Reklam Ve Motosiklet

Yavuz Taşkıran

Reklam Ve Motosiklet

Motosikletten söz edildiğinde çoğumuzun aklına gelen ilk şey onun hızlı bir araç olmasıdır.

Yavuz Taşkıran

Motoron Dergisi Yazarı

Doğru, çünkü iki tekere sahip ve motoru bulunan her araç dört tekerlilere göre inanılmaz bir ivmelenme becerine sahiptir. Buna karşılık, meydana gelebilecek kazalarda yüksek yaralanma ve ölüm riskleri bulunmaktadır. “Aman şeytan işidir”, aman şeytanarabasıdır” diyerek insanları motordan soğutmaya çalışanları da işe katarsak durum daha çetrefilli hale gelmektedir. Hoşuma giden işlerden birisi, motosikletin sinema filmlerinde, televizyon reklâmlarında kullanılıyor olmasıdır.” Sky Fall” filmindeki motordan başlayıp “Motosiklet Günlüğü”ne kadar olanları kısaca gözden geçirdiğimde yaşamın her tarafında motosiklet yer alıyor. Bazen “Custom” yapımlıların muhteşem görüntülerine bakıp kıskanıyorum. Bir içecek şirketi için hazırlanan televizyon reklamında, hızlı giden motorun durup, kullanıcısının kaskını çıkardığında onun az önce otomobilde yol alan sarışın bayanın olduğunu görmüştüm. Bu kadar iyi nasıl motor kullandıklarını merak edip “Tekteker Arif”i arayıp sormuştum. Cevabı çok kolay ve kısa idi: “Hocam, o motoru ben kullanıyordum!”

 

Yine de sevinmiştim bu reklam için. Her hafta o içecek ürünlerinden birini mutfağıma alıyorum. Sırf reklamda motosiklet kullanıldığı için. Şirketlere ve reklam ajanslarına duyurulur! Yakın zaman önce Name Ekin, motoru ile reklam filminde görev yaptı. Padokta arkadaşlarına konuyu anlatırken kulak misafiri olmuştum. Çok heyecanlı şekilde aktarmıştı. Kuzey Kıbrıs’daki Yakın Doğu Üniversitesi için hazırlanan reklam filminde tercihini o Üniversite olarak belirtmişti. Karelerden aklımda kalan, akademik heyetin ortasından motosikleti ile geçen Name’nin durup, park ettikten sonra öğrenci işleri ofisine varışı ve söylediği sözlerdi…

 

Türkiye’nin bayanları arasındaki motosikletin en hızlı sporcusunun bu yapımda yer alması güzel bir şeydir.

 

Bu yazımı yazarken gözüm televizyona takıldı. O da ne? Kenan bir kargo şirketi reklamında… Paketi alıyorlar, adres aranıyor, Dünyanın en hızlısı adresi bulamıyor! Gidilecek adres “Gül Sokak”. Kargo elemanı 1196 tane gül ismi taşıyan sokağın bulunduğunu söylüyor. Güzel bir kurgu. Ama buradan başka şeyler çıkartıyorum:

 

Bildiğiniz gibi bir süre önce Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, İstanbul’daki Tarabya Köşkünde Kenan Sofuoğlu’nu kabul etmişti. Kenan, motoru ile Dünya Başkentindeki bu görüşmeye katıldı. Bu da motosiklet için büyük bir reklam sayılır. Sonra tekrar reklama gidiyorum; neden karanfil sokak, zambak sokak değil de “Gül” sokak? Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde motosikletin tanıtımı için daha çok gayret içinde olma fırsatını yakalar mıyız? Başbakanımız zaten Kenan’ın sürekli takipçisi ve destekçisi… Şimdi onu motosikletle buluşturabilirsek, motosiklet kullanıcılarının en büyük sorunu olan ÖTV ve KDV oranlarını aşağıya çektirmeyi başarabilir miyiz?

 

Daha çok reklam daha çok motosiklet demektir. Açık yazıyorum, ben reklamlarında motosiklet kullanılan ürünleri tercih ediyorum. Arkadaşlarıma öneriyorum. Siz de öyle yapın…

YORUMLAR