Menu
in

Motosiklete Çok Yönlü Darbe

Markaların motosiklet sporlarına katkısını tartışmak istiyorum..

Ama bunu yaparken onların tarafında neler olup bittiğini inceliyorum. Onlar şunu düşünüyor olabilirler: “Biz spor ve günlük yaşamın her kesiminde kullanılabilecek motorlar üretiyoruz. Buyrun, keyifle kullanın!”

 

Motosiklet kullanıcıları ve motosiklet dünyasına adım atmak isteyenler ise çok yönlü baskı ve darbe karşısında mücadele etmeye çalışıyorlar. Motosiklet fiyatları düşsün, malzeme fiyatları satın alınabilir, sportif tarafında olanlar daha çabuk ve güçlü sponsorlar ortaya çıksın istiyorlar.

 

Motor fiyatları yüksek, vergiler çok ağır. Dövizde tırmanışlar ortaya çıkınca 2014 sezonu şimdiden sıkıntılı başlayacak gibi… Bunun önüne geçebilmenin yolları üzerinde durulmalıdır. Motor kullananlar eğer “motosiklet kullanıcısı” şeklinde bir araya gelmezse soruna çözüm bulma şansımız kalmayabilir.

 

Motosiklet, günlük yaşamın bir parçası, işimizin tornası, sporumuzun adrenalin kaynağıdır. Yaşam, iş ve spor bir araya gelince sınırlar, duvarlar yok olur. Aslında bazı şirketlerin yaptığı kampanyalar motosiklet satışlarını destekler nitelikte. Küçük peşinatlar ve küçük taksitlerle scooter tarzı motorlar kolayca satın alınabiliyor. Genelde ilaç, pizza dağıtıcıları ya da kuryeler için üretildiği sanılan bu araçlar aynı zamanda motosiklete başlama ve alışma için fena sayılmazlar.

 

Tekerleği biraz daha büyük ve vitesli olanları kullanmak başlangıçta zor gibi görünse de aslında geleceğin iyi motor kullanıcılarının yaptığı ilk iştir. Vites takmak, gazı açmak ve ardından yavaşça ilerlemeye başlamak. Özgürlüğe, yaşama doğru atılan ilk kulaçlar gibi… Sonrası inanın çok kolay… Ama bu aşamada büyürken eğitimleri göz ardı etmemeyi öğrenmeliyiz. Her sınıfın kendine özgü bir yapısı var. Motorları tanıyacağız, eğitim veren adresleri bulacak ve oralara katılacağız. Yarışçı olabilmek başka bir şeydir. İşe çocukluk çağından itibaren küçük hacimli motorlarla, motokros eğitimi alarak başlamak gereklidir. Şimdilik babaların motorcu olmaları ve bu işe çocuklarını büyük bir cesaretle sevk etmeleri ile ortaya çıkan bir jenerasyona sahibiz. Onların bu işe olan gönülden bağlılığını sabırla kutluyorum. Çok yakında TMF tarafından çok ciddi bir eğitim hamlesinin başlatılacağına inanıyorum. Kulüplerimizin yarışçılarının her birisinin elinden tutarak pistlere taşıyacağı birer yeteneğin yer almasını istiyorum.

 

Ama bunları yazarken yaşadıklarımızı göz önüne sermeden duramıyorum. Motosiklet önce yerel yönetimlerden darbe yemektedir. Bazı kentlerde, bazı bölgelerde motosiklet girişlerinin yasak olduğu sokak ve caddeler bulunmaktadır. Böyle yerlerde yaşayıp motosiklet kullanıcısı olanlarımız adayların bu konuda verecekleri sözleri kayıt altına almalıdırlar.

 

Kentlerde, otoparklar gibi motoparklar da yapılmalıdır. Bir sokak ya da caddede park yapılabiliyorsa, yolu kesen sokak ve caddeler iyi ayarlanmak koşulu ile bir tarafına motopark, karşı tarafına otopark için yer ayrılmalıdır. Otolar motorların yerine, motorlar otoların yerine park etmemelidirler.

 

Belli bir hacme kadar yapılan ÖTV indirimi geçtiğimiz yıl motor satışını önemli ölçüde pozitif olarak etkiledi. Yüksek hacimliler için yaprak kımıldamıyor? Otomobilde yok ama motosiklette bir Dünya Şampiyonumuz var. Yüksek hacimli motor kullanıcılarının sayıları hızla artıyor. Üstelik bu insanlar ciddi eğitimlerden geçiyor. Onların tamamının dört tekerli aracı var. Ama çoğu zaman motosiklet kullanmayı tercih ediyorlar. Bu tablo giderek içinden çıkılmaz hale gelen trafiğin rahatlaması için bir çözüm olabilir.

 

Ama biliyor musunuz en önemli sorun nedir? Sıkıntı, motosikletin sahipsiz oluşudur. Geçen hafta sonu gözümün önünde yaşadığım bir olayla yazımı bitiriyorum. Bir araç önde gidiyor onun solunda bir pizza dağıtıcısı, sinyalini vermiş ilerliyor. Ama o da ne, bir market servis aracı motosikleti sollayıp sonrada sağa doğru yöneliyor ve motor kullanıcısının solundan çarparak yere fırlatıyor… Tartışmalar, konuşmalar ve sonuçsuz cümleler… Kurallar konusunda bile çaresizlik içinde olan motor çok yönlü darbe almaya devam etmektedir. Darbe dediğimiz noktalar çözülmez değildir ama sorumluların sessiz durumlarını negatiften sıfır noktasına taşıması gereklidir!

Cevap bırakın