Motosiklet Kültürü Dergisi

ABONELİK KAMPANYALARI

Neden Hala Enduro Almadım?

Pervin Ozulu

 1484 görüntülenme #3524 yorumlar

Neden Hala Enduro Almadım?

Pervin Ozulu

Motoron Dergisi Yazarı

Gezilerimi takip eden ve sürüş tarzımı bilenler ruhumun tam anlamıyla bir endurocu olduğunu çok iyi bilir ve o tarz motora hala geçmediğim için şaşıran, soran ve çok geç bile kaldığım fikrine sahip olanlar da az değil. Elbette,gezi ve sürüş tarzıma en uygun motor bir endurodur ve onunla çok keyifli geziler yaşayacağımı da çok iyi biliyorum, o zaman neden hala almadım?



Aslında ta baştan beri hedefim o olsa da başka motorlar nasip oldu,farklı tarzlar kullanmış olmak tecrübedir, yol ve motor tecrübesi biriktirmek bakış açısını genişlettirir. Gelişigüzel herhangi bir enduro almak istemiyordum, denedim ama beğenmedim ve hayal ettiğim o büyük gezi motorunu alıncaya kadar doğru zamanı beklemek ve sabretmek ayrı bir keyif benim için.



İstanbul’dayken geniş ve büyük bir motor çevikliğimi azaltabilir düşüncem vardı, o bir uzun yol motoru. Almayı düşündüğüm motor BMW GS1200. Onun kullanımı şu anki motorumdan çok daha kolay olduğunu da bilsem onu henüz almamanın en büyük nedenlerden birisi garajımın genişliğinin yeterli olmamasıdır. İstanbul’da bana ait özel bir garajım vardı, evimle bitişik, uzun ama eni dar,içeride motor döndürmek çok zordu. Dik rampa ile girip çıkıldığı için geri geri girilemiyor. Daha derli toplu olan şu anki motorumu bile içeride döndürmek için bin bir haller yapıyordum.



Neden hala enduro almamanın başka bir sebebi de İstanbul’dan şehir dışında uzaktaki parkurlara süratli ulaşmak için otoyollarda yüksek hızlarda giderken 4 silindiri tercih ettim. “Kadın Gözüyle Yeni Motor” gezi yazımda ne demek istediğimi çok daha detaylı anlatıyorum. Ne zaman İstanbul’dan taşınırsam ve dar garajımdan kurtulursam işte o zaman hayalimdeki enduro alma zamanım yaklaştı demek olacaktı. Bir de başka bir durum daha var, çok iyi bir enduro istiyorum ve onu hak etmek istiyorum. Yeteri kadar yollarda tecrübe edindikten sonra ona o zaman kavuşmak bir ödül sevinci yaşatacak, böylesi çok anlamlı benim için. Değer verdiğim hedeflerimi sabrederek elde etmeyi seviyorum. “Hak etme”fikrimi anlatmak için üniversite hayatımdan bir örnek verebilirim.



1993 yılı, babam Almanya’dan çok şık ve nadir olan bir araba getirmişti, İstanbul’da bir iki tane vardı sadece. Bir gün babam bana : “Kızım arabanın anahtarını al, onunla okula git.” dedi. Vay dedim, forsa bak, üniversite öğrencisi son model büyük bir arabayla okula geliyor. Eskiden bu tip şeyler anormal dikkat çekerdi. Kimse bakakalmasın diye paylaşmak için ehliyeti olup isteyene teneffüslerde okul parkında turlamaya izin verdim. 3 ya da 4 gün arabayla gittikten sonra babama anahtarı geri verdim. Çok şaşırdı. “Kızım niye kullanmıyorsun?”diye sordu.



“Baba, ben henüz bir arabayı hak etmiyorum, çalışıp kendi emeğimle almak istiyorum, henüz bunun zamanı gelmedi” dedim. Gözleri doldu, çok gurur duyduğunu hissettim. Çaba sarf ederek değer verdiğim hayallerime kavuşmak çok anlamlı benim için. İlk motorumu aldığımda ruhsatıma ve motoruma bakıp bakıp duygulandım, ona kavuşmak hiç kolay olmamıştı, itiraz edenleri ve engel duvarlarını aşmıştım. Bir yıl kadar sonra ikinci motor için araştırma yapmaya başladım, yeni bir ev alma planım da olduğundan motora sınırlı bütçe ayırmıştım. İstinye’ de  Borusan’ a gittim, 2.el BMW lerin arasında bir GS F 650 dikkatimi çekti, çok düşük km de idi, yeni sayılırdı. Gözleri bana bakıyordu sanki. Üzerine oturduğumda çok şaşırdım, beden uyumuna hayran kaldım, hafifliği ve kolaylığı beni çok etkilemişti.



Çok ergonomik hissettim, sanki terzi onu benim için dikmiş gibiydi. 100 cc motordan sonra 650 lik motoru böylesine benimseyebiliyor olmam motorun başarısıdır. Böyle bir vücut uyumu olamaz, müthiş bir denge, yüksek bir hakimiyet ve güven hissi almıştım. Fiyat tam ayırdığım bütçe kadardı, bu kalite bu kadar uygun olamazdı, şaşırmıştım. Onu almaya hemen karar verdim.



Satıcıyla o motor hakkında konuşurken özelliklerini gösteren bir evrak uzattı, fiyat da yazıyordu, etiket deki rakam ile aynı, ancak etikette döviz cinsi yazmıyordu, o kağıtta Euro yazıyordu.Gözlerim herhalde sadece ayırdığım paraya odaklı olduğundan o fiyatın TL değil de € olabileceği hiç aklıma gelmedi. Görmek istediğimi algıladım demek. Euro olarak motor hak ettiği normal fiyata ulaştı, ama o rakam bana uymuyordu. Ev için ayırdığım bütçeden alıp ilave etmem, planım bakidir, disiplinimi bozmam. Üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçti, artık çoktan İstanbul’da da değilim, hayat akışı tıkırında diyebilirim ve kendime ödül olarak gördüğüm BMW hayalime adım adım yaklaştım. Ne kadar sabretmişim, ne kadar çok sadık ve istikrarlıyım, kendime bravo. Elbette her şey nasip kısmet işidir, ne olacağını bilemeyiz, ama şunu iyi biliyorum ve çok istiyorum : 



2017 yılında huzur ve mutluluk olsun ülkemizde, herkes sağlıcakla yaşasın.

YORUMLAR