Menu
in

Gece Sürüşü

Yazar: Pervin Ozulu

Gece sürüşü tehlikeli midir? Yoksa avantaj mı dır?

Tehlikeli derler hani gece sürüşü için, “aman sakın gece
yola çıkma” …

 

İlk olarak belirtmem gereken şey, gece motor sürmeyi çok
seviyorum.

 

Karanlıkta yolda sürüş yaptığımı anlattığımda çoğu insan hem
şaşırıyor hem benim için korkuyor. Benim ise çekindiğim mekanlar ve hiç
gitmediğim yerler de gece eğlence ortamlarıdır, ancak gece hayatının olduğu bu
ortamlar daima hınca hınç doludur. Öyle bir yere gitsem, kimse benim yerime
korkmaz.

 

Gece tehlikeli değil, insanlar tehlikelidir. Sanırım
korkularımızı bakış açılarımız belirliyor.

 

Gece sürüşünde zorluklar nelerdir?

Karşı ışıklar nedeniyle gözler kötü etkilenir, özellikle uzun sürüşlerde ve ayrıca görüş mesafesi ve çevreyi görme imkanı
kısıtlandığı için daha zordur elbette. Ona göre daha dikkatli olmak gerek ve sürüş
tecrübelerinin önemli olduğu bir sürüş şeklidir. Sadece sürüş tecrübesi de
yeterli değildir, gece davranışların da değişmesi gerek.

 

Özellikle kadın olduğum için daha dikkatli olmam gerekiyor,
gecenin kendisinden değil, insanlar yüzünden tedbir amaçlı daha dikkatli olmak
gerekiyor. Benzin ihtiyacım dışında pek durmam, çünkü kadın olduğumu mümkün
olduğu kadar göz önüne sergilemek istemiyorum. Saçım zaten komple gizlenmiş
olur ve gecenin karanlığı kendime fayda olarak görüyorum, çünkü kadın olduğum
hemen belli olmuyor. Bu da gecenin bana sunduğu büyük bir avantajıdır.

 

Gece sürüş öncesi ne yapılmalıdır?

Işık kontrollerinin yapılması son derece önemlidir. Farı,
var ise sis farları, stop lambasını ve sinyallerin çalışır olduğundan
kesinlikle emin olmak gerek, ayrıca küçük bir fener ve mümkün ise yedek pilleri
de bulundurmak önemli. Reflektörlü yelek gibi görünürlüğü arttıran giyişiler
giymek hayatta kalmak ile eş anlamlı.

Dün gece şehirlerarası yoldaydım, tenha ve kimsenin olmadığı
ışıksız yollar çok heyecanlı geçti, gece bölge bölge sis vardı, görüş mesafesi
2 mt ve her taraf kapkaranlıktı. Farın ışığı sise hayat verdiği için ve
arkasındaki karanlık fon yüzünden muhteşem görüntüler oluştu.

 

Otoyol ışıl ışıl sarı aydınlatmalarıyla keyfime keyif kattı,
huzur hissettim. Binalardaki ve uzakta gördüğüm tüm o ışıklar muhteşem tablolar
oluşturdu.

 

Yol aydınlatması olmayan yollarda daha çok dikkatli gitmek
gerek elbette, tenha yerlerde gece tilkilerle karşılaştığım çok olmuştur,
onlar da zaten ışıktan korktuğu için aceleyle uzağa kaçarlar. Yola çıkabilecek hayvanları düşünerek sürüşü yapmak gerek. Gündüz aslında yola çıkan çok köpek olur ve gündüz bile son anda gördüğüm köpekler olmuştur, her problemi geceye bağlamamak gerek. Aslında ışıkları çalışmayan ve o şekilde trafiğe çıkan araçlar var, yani aslında insan faktörü tehlike yaratıyor. Sizi hızlıca sollamaya kalkışan ışıksız araba mutlaka geçmiştir, aynadan hiç bir şey görmemişsinizdir ve aniden yanınızda belirler, gökten düşmüş gibi ve füze gibi yanınızdan geçer. Hatta önümüzde ışıksız giden aracı bile fark etmek zordur, farı mızdan ona gelen ışıktan oluşan ufak ışık yansımalarından anlayabiliriz. Dikkatli olmak gerek, gündüz de olsa gece de olsa dikkat şart.

İnsan faktörü tehlikelerimizi yaratıyor ne yazık ki. Fakat sürat olmadığı sürece tehlike macera boyutundadır bence.

Macera
severler anlar beni…

 

 

 

 

Cevap bırakın