Menu
in

Honda ile Türkiye Pazarı Üzerine Söyleyişi

Yazar: Sinan Özgen ve Özdem Erdem

Eicma Fuarı’nda buluştuk ve sizler için fuar düşünceleri hakkında konuştuk…

Eicma Fuarın’nda Türk basın mesupları ve yerli temsilciler arasında en çok konuşulan konulardan başında yeni Euro 4 emisyon standartları ve Türkiye Pazarı’nın bundan nasıl etkileneceği geliyordu. Geçen yıl ve bu yıl yaptığı satışlar ile pazarda lider konumda bulunan Honda’nın başındaki yöneticilerden üçüyle; İsmail Sümer, Cem Özütok ve Bülent Kılıçer ile görüşme fırsatı bulduk. Pazarın geleceğine dair düşünceleri üzerine konuştuk.

 

 

Motoron: Sayın Kılıçer, çok tartışma yaratan 2 silindirli CBR250RR’ın Euro 4 emisyon değerlerine uymadığı için Türkiye’ye gelmeyeceği konusu çok tartışma yarattı. Bu durumda 250’lik piyasası nasıl şekillenecek?

Bülent Kılıçer: Güncel tek silindirli CBR250 bizim ürün listemizden düşmedi. Bu aracı 2017’nin sonuna kadar 2017 model olarak satmaya devam edeceğiz. Renklerinde de şu an için bir değişiklik planlanmıyor. Dolayısıyla Honda olarak bu sınıfta satabileceğimiz 2017 model ürün bulunuyor.

 

 

M.: Türkiye’de çok sevilmiş olan ve uygun fiyatlı CRF250 serisinde de yenilikler var sanıyoruz. Fiyatlar belli mi?

 

Bülent Kılıçer: CRF250L, çizgisi aynı gibi görünse de yeniliklerle dolu bir motor oldu. Motoru tamamen yenilendi ve Euro 4’e uygun hale getirildi. ABS standart hale geldi. Bu modele ek olarak yepyeni bir model olaraksa Rally modelini bu sene getireceğiz. Çok satan ürünlerimiz olan 250’lik segmentte CBR, CRF ve CRF Rally modelleri ile oldukça zengin bir yelpazemiz var.

 

 

M.: Adet olarak CRF’de planlamanız nasıl? Yıl içinde almak isteyen motor bulabilecek mi?

 

Bülent Kılıçer: Motorların fiyatını belirlerken satış hedefi ile doğru orantılı kurgulamaya çalışıyoruz. Biraz geriye dönecek olursak CRF’nin satış adetleri 900’ler civarında idi. 250 sınıfında Yamaha R25 ve X-max bu kadar güçlü değildi, dolayısıyla CRF insanlara çekici gelmişti. Bu modeller geçtiğimiz 2 yılda bizim Pazar payımızda biraz aldı. CRF-L ve CRFRally ile biz eski satış oranımıza, yani 1.000’li satış adetlerine geri dönmeyi hedefliyoruz. Kurlar böyle giderse bu iki modelin fiyatlarının 15-18 bin TL arasında olmasını bekleyebiliriz. %60 oranında Rally, %40 oranında da CRF-L getirmeyi planlıyoruz.

 

 

M.: Yeni Fireblade, CBR1000RR’ın hangi modelinin getirileceği konusuna açıklama getirebilir misiniz? SP mi, SP2 mi? Standart model gelecek mi?

 

Bülent Kılıçer: Standart modeli gelecek. Elbette SP modeli de gelecek. Ancak SP2 modeli bildiğiniz üzere yarış amaçlı üretilen bir motosiklet ve o modelin gelmesi ancak özel sipariş ile olabilir. Bunun için de önce modelin fiyatının belli olması gerekiyor. Honda Merkez ile bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor. Fireblade’ler Şubat’taki fuara yetişecek. Hatta biz Şubat’tan epeyce önce ön sipariş almaya başlayacağız.

 

 

M.: Fiyatlarının 70-80 bin lira aralığında olacağını düşünebilir miyiz?

 

Bülent Kılıçer: Gelinen son noktada elbette kurlar ve rakiplerin fiyatlandırmaları önemli. Ancak söylediğiniz fiyatların bizim planladığımız aralıkta olmadığı müjdesini verebilirim. Eicma’dan döndükten hemen sonra konu ile ilgili bir çalışma yapacağız. Bu konuda ön sipariş veren müşterilerimizi mağdur etmeyecek bir çalışma yapacağız. Bu motora ilgi duyanlar, tıpkı Africa Twin’de olduğu gibi özel bir fiyat alabilecekler.

 

 

Spor motosiklet konusunda pazarı büyütmek istiyoruz. Bu segmentte de %60-65’e varan bir Pazar payı hedefliyoruz. Bu da bizim hesabımızla 200 adete denk geliyor. 200 adetin de tahminen %70’ini standart, kalan %30’unu da SP olarak getirebiliriz. Bu durum hem müşterilerimiz, hem de bizim için motoru gördükten sonra değişebilecek bir konu olduğu için bu konuda kesin konuşmaktan kaçınıyoruz.

 


2017 CBR 250R:Tek silindirli model bu sene de devam ediyor.

 

 

M.: Bu sene ön plana çıkartacağınız bazı modeller olacak mı?

 

Bülent Kılıçer: Yeni modeller bizim için çok önemli. Diğer taraftan bizim lokomotifimiz olan NC serisi gibi modellerimiz de var. 500 serisinin kıymeti ne yazık ki pek bilinemiyor. Ancak yeni A2 ehliyetler düşünüldüğünde genç kullanıcı için 250’likten sonra seçebileceğiniz en güvenli motosikletleri bizim 500 serimiz oluşturuyor. Dolayısıyla bu özelliğine dikkat ederseniz bu modeller bizim önemli pazar payı alabileceğimiz modellerdir. CB650 serimizde güzel değişiklikler ve yeni renkler var. Bütün bu modeller Honda için önemli ve tamamını ön planda tutmaya çalışıyoruz.

 

 

M.: Rakip firmalar Euro 4 sebebiyle 250’leri getiremezlerse, 500 cc’lerde bir artış olabilir mi?

 

Bülent Kılıçer: Belli bir süre için 250’liklerin bir şekilde geleceğini düşünüyoruz. Burada adetlerin yetmemesi durumunda 500’lüklerin şansının olduğunu düşünüyoruz. “Başlangıç motoru” olarak adlandırabileceğimiz bu sınıfa giriş 250 ile başlıyordu. Kendine uygun motoru orada bulamayan müşteriler birinci adım olarak 500’e çıkabilirler. Ondan sonraki süreçte de NC750X ve S tercih edebilirler.

 

 

M.: X-ADV gelecek mi? Ne düşünüyorsunuz?

 

Bülent Kılıçer: Bu model sizler kadar bizler için de yeni. Pazarlama departmanı olarak müşteri kitlesi müşteri profili ve alabileceğimiz fiyat aralığı üzerine çalışmamız lazım. Eicma’dan bir gün sonra bayilerimizle bir toplantı yapıp görüşlerini alacağız. Motoru fiziksel olarak gördükten sonra bayi görüşlerini de toplayıp bir karar vereceğiz. Karar vermeden önce bayilerimizin, müşterilerimizin ve basın mensuplarının görüşlerini almamız çok önemli. Elbette fiyatı önemli olduğu gibi rakipleri kimler olacak, bizim ürün gamımızdan hangi modelden pay alacak bunlar da önemli konular… Öncelikli olarak bizim ürün gamımızdan Integra’dan pay alır gibi görünüyor.

 

 

M.: Oldukça çekici olduğunu gördük, Integra yerine sadece bunu getirseniz? 2016 model olarak kalan stoğunuz var mı?

 

Bülent Kılıçer: 2016 Integra elimizde hiç kalmadı. Bu konuda merkezin bize vereceği maliyetler çok önemli. Integra ile X-adv’nin maliyetleri benim tahminimce oldukça farklı çıkabilir. Doğal olarak bu durum perakendeye de yansır. Honda’nın “en uygun motoru, en uygun fiyata müşteriye sunabilme” politikası bizim için çok önemli. Çok daha uygun fiyata malederek müşteriye sunabilme imkanımız olursa, biz müşterilerimizi mağdur etmeden Integra sunarız. Bu noktada doğru olan önce X-adv’nin maliyetlerini görmek. Diğer önceliğimiz de müşteri memnuniyeti ve yeni modelleri sunabilme imkanı. Şayet maliyetler uygun çıkarsa, yeni modeli de getirmeyi isteriz.

 


2017 yeni  Frieblade: Honda’nın uzun süredir beklenen önemli modeli.

 

 

 

 

M.: Küçük bir geri dönüş yapcak olursak, CBR250R’ları Euro 3 olarak getirmeye devam edeceksiniz. Bu durumda ABS’li olmayacaklar, değil mi? Bu motorları 2017’de getirme durumunuz neye bağlı?

 

Bülent Kılıçer: Kanun 168’e 3’e göre “2017’nin sonuna kadar Euro 3 ile devam edilebilir” diyor. Ancak bu durumda o araç için ulusal tip onay belgesi alma zorunluluğu getirilmiş. Bunu alabilmek için aracın bir takım testlere tabii tutulması, bunun da TSE tarafından yapılması gerekiyor. Labaratuar ortamında 22 nokta test ediliyor. Şayet onay alabilirseniz “Ulusal Tip Onay Belgesi”ni almış oluyorsunuz. Bu belge ile birlikte belgede adı geçen modelleri 2017 sonuna kadar getirme imkanınız bulunuyor. 2018’in ilk ayı ile birlikte Euro 4 uygulamaları Türkiye’de devreye giriyor. Elinizdeki belge geçerliliğini yitirmiyor olsa da Euro 4’e göre güncellenmesi gerekiyor. CBR’ın ve diğer bazı araçların tip onay belgelerini almış bulunuyoruz.

 

 

M.: Bu yıl 29 bin adet ile pazar lideriydiniz. Bu sene satış adetleri ve pazardaki yeriniz sizce ne olur?

 

Bülent Kılıçer: Bu yıl tahminimizce pazar çok değişkenlik gösterecek… Bu noktada önemli değişiklikler olabilir. Bir önceki soruda bahsettiğimiz Ulusal Tip Onay Belgesi pazarı önemli biçimde şekillendirecek diye düşünüyoruz. Yaklaşık 20 gün önce resmi gazetede yayınlandı ve bu yıl için herkesin alması gereken bir belge gibi görünüyor. Bu belgenin mevcudiyetine göre pazardaki yerler şekillenecek. Pazarın bu yıl %20 oranında daralacağını düşünüyoruz. Dünyadaki ekonomik ve politik süreçlerin gittikçe olumsuza doğru yönelmesi insanların ihtiyatlı davranmasına sebep oluyor. Markaların fiyatlarının da yükselen döviz kurları sebebiyle şu andaki seviyelerde kalacağını düşünmüyoruz. Hem fiyatların artışı, hem de resmi regülasyonlar önümüzdeki yılın pazarını ciddi şekilde zorlayacak. Ulusal Tip Onay belgesi almamız ve model yelpazemize güvenebilmemiz sayesinde biz pazar payımızı yukarı doğru zorlayacak şansa sahibiz. Dolayısıyla geçen sene %19’larda olan payımızı önümüzdeki yıl %21-22’ye çıkartmayı hedefliyoruz. Böylece düşen genel satış adetlerine rağmen biz satış adetlerimizi yine 29-30 bin arasında tutabilmeyi hedefliyoruz.

 

 

Honda 2015 yılında toplam pazar 165 bin seviyesinde gerçekleşirken %18’ilk Pazar payı ve 29.221 adetlik satış ile Türkiye’de liderliğe oturmuştu. TUİK verilerine göre 2016 Ocak –Eylül ayları arasında önceki yıla göre %18 daralan pazarda, pazar payımızı %3 artırarak %21’e ulaşan Honda’nın motosiklet liderliğini koruduğunu görüyoruz.

 

 

M.: Peki, herkesin sevgilisi CBF150 bu yeni emisyonlar veya herhangi bir sebeple yenilenecek mi? Bu sene o da devam ediyor mu?

 

Bülent Kılıçer: CBF150 9 yaşına girdiği için herkes haklı olarak bu soruyu soruyor. Bu aracımız yenilenmiyor, bu sene de eskisi gibi satılmaya devam edecek. Ancak bu yıl CBF’ye alternatif bir CB125 için çalışmalarımız devam ediyor. Euro 4’e geçebilmesi için bu modelle ilgili yapılmakta olan önemli bir çalışma var. Bu model Avrupa’da da satılan bir model olacak. Onun çalışmalarının da 2017’nin ortasında tamamlanması bekleniyor. Bu işi başarıp, çalışmayı tamamlayabilirsek, önümüzdeki yılın ortasından itibaren hem CB125, hem de CBF150 ile 2017’nin sonuna kadar devam edeceğiz. Gelecek yıl 10 yaşına girecek olmasına rağmen CBF150’nin müşterilerinden aldığımız geri dönüşler o denli olumlu ki, yaşının problem yaratmadığını düşünüyoruz.

 

 

M.: Hem otomobilde, hem motosiklette yenilikleriniz var, bu durumda son bir özet yapabilir miyiz?

 

Cem Özütok: Honda Türkiye otomobil ve motosiklette iddialı duruşunu korumaya devam ediyor. Otomobil’de yeni Civic’in lansmanını yaptık. Bu model ile birlikte otomobil satışlarımızı 2 katına çıkartmayı hedefliyoruz. Kısa vadede bizim ve bayilerimiz için önemli bir hedef bu. Diğer yandan motosiklette de bahsettiğimiz üzere daralan pazara rağmen pazar payımızı arttırmak ve satış adedimizi korumak niyetindeyiz. 29 bin civarında hedeflediğimiz satış adedi ile pazar liderliğimizi üst üste 2 sene sürdürebileceğiz. 2017’de etrafımızda devam eden siyasi ve jeopolitik riskler işimizi biraz zorlaştırıyor. Kur riski fiyat politikasını önemli ölçüde etkiliyor. Bunlarla birlikte NTA (ulusal tip onay) belgelerini almış olmamız önümüzü açacak gibi görünüyor. Bu aksiyon için zaten gelişmeleri takip ediyorduk, kanun çıkar çıkmaz da karar alıp başvurumuzu yaptık. 2-3 aylık, halen devam eden bir süreç. Bu sayede adetlerimizi de daha rahat koruyabileceğimizi düşünüyorum.

 

 

M.: Çok teşekkür ederiz.

Cevap bırakın