok ülke görmeyi tercih ederim.


Gezginlerden Öneriler

Erdem Önen

YORUMLAR