Menu
in

İLK TEBESSÜM…

Motosiklete ilk bindiğinizde yüreğinizde tarif
edilmez bir heyecan vardır, korkuyla karışık. İçinizde
bir ses, sizi engellemeye çalışır.

Çok riskli bir işe bulaşıyorsun. Başına neler gelecek biliyor musun? Ya düşersen! Hiç düşündün mü? Kafayı mı kırdın, tam bir delilik bu! Otur, oturduğun yerde! Saçmalama!… Oysa, motosikletin selesine oturup, gidonu tuttuğunuzda sesler yavaş yavaş kaybolmaya başlar; yola çıktığınız anda ise motosikletin sesi, rüzgarın yüzünüzdeki esintisi tüm kaygılarınızı havaya karıştırırken, yüzünüze tatlı bir tebessüm yerleşir.

Bu ilk tebessüm, toplumsal baskıya karşı tek başınıza mücadele edip onu alt etmenin verdiği mutluluğun hınzırca bir ifadesi, özgürleşmenin ilanıdır.

Bu ilk tebessüm, önünüze engeller koyan, sizi ketleyen, denetleyen o tanımsız korkuyu yenip cesaretinizle başbaşa kalmanın verdiği yürek çarpıntısıdır.

Bu ilk tebessüm, hayattaki riskleri göze alabilmeyi, istediğini elde edebilmek için mücadele edebilmeyi keşfetmenin verdiği hazdır. Bu ilk tebessüm, varolanı reddetmenin, sınırları aşmanın, sıkıcı tek tip bir yaşama karşı alternatif üretebilmenin verdiği keyiftir.

Bu ilk tebessüm, maceracı yönünüzü keşfedip özgürce düş kurup, o düşün peşinden hiçbir engel tanımadan gidebilmenin verdiği sonsuz doyumdur. Bu ilk tebessüm, hatalar yapıp düşseniz de, yaralansanız da kendi yolunuzda ilerleme kararlılığınızın belirtisidir.

Bu ilk tebessüm, motosiklet ile dünyayı bir baştan bir başa dolaşmış olsanız bile, motosiklete her binişinizde yüzünüzde ilk günkü gibi aynen belirir; çünkü özgürlük herzaman, her yerde mutluluk verir.

Motorunuzun ve yaşam sevincinizin hep “on” olması dileğiyle…

Cevap bırakın