Motosiklet Kültürü Dergisi

ABONELİK KAMPANYALARI

Viraja 10 Derece Açıyla Girebilen Motosiklet Yaptılar

Rauf Gerz

 939 görüntülenme #3969 yorumlar

Viraja 10 Derece Açıyla Girebilen Motosiklet Yaptılar

Mercedes mühendislerinin geliştirdiği prototip aynı zamanda Michelin AR-GE ekibinden kalabalık bir grubun katılımıyla üretildi. Bu arada kaliteli bir asfaltın gerekliliğini anlayan geliştirme ekibi bu konuda da Çin asfalt üreticisi Zyong-İn firmasından destek aldılar.

Rauf Gerz

Motoron Dergisi Yazarı

Çalışma sonunda 180 km. süratle giderken keskin virajlarda 10 derece açıyla yatabilen yeni bir motosiklet icat edildi.

İnandın mı? Zaten virajın uzunluğu yazmıyor, oradan uyanman gerekirdi. De ki viraja 10 derece açıyla girebilen bir motosiklet yaptılar; bundan sana ne? Sen viraja 10 dereceyle girebiliyor musun? Herkesin virajı kendine. Yere yapışarak gidenini de yapsalar senin viraja girip çıkacağın yatma açısı, sürat, heyecan belli. Daha fazlasını niye isteyesin ki? Masum okuyucuları tenzih ederim ama çoğunluğun bakış açısı “Ulan bu motordan bir gün nasıl alırım acaba?” şeklinde.

Soruyor okuyucu; “Abi tek teker yapabilmek için nasıl bir eğitim almak lazım?” Mailde sinkaflı cevap vermek yakışık almayacağı için cevapsız bırakıyorum. Daha fazla ilişkide olup böyle bir şaşkının yeryüzünü nasıl işgal ettiğini ve hatta olması gereken zamandan daha önce başına ne işler geldiğini bilmeyeyim diye.

Herhangi bir şeyin ne kadarının sana yeteceğini bilmen lazım. Yani iki motosikletin olmasıyla 12 motosikletin olması arasında keyif bakımından aynı oranda bir fark yok. Bir motosiklet 10 kilo keyif ise, 10 motosiklet 100 kilo keyif etmiyor işte. Aynı şey viraj için de geçerli, teker için de gezmek için de… Sana yeteceği kadarıyla tatmin olman gerek. Yoksa milyonlarca doları olup üzerine biraz daha fazlasını koyayım derken çocuklarını nasıl büyüttüğünden habersiz işadamı haline bürünüverirsin. Bir klasik, bir spor, bir üstü açık araba derken bir bakmışsın ki kıçın bir tane. Sadece tekine binebiliyorsun.

Hayatı basitleştirmen gerekiyor. Sorumluluklarını hiç üstlenmeyen yeni nesil kafasından bahsetmiyorum. Hayatı basitleştirmekten kastım anneler gününde anneni aramayı külfet saymak veya hasta arkadaşının ziyaretine “Telefonla hallederim” tembelliği demek değil. Basitleştirmekten kastım; az eşya, yerine getirilmek üzere verilmiş daha az söz, daha az ama yoğun geziler hatta belki daha az ama nitelikli insan. Bildiğin sadeleşmekten bahsediyorum yani.

“Adam bir viraj geyiğiyle başladı, kafamızı ütüledi. Motosiklet bunun neresinde?” diye soran arkadaşıma söylüyorum; Kardeşim seni sadeleştirecek en önemli iki aracın birinden bahsediyorum. Bunların biri tekne diğeri motosiklet. Burası bir motosiklet dergisi olduğuna göre size 43 Bavaria anlatacak değilim. Motosikletle hayatını zorlaştırma, sadeleştir diyorum.

Sana ne motoru bilmem ne yapınca kaç beygir oluyormuş, virajda daha fazla yatınca başın göğe eriyormuş, pistte kanguru derisi tulum kullanınca düşmelerde daha çabuk durduruyormuş detaylarından.

Sen bir motosikletle 10 kilo keyif alıyor musun kardeşim. Belin, boynun ağrımadan biniyor, suratındaki sırıtışla sürüyor, 10 yıllık taş gibi soluk montunla geziyor, mutlu mesut yaşıyor musun; yeter.

Hayatı yemiş yutmuş guru edasıyla söylemiyorum. Tersini yapan dangalaklardan sıkça gördüğüm ve bir dönem bunların başını çekenlerden birisi olduğum için kusuyorum.

Sür git; keyfine bak.  

YORUMLAR