Menu
in

Club Dracula: Can-Am / BRP 2017 Off Road

Yazar: Moe

Beyler ve bayanlar, Dracula Kulübüne hoş geldiniz… Dracula Kulübünün ilk kuralı Dracula Kulübü hakkında konuşmamaktır. Dracula Kulübünün ikinci kuralı “kimse ile” Dracula Kulübü hakkında konuşmamaktır. Dracula Kulübünün üçüncü kuralı biri “pes” derse, yüksek doz adrenalinden bayılırsa ya da araçları eve götürmeye çalışırsa sürüş sona erer…

 

Maverick X3 ile Eflak sınırını geçmeye çalışırken BRP ekibine yakalanınca sanıyorum çoktan 3. kuralı ihlal etmiş olduk… Dolayısıyla 1. ve 2. kuralın da bir bağlayıcılığı teoride kalmamalı. Hem zaten; teknik olarak siz bu yazıyı okuyor iken çok da “konuşuyor” sayılmayız, değil mi? Gelin size Braşov’daki bu gizemli kulüpte neler yapıldığından bahsedeyim. Yalnız, hepsi aramızda…

 

 

 

2017 Off-Road Can-Am Modellerini Test Etmek için Romanya’daydık!

 

Ekim’in ilk haftasında Depar Motor’un davetlisi olarak Can-Am’in 2017 Off-Road ürün gamındaki tüm ATV, Utility, Side-by-Side modellerini sınamak üzere yine yollardaydık. İstikamet, coğrafik olarak Romanya’nın merkezinde yer alan Poiana Braşov kasabası. Braşov’un hemen güneyinde kalan bu küçük yerleşim bölgesi aslında ülkenin en çok gelir sağlayan “kış turizmi bölgesi” olma özelliğini taşıyor. Balkondan manzarama bakıyorum… Karpatlar’ın eteğindeki, minimal insan eli değmiş bu bölge o kadar huzurlu ve dingin hissettiriyor ki; bir sonraki gün aynı dağlarda, çamur içinde keçilere meydan okuyarak, tepeleri tek tek aşarken Hunharca Gülen Adam modunda kahkaha atanın “Moe” olduğunu söyleseler, sanıyorum hayatta inanmazdım… Neyse, ne diyorduk? Türkiye’de daha çok 3 tekerli spor/yol modeli “Spyder “ile adından çokça bahsettiren Can-Am’ın , bu sefer 4 tekerli off-road modellerini denemek için Romanya kırsalının yolunu tuttuk. Bir önceki gün hafif bir yağmur yağmış, ancak test günü hava mükemmel… ,

 

 

 

Yerler hafif çamur (Nefis, her türlü apaçiliğe uygun), önünüzde gözün alabildiğince yeşillik, uzaktan hafif bir şelale sesi, doğa, huzur, hayaller… Bir manzaraya, bir de önümdeki ATV’lere bakıyor; kendimi tepedeki parkurun zirvesinden, 5. şafağın sonunda doğudan gelen Gandalf edasıyla Renegade X’in üzerinde zıplarken hayal ediyorum… Haydi artık test başlasın!

 

 

Can-Am ekibi, günü bizim için 3’e ayırmış: İlk önce dar alanda ATV’ler için Enduro parkuru, sonrasında UTV’ler için özel olarak seçilmiş Doğa gezisi/Off Road parkuru, sonrasında spor araçlar için hazırlanan, adına “Adrenalin parkuru” koyduğum, herkesin sabırsızlıkla beklediği o test…

 

 

 

ATV: All Terrain Vehicles (Tüm Arazi Şartlarına Uyumlu Araç) gidon ile yönlendirilen, genelde sağ baş parmak ile gaz kontrolü yapılan, araziye uyumlu 4 tekerli araçlardır.

 

 

UTV: Utility Task Vehicles (İş Amaçlı Kullanılan Araçlar) ise ATV araçların geliştirilmiş şeklidir. Yolda veya arazide gitmek, ayrıca günlük işler için kullanılmak üzere dizayn edilmiş, hafif ve üstünde kafes biçiminde bir karoseri/şasisi olan araçlardır. Direksiyon ile yönlendirilir, arabalar gibi gaz ve fren pedalına sahip olup, birden fazla yolcu kapasitesine sahiptir.

 


Can-Am ayrıca modellerinde neredeyse sonsuz özelleştirebilme imkanı sunuyor, 86L arka çanta, yüksek ön cam, taşınabilir soft çantalar, hoparlör sistemleri, ikincil güçlendirilmiş vinç setleri vs…

 


Bilirsiniz, inşaat araçlarını izlemek artık milli sporumuz sayılır… Ben de bu duruma çok fazla seyirci kalamadım. Söylediklerine göre oldukça da yetenekli çıkmışım (gaz).

 

SSV: Side by Side Vehicles (Arabalar gibi, yan yana oturuş düzenine sahip araçlara verilen genel isimlendirme)

 

 

ATV Parkuru Gözüme ilk önce Outlander 570’i kestiriyorum. Nispeten uzun dingil mesafesi sayesinde, bizlere soğuk terler döktürmek için itina ile hazırlanan bu parkurdan çok daha stabil ve minimum “Yusuf” ile çıkacağımı öngörüyorum.

2017 model Outlander’larda, özellikle akıcı gaz dozajlamasına bayıldım. On/Off olarak çalışan alternatiflerin aksine, kontrollü ve kademeli olarak gelen gaz tepkisi engelleri aşarken beklenmedik sürprizler yaratmıyor. Kademeli olarak dozajlandığında ise motordan tam gücü istikrarlı bir şekilde alabiliyorsunuz…

2017 modellerini yeni Avrupa birliği regülasyonlarına uyduran Can-Am, bu modelleri T3 sınıfında satışa sunmayı planlıyor.

ATV’lerde; motosikletlerdeki elcikten farklı olarak baş parmağınızla komuta ettiğiniz bir buton/kol ile gaz veriyorsunuz. Endüstri standartı olan bu özellik, zorlu ve extrem arazi şartlarında kullanım için daha güvenli bir alternatif olduğu, ve çift yönde yapılacak manevralar esnasında daha ince gaz kolu ayarı yapılabildiği için tercih ediliyor. 4×4 modunda parkurdaki engelleri tek tek aşıyoruz, dev lastik tepeleri, çukurlar, mıcır tepeler, kalas yığınları, hatta tahterevalliler… Güç bakımından sınıf lideri olduğu belirtilen 570cc’lik Rotax motorunun torklu yapısı, bu tür engel ve engebeleri aşmak için ideal… Çekiş demişken, bu modellerin ağır işlerde de kullanıldığını hatırlatmakta fayda var, örneğin aracın arkasına takacağınız bir dorse ile 590 kg’lık bir yük ile tarlanızda, çiftliğinizde taşıma yapabiliyorsunuz. Öndeki çift, arkadaki tek disk 214mm 2 piston kaliper ve Maxxis tekerler, kaygan çamur şartlarında bile sizi güvenle yere çivilemeyi başarıyor…
Daha sportif bir kullanım tercih edenler için ise aynı motor ile sunulan Renegade modelleri de mevcut, Renegade X MR 1000R ise 976cc,90 beygirlik motoru ile çılgınlığın ta kendisi…


Kişiselleştirilebilir arka damper

 


Standart olarak ön kökpitte yer alan taşınabilir alet çantası

Koltuk altlarında bulunan gizli saklama hazneleri
Doğa Gezisi Can-Am Defender Utility Eylül 2015’te BRP CEO’su Jose Boisioli “… Önümüzdeki 4 yıl boyunca her 6 ayda yeni bir SSV piyasaya süreceğiz…” sözü ile harekete geçen Kanada menşeili şirket, bu 8 serilik serüvenin ilkini de Club Dracula’ya hazır hale getirmiş: Can-Am Defender! Defender, kısa sürede benim için testin favori aracı olmasını başardı… Mühendis kafasından mıdır bilinmez, ancak bir Maverick kadar uçuk kaçık gitmese de, dışarıdan bakıldığından yürek hoplatmasa da, bu küçük canavarın bir İsveç çakısı gibi her yerinden pratik detaylar çıkması oldukça hoşuma gitti… Örneğin sadece arkadaki küçük dampere bakarsak, varil taşımak için özel gözler, yüklerinizi dengede tutmak ve dilediğiniz şekilde raflara ayırmak için sabitleme noktaları dikkat çekiyor. Açılabilir bagaj kapağı ile bu alan daha da genişletilebiliyor, hatta istediğiniz takdirde bir anda bardak tutamaçları olan seyyar bir piknik masasına dönüşüveriyor. 4 kişilik modeli de bulunan bu model ile, haftaiçi ağır işlerinizi görüp hafta sonu ailenizle kırsal alanda bir geziye çıkıp kampınızı/pikniğinizi yapabilirsiniz.

Ca-Am Defender HD8
Can-AM Defender’ın araç bazında 3 varyantı bulunuyor: Baz model 26 inç Maxis lastik ile gelirken; Defender DPS ve Defender MAX DPS 14 inç jant ve 27 inç Maxis Bighorn 2.0 lastikler ile geliyor. MAX DPS modeli 4 koltuklu (max 6 kişi) iken, diğer iki model 2 koltuklu (max 3 kişi) olarak tasarlanmış… Araçlardan bağımsız olarak modellerde 2016/2017 yılı için 2 farklı model opsiyonu da sunulmuş: HD8 (800cc) / HD10(976cc). Böylece daha aksesuar kataloğunu açmadan elinizin altında 6 farklı varyant etmiş oluyorsunuz.

Defender’ın Başlıca Detayları: Pro Torq Şanzıman: • Quick Response System (QRS), CVT’lerin özellikle düşük devirlerdeki geç gaz tepkisini ortadan kaldıran bir sistem. Düşük hızlarda daha akıcı ve istikrarlı güç aktarımı hedeflenmiş.
• P/R/N/H/L seçenekleri ile Yükseltilmiş CVT oranları, özellikle ağır yükler için optimize edilmiş.
• Elektronik kayış koruma sistemi ve kayış soğutma sistemi. • Yokuş iniş destek sistemi • Sıfırdan tasarlanmış, yüksek dayanımlı HSLA çelik, yüksek rijidite, entegre ön koruma ve taban koruma plakaları, 3000 km veya 200 saat bakım aralığı, kolay tamir edilebilirlik,
• 3 farklı sürüş modu (İş/Normal/Eco), 4×4- 2×4 modu, arka diferansiyel kilit tuşu
• Programlanmış anahtarlar: 3 farklı anahtar çeşidine göre immobilizer sistemi güç kesintisinde bulunabiliyor.
İş Anahtarı: Aracın hızını 40 km/sa’ye limitler        Standart Anahtar: Aracın hızını 70 km/sa’ye limitler        Performans Anahtarı: Tam performans verir Bu 3 farklı anahtar ile 3 farklı simülasyonda kullanma fikri oldukça mantıklı. Örneğin bir çiftlik sahibisiniz, çalışanların kendilerini tehlikeye atmasını ve yüklü iken akrobatik hareketler yapmasını engellemek için İş Anahtarını veriyorsunuz, boş bir vaziyette uzun yol yapımı gereken durumlarda standart anahtar kullanılabilirken, haftasonu bir kaçamak yapıp apaçilik yapayım dediğinizde de elinizin altında Performans Anahtarı hazır ve nazır bulunuyor oluyor.
• 26 derecelik dar dönüş açısı.
• Aracın yerden yüksekliği teknik verilere göre 28cm, oldukça yüksek. Bu, arazi için tasarlanmış Double A-Arm Ön süspansiyon, ve TTA HD Arka süspansiyonlar ile de birleşince ortaya dağa bayıra güvenle vurabileceğiniz çok fonksiyonel bir canavar ortaya çıkıyor. Öyle ki, aracın sağ tarafı derin bir çukurdan, sol tarafı ise küçük bir tepenin üstünden geçerken bile sürücü minimal bir eğilim hissediyor… Testin ilk anlarında “Yahu burayı nasıl tırmanırız, taklaya gelmeyelim?” diye düşündüğüm her noktada öndeki Finlandiyalı eğitmeninin, adeta Bağdat Caddesi’nde caka satan Audi’li Banu Su rahatlığıyla geçişlerini görünce; Defender’ı artık ben de dan dun tepe bayır vurup power slide’lara başlıyorum. Aracın extrem şartlardaki denge ve çekişi o kadar güven verici ki, içinizdeki apaçi’nin ortaya çıkmaması gerçekten çok zor. Bu yüzden 3 farklı anahtar stratejisinin çok yerinde olduğunu bir kez daha düşünüyorum…
• Aracın kabini, arka taşıyıcı damperi ve konsolu üzerinde diğer modellerinde olduğu gibi çok farklı kombinasyonlarda kişiselleştirme yapabiliyorsunuz. Can-Am bu konuda müşterilerinin sesini oldukça iyi dinlemişe benziyor, her türlü aplikasyona ve ihtiyaca göre aracınızı şekillendirmeniz mümkün…


Can Am Outlander 570

Can-Am Maverick X3
Adrenalin ParkuruCan-Am Maverick X3 Assolistimiz ise en son sırada… Can-Am ekibi, adrenalini tek seferde damardan verip altın vuruşu yaşatmak yerine, anlıyorum ki artan dozajlar halinde bize tattırmayı uygun görmüş. ATV stunt-vari enduro parkuru ile düşük hızlarda 4×4’ün inanılmaz çekişi ile nasıl kıvrak manevralar yapılır, sınırlarınızı düşük hızda nasıl sorlarız’ı gördük. Sonrasında Utility segmentinde gerçek doğa koşullarında aracın neler yapabildiğine büyük bir keyifle şahit olduk. Bu 2 test esnasında heyecanımız eksponansiyel bir şekilde artmış ve anlık pikler yapmış olsa da, henüz tolerans limitlerimize ulaşmamız düzeydeyiz…

Ta ki Maverick X3’ün ilk kez direksiyonuna geçene kadar. Bu şey gerçekten ürkütücü! Egzoz sisteminin motordan sadece bir kaç santim uzakta olmasından ve Turbo’nun da hemen kulağınızın arkasından konumlandırılmasından ötürü, sürekli kışkırtıcı bir gürültü/senfoni sizi gaza getirmek için ritim tutturuyor… Başka herhangi bir araçla cesaret edemeyeceğiniz bir arazide 0’dan 100km/sa hıza sadece 4.8 sn’de çıkmak adeta çocuk oyuncağı. Altınızda yarım metre çukur ve tümseklerin olduğunu ve zeminin tamamen çamurla kaplı olduğunu bilmenize rağmen bu ivme ve hızları görmek ise kesinlikle tecrübe etmeniz gereken bir olay! Aslında her şey; daha önceden bir “Performans Markası” olarak değerlendirilen Can-Am, kendisini yeniden performans, kolay kullanılır, ve daha modern tasarımlara adamaya karar vermesi ile başlıyor.

Spor Side by Side segmentindeki her sene giderek artan motor güçleri ve süspansiyon çalışma aralıkları, Maverick X3’ün nokta atışı yaptığı 2 alan olmuş. Projesinin başlangıcında Buggie, Sandrail, ATV’ler ve hatta bizim daha çok aşina olduğumuz Dirt Bike’lardan esinlenilerek geliştirilen X3, çöl/yüksek irtifa/kaya tırmanışları/ ormanlık alan/çamur,çakıl yollar gibi zorlu alanlarda ancak hızlı süratlerde kullanılabilir bir paket haline getirilmiş. BRP Ürün Müdürü Olivier Camus’a göre X3, pazardaki %5’lik yarışçı kesime ve %35’lik Agresif/spor sürüş meraklılarına hitap etmek üzere tasarlanmış. Ve işin ilginci, pazar araştırmalarında Orta Doğu/ Arap ülkelerinden, Kuzey Amerika ülkelerine kadar bu hedef kitle aynı şeyi talep ediyormuş: Arkadaşlar ile açık alanda hız ve adrenalin, dayanıklı ve sportif süspansiyonlar, modifiye edilebilirlik ve eşsiz olmak…

Bu kriterleri müşterilerin gözünde pekiştirmek üzere de Marketing ekibinin ilk işlerinden biri, rally ve Gymkhana efsanesi Amerikan Ken Block ile sponsorluk sözleşmesi imzalamak olmuş. 154 beygirlik bir güce sahip olan mevzu bahis canavarın (Maverick X3) Ken Block ve BJ Baldwin’in ellerinde neler yapabildiğini şu videodan izleyebilirsiniz: https://youtu.be/ZzdNykgUAO4 . Kanadalı Bombardier Recreational Products Inc. (BRP) şirketi tarafından geliştirilen Can-Am modellerinin kalbini, yine BRP’nin bünyesinde bulunan meşhur Rotax motorları oluşturuyor.

Özellikle dikkatimizi çeken noktalardan biri; Rotax’ın istediği speklere göre kendisinin tasarlayıp ürettiği Turbosu sayesinde, yeni 3 silindirli motor bloğundan olabildiğince efektif performans elde edilmiş. Özellikle 4 tekerli off road bir araç ile, 0-100km/sa arası hıza 4.8sn’de ulaşmak bizim için oldukça farklı bir tecrübeydi!


Sonuç
Son tahlilde Can-Am, 2017 yılı için oldukça büyük atılımlarla ürün gamını yenileyerek ve son kullanıcının taleplerini dinleyerek geliyor… Ülkemizin muhteşem coğrafyası için biçilmiş kaftan olduğunu düşündüğümüz; keza özellikle Avcılık, Çiftçilik/ Hayvancılık, Ziraat/Tarım, İnşaat ve bilumum alanda inanılmaz iş yapabilecek ATV & Heavy Duty UTV’lerin biraz daha erişilebilir kılınması, bu araçların potansiyelinin özellikle Anadolu’ya yayılarak sektörün gelişmesi ve bilinçlenmesi en büyük umudumuz…

2017’de Amerika pazarı için UTV’de 11000$ ve 23000$ arasında değişen fiyatların, ATV’de ise 6000-15000$ arasında seyredeceğini öğrendik. Avrupa pazarı için fiyatlandırma çalışmaları sürüyor olsa da, derginin yayınlandığı tarih itibari ile Türkiye fiyatları da kesinleşmiş olabilir. Depar Motor ile fiyat ve test imkanları için iletişime geçmenizi şiddetle tavsiye ederiz…

Arazi ve 4 teker birleşiminin bu kadar keyifli olacağını açıkçası ben de tahmin edemezdim… Olivier’nin önümüzdeki 6 aylık periyotlarda çok şaşıracağımızı söylediği yeni modellerini görmek için ise şimdiden sabırsızlanıyoruz… BRP Türkiye Distribütörü Depar Motor’un sitesinde ürün yelpazesi ve ürün aksesuar çeşitleri ile ilgili daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz (www.deparmotor.com)

Finalde; Hollywood’un kendisine, kendisinin de Türklere hayranlığıyla bilinen (!) Kont Drakula’nın (nam-ı diğer Vlad Tepeş ya da Kazıklı Voyvoda) kalesini de ziyaret etme şansı bulduk. Bran Kalesi; manzarası, tarihi ve özellikle kaliteli asfalta sahip virajlı dağ yolları ile oldukça ilgimizi çekti… Motosiklet ile yolunuz Braşov yakınlarına düşerse uğramanızı şiddetle öneririz.

TEKNİK ÖZELLİKLER Outlander Max XT 570• Rotax® V-Twin, 8 valf, SOHC motor, sıvı soğutmalı, 570cc, 48 Beygir • Continuously Variable Transmission ,CVT (scooterlardan alışık olduğumuz “sürekli değişken oranlı şanzıman) ) motor freni destekli. [Park/Geri Vİtes/ N/ Yüksek vites/ Düşük vites] • Üç Modlu Dynamic Power Steering (DPSTM) • 1,361 kg vinç ile çekebilme kapasitesi, 590 kg dorse ile yük çekme kapasitesi • Güçlendirilmiş, Heavy Duty ön ve arka korumalar • 12-inç döküm-aluminyum jantlar • 25-inç Maxxis† M923J radyal lastikler • Torsional Trailing arm Independent (TTI) arka süspansiyon • Rüzgar Deflekörleri • 165 kg yükleme kapasiteli çelik raflar • 10.9 L hacimli su geçirmek arka bagaj, 20,5lt benzin deposu • Dinamik yolcu konfor ergonomisi, ayarlanabilir el tutamaçları HD8 / HD10 • HD8: 50 beygir, Rotax 800cc, V-Twin, sıvı soğutmalı, EFI/HD10: 72 beygir, Rotax 976 cc, V-twin, sıvı soğutmalı, EFI • PRO-TORQ Şanzıman, Extra-L / H / N / R / P • HD8: Değiştirilebilir 4×4-2×4 modu, otomatik ön diferansiyel kilidi/HD10: Değiştirilebilir 4×4- 2×4 modu, otomatik ön diferansiyel kilidi, arka diferansiyel kilit tuşu • 907 kg kg vinç ile çekebilme kapasitesi, 680 kg yükleme kapasitesi • Güçlendirilmiş, Heavy Duty ön ve arka korumalar • 12-inç döküm-aluminyum jantlar • 25-inç Maxxis† M923J radyal lastikler • Torsional Trailing arm Independent (TTI) arka süspansiyon • Rüzgar Deflekörleri • 165 kg yükleme kapasiteli çelik raflar • 40 lt benzin deposu • Dinamik yolcu konfor ergonomisi, ayarlanabilir el tutamaçları Can-Am Maverick X3: • 154 Beygir, Rotax ACE (Advanced Combustion Efficiency) 900 cc Turboşarjlı 3 silindirli, sıvı soğutmalı, EFI motor • Quick Response System – Continuously Variable Transmission [ Park/Geri Vites/ N/ Yüksek vites/ Düşük vites] • Üç Modlu Dynamic Power Steering (DPSTM), Değiştirilebilir 4×4-2×4 modu, otomatik ön diferansiyel kilidi •Önde Çift piston kaliper, 262 mm çift disk frenler, arkada çift piston kaliper, 248 mm çift disk frenler • 667 kuru motor ağırlığı • DESS Start Stop tuşu • 14-inç döküm-alüminyum jantlar • 28-inç Maxxis Bighorn 2.0 radyal lastikler • Boyutlar: 332.7 x 162.5 x 167.6 cm •9,4 L bagaj alanı, 40 lt benzin deposu• Dinamik sürücü konfor ergonomisi, ayarlanabilir

Cevap bırakın