Niken İcat Oldu, Mertlik Bozuldu

Test Yazar: Sinan Özgen,Fuat Domaniç

Niken İcat Oldu, Mertlik Bozuldu

Yamaha'nın geçen yılın sonunda tanıttığı LMW(yatan çoklu tekerlek) teknolojisi, çoğu kimsenin biraz doğal olarak da yanlış anladığı üzere bir sakat arabası, büyük motorlu bir skuter veya 3 tekerlekli bir trike kesinlikle değil. Ne olduğunu anlamak üzere Fuat Domaniç ile birlikte basın lansmanının yapıldığı Avusturya Kitzbühel'e gittik. Aracı sürdük, çok etkilendik.

Youtube kanalında ve aşağıda nelerden etkilendiğimizi anlatmaya çalıştık. Uzun lafın kısası, bir motosikletin virajlı yoldaki potansiyelinin oldukça üzerinde bir beceriye sahip ama yine de gerçek bir motosiklet olmuş bu alet. 


Yamaha Motor Avrupa'nın Başkanı Eric de Seynes bize Niken'dan bahsetti. Bir basın lansmanında firmanın başını görmek, Cem Yılmaz'ın deyimiyle askerlikte orgeneral görmek gibi bir durum. Bundan anladığımız kadarı ile bu alete acayip önem veriyorlar.

Seynes'in ilk sözleri şu oldu: "Biz Yamaha olarak 3 tekerlekli bir araç yapmak istemedik. Bir motosiklet yola nasıl daha iyi tutunur, virajda nasıl daha güvenli olur, bu esnada da daha çok sürüş keyfi nasıl alınır onu araştırdık. Araştırmamızın sonucunda öne bir tekerlek daha eklemenin istediklerimizi çözebileceğini düşünerek tasarımımızı yaptık. Sözün özü, bu araç herhangi bir üç tekerlekli değil, daha  güvenli ve kabiliyetli bir motosiklettir."

Seynes ana temayı değişen kayak teknolojisinden aldıklarını söyledi. Bundan bir süre önce kayak gereçleri üreticisi Salomon'un Xmax isimli kayaklarını gördüğünde Salomon'u ziyarete gitmiş. Salomon yöneticisi önce Seynes'in Xmax lafını kullandıkları için telif hakkı istemek için geldiğini düşünmüş (gülüşmeler). Sonra oturup Seynes'in fikrini konuşmuşlar. Kayak sporunda  coğrafi olarak direkt aşağı inmek her zaman söz konusu olamadığından, tıpkı araç kullanırken olduğu gibi yön değiştirmeye ihtiyaç duyulur. Bu yön değiştirme keskin ve hızlı yapıldığında artan ivmenin beynimizde yarattığı "alarm" dolayısıyla heyecan ve keyif arttığı gibi yolda geçmesi gereken zaman da azalır. Bu sebeplerden ötürü kayakta da, motorda da viraj hızı arttırmaya çalışılır. Viraj hızını arttırmanın başlıca yolu yol tutuşunu arttırmaktır.

Salomon'un 90lı yıllarda geliştirdiği yeni tür kayak takımlarından ilham alınmış. Şöyle ki; Eski tip standart uzun kayaklarla dönüş yapabilmek için kayaklardan birinin yerle temasının azaltılması gerekirken yeni tip kısa kayaklarla iki kayak ile birden kar kesilerek özellikle dönüşlerde daha iyi tutuş dolayısıyla daha fazla hız elde edilmiş. Dolayısıyla Niken’da ön tarafta İki tekerlekle ile daha iyi yol tutan bir ön takım sayesinde virajların kesile kesile gidilmesi konusu -tıpkı yeni nesil kayaktaki gibi- geliştirilmiş.

Bu açıklama acayip aklımıza yattı. Özellikle virajın daha hızlı alınabilecek olması bir motorcu için büyük nimet. Yamaha'nın ısrarla tekrarladığı "bu araç çok daha hızlı viraj alabilecek kapasitede bir motosiklettir ve biz bu aracı deneyimli sürücüler için tasarladık" söylemini bu sunumdan sonra daha iyi anladık.

Aslında bütün olay; virajı daha iyi, daha hızlı alabilecek, bu esnada da sürücüyü tehlikeye atmayacak bir motosiklet yapmak. Yamaha mühendisleri motosiklette en korkulan durum olan motorun virajda önden kayarak devrilmesi meselesini öne bir takerlek daha koyarak çözmüşler. Bu şekilde tutunma alanı arttırılmış. Yamaha Niken'ın en önemli özelliği önünde yer alan ve paralel çalışarak sağa sola yatabilen ön takım. Bunu geliştirmek için Yamaha, Ackerman tarafından geliştirilen bir sistemi tercih etmiş. Bu sistemin motosiklet hissiyatına en çok benzeyen sistem olduğu için tercih ettiklerini söylüyorlar.

Bu sistem sayesinde motosiklet yol koşullarında 45 dereceye kadar yatabiliyor. Dengeli olabilmesi adına iki tarafa çifter amortisör en dışarıya gelecek pozisyonda yerleştirilmiş. Amortisör takımında arkada olanlar 43mm Kayaba ayarlı amortisörlere sahip. Bunlar motorun süspansiyonu. Öndekiler 41mm'likler ise yukarıdaki Ackerman sistemi ile birlikte motorun yön değiştirmesine ve ön takımın değişik yönlerden alacağı güçlere karşı yapısal sağlamlığını korumasında yardımcı olup ve ayrıca ek bir “hava yastığı” desteği de sunuyorlar. Her ne kadar bu sistem motorun önüne hem cüsse hem de maddi bakımdan ağırlık eklese de, hissiyat bakımından herhangi bir motosikletten çok da farklı olmadığını sürüş testinde gördük.

18 litrelik yakıt tankı tam dolu olduğunda toplam ağırlık 263 kilograma ulaşmış. Her ne kadar yan ayaktan kaldırırken bu ağırlık hissediliyorsa da, yolda giderken ağırlık bakımından da normal bir motosikletten fazla bir farkı olmadığını gördük.

Genel Donanım ve Özellikler

Sıkıcı gelebilir, biraz da genel bilgi verecek olursak, Niken'ın donanımında standart olarak ABS, 2 kademeli çekiş kontrol, hızlı vites değiştirmeye yarayan quickshifter, Yamaha standardı haline gelen D-Mode, yani drive - sürüş aslında gaz açma kontrolü; üç kademeli olarak(direkt, standart, yumuşak) sunuluyor. 847cc'lik CP3 motoru ise 115 bg gücünde. Motorun MT 09'lardan 50-60 kilogram kadar fazla olan ağırlığıyla başa çıkması ve benzer performansı göstermesi için krank biraz daha ağırlaştırılmış ve MT-09'da 17-45 olan ön-dişli oranları 16-47 yapılarak motosiklet biraz daha atak hale getirilmiş.

Niken İcat Oldu, Mertlik Bozuldu 1. İçerik Fotoğrafı


18 litrelik alüminyum benzin deposu bu araca özel tasarlanmış. Japon mühendislere göre bu miktar ile motorun menzili 300 kilometre civarında. Motorun tamamında LED aydınlatmalar var. R1'den devşirilen aynalar gidonda değil, motorun iki yanında takılı, bunların üzerindeki sinyaller de LED ampule sahip. Ön farın hemen üzerindeki ön cam standart, aksesuar olarak da tahminen daha yükseği bulunabilecektir.

Motorun şasisi çelik ve alüminyum karışımından oluşuyor. Arka maşa bir parça uzatılmış, sürücünün konumu biraz geri alınmış ve bu sayede motorun ön:arka ağırlık dengesinin 50:50 olması sağlanmış. Motorda lastik olarak Bridgestone'un biraz sert hamurlu A41 kodlu lastikleri kullanılmış. Önde 15 inç, arkada ise 17 inç lastikler bulunuyor. 

Niken İcat Oldu, Mertlik Bozuldu 2. İçerik Fotoğrafı

Motosiklette Yeni Bir Devir Açmak

Çok az model "bir devir açmak" denilebilecek yeni bir şey getirmiştir. Honda'nın yarı otomatik DCT vitesi, herkesin bildiği, hatırlanması kolay bir yeniliktir. Getirdiği özellikler, kolay bakımı(hatta bakım gerektirmemesi), sorunsuzluğu açısından sürücüler tarafından değeri anlaşıldıkça donatıldığı modeller, manuel vitesli versiyonlarından 2-3 kat daha fazla tercih edilir hale gelmiştir. Lakin Fuat Abi dct şanzımanı açık yollarda sevmekle beraber şehir içi sıkışık ve yavaş trafikte hem motoru hem de sürücüyü yorduğunda israrcıdır. Piaggio'nun MP3'ü araba ehliyeti ile kullanılabilmesi ve motorun durduğu zamanlar kilitlenerek yere ayak basılmaması sayesinde (bizde değilse de) özellikle Fransa'da çığır açmıştır.

Yamaha Niken'in satış adetleri ve tercih edilirliği ne şekilde gelişecek bilemiyoruz ancak sürdükten sonra şunu söyleyebiliriz ki, bu alet motosiklet sürüşü konusunda sınırları yeniden belirliyor. Bu konuda pek çok makale, pek çok eleştiri okuduk. Türk tüketicisinin yorumları daha çok aletin pahalı olması ve üç tekerleğin gereksiz olması(bir tane eksiltirsek ucuzlar mı) yönünde... Gördüğümüz kadarıyla yabancı basının da bir kısmının bu aletin potansiyelinin farkına varamamış olduğu yazılarından anlaşılıyor.

Niken'ın iddiası; daha hızlı viraj almak, daha hızlı viraja girmek, bunları da daha güvenli şekilde yapmak. Viraj içinde gazı çok daha erken açmak, 2 tekerleğe binen arkadaşlarınıza konumunuz ne olursa olsun virajlarda yetişmek ve hatta geçmek, onlar da Niken'a binmiyorlarsa mümkün. Tabii bu esnada öndeki tutuş o denli güçlü ki, yoldaki tutuş koşullarına çok dikkat etmeniz gerekmiyor. Daha doğrusu viraj güvenliği konusunda pek endişe duymuyor, dolayısıyla arzu ettiğiniz gibi gazlayabiliyorsunuz.

Sürüş İzlenimleri

Niken ile 280 kilometrelik bir sürüş gerçekleştirdik. Kitzbühel isimli kasabadaki otelden yola çıkarak kısa bir dağ etabı yaptıktan sonra, Avusturya Alplerini alttan geçen Felbertauern Tüneli'ne doğru geçide kaptırdık. Test motoru 39 adet Niken üretmiş Yamaha. 10'arlı gruplara ayrılmıştık, bizim grupta Yunan, Hırvat gazeteciler vardı. Bizim öncülüğümüzü yapan Yamaha İtalya'dan Giacomo gayet güzel ve usturuplu gazladı. Biz de arkasından!

Fuat Abi'nin nefret ettiğini testçi sözlerinden birisi "motor ağır ama hareket edince ağırlığı hiç anlaşılmıyor" sözü, her ne kadar Niken ağır denilebilecek bir motor ise de, onun için çok geçerli değil. Öndeki bu kadar istem ve malzeme elbette bir miktar ağırlık getirmiş. Yamaha ağırlığı %50-50 ön arkaya dağıtıp, ağırlık merkezini de olabildiğince aşağıda tutarak ağırlığın olabildiğince az hissedilmesini sağlamış. Ağırlığın daha az hissedilmesinde motorun her iki tarafında ve daha açığında bulunan ön tekerlerin ek bir destek sağlaması olduğunu da düşünüyoruz. Lakin o 263 kg, motoru hafif bir eğimde ayakla geri itmek gereken vb durumlarda anında hissediliyor. Yoldaki gazlama ise çok keyifli. Motoron Garajı'ndaki en sevdiğimiz motor olan MT-09 ile aynı motora sahip Niken'in ateşleme haritalarının gerçekten iyileştirildiği hemen anlaşılıyor. 09'da A-Standart-B olarak düzenlenen "mode"lar, bunda 1-2-3 olmuş. Fuat Abi Yamaha'nın her motorunda, hatta her senesinde buna farklı isimler konmasına muhalefet şerhi koyuyor.

Niken İcat Oldu, Mertlik Bozuldu 3. İçerik Fotoğrafı

Tünel'e doğru çıkan geçit bir vadi arasında devam edip yukarı doğru birbirini takip eden düz virajlarla tırmanıyor. Bu virajlarda bir sağ sol hızlı gazlama motorun yoldaki genel hissiyatı konusunda bilgi veriyor. İlk izlenimler olumlu. Niken açık virajlı hızlı yolda evet biraz daha ağır ama en az MT-09 kadar hızlı. Hız deyince bir parantez açıp fotoğraf çekilen trafiğe kapalı yolda kilometre saatinde 205 km/s hızı gördüğümüzü söyleyelim. Büyük ihtimalle 09'un sınırlandırılmış son hızı 225'e kadar tırmanıyor olabilir.

Tünel oldukça uzun, burayı geçince bir grup motorcunun sağda durduğunu görüyoruz. Yol boyunca olduğu gibi burada da hepsi bizim kafileye bakıyor. Rakımı yüksek geçitte bulunan tünelden aşağı inince dinlenme molası veriyoruz. İlk izlenimler, özellikle "motorun motora benzeyip benzemediği"  konusu burada tartışılıp herhangi bir motordan çok da farklı olmadığı konusunda hemfikir olunuyor.

Buradan sonra hemen karşıdaki dar dağ yoluna girip fotoğraf noktasına gideceğiz. Bu yol hemen hemen boş ve oldukça dar virajlardan oluşuyor. Gazlamaya başlayınca birdenbire içimizden canavar çıkıyor. Bir motosiklet gerçekten böylesine yol tutabilir mi? Fuat Abi ile inanamıyoruz. İkimizde de intercom var, konuşa konuşa birbirimize gaz veriyoruz. Liderin de gazlaması ile tempo artıyor. Tabii biz hızlı gidiyoruz ama bileğimiz ve yüreğimiz hala bir motor kullandığımız modunda; temkinli.

Niken İcat Oldu, Mertlik Bozuldu 4. İçerik Fotoğrafı


Fotoğraf çektirdikten sonra aşağı Lienz Kasabası'na inip çizdiğimiz daireyi takip etmek için sola dönüyoruz. Biraz ilerledikten sonra tekrar sola; Avusturya'nın en meşhur turistik atraksiyonlarından Grossglockner Yüksek Alp Yolu'na giriyoruz. Gazlama, fotoğraf, dinlenme, hatta bir gazeteci arkadaştan tek teker derken 130 kilometreyi devirmiş, depoyu hemen hemen yarılamışız. Fotoğraf ve hareketli film için düşük vites yüksek gaz gittiğimiz için hemen hemen herkesin 6,5litre/100km tükettiği görülüyor. Benzin istasyonunda depoları fulledik. Sonrasında ana yoldan ayrılıp yine bir ara yola sardırarak öğlen için dinlenme molası vereceğimiz yere çıktık. Burası yaklaşık 1700 metrelerde bir yer. Yukarı çıktığımız yol asfalt ama hem çok dar, hem üstü kirli, hem yer yer ıslak. Önümüzdeki Yunan'lı arkadaşın acayip acayip şeyler yaptığını görünce ben de yapıyorum.

İşte Niken'in devrim niteliği burada başlıyor. Yol koşulu ne olursa olsun öndeki tutunmanın bir şeye yenilmesi neredeyse mümkün değil (elbette abartmadıkça). Viraj çıkışında motor yatıkken gaza asılıyoruz, kayma kontrolü arka lastiği tutuyor. Ancak motor lineer biçimde hızlanıyor. Bozuk noktalardan konfor içinde geçiyoruz. Süspansiyonun davranışı son derece nötr, üzerinde konforlu biçimde gidiliyor. Mola için durduğumuzda hem Yunan gazeteciler, hem de Fuat Abi ile motorun başarısı üzerine konuştuk. Şimdiye kadar virajda böyle giden bir motosiklete hiç binmediğimiz konusunda hem fikiriz.

Sonrasında ana yola geri dönüp herkesin hayran olduğu Grossglockner geçidine girdik. Burası Avusturya'nın en yüksek dağı olan Grossglockner (3740 metre)'in yanından geçen 2540 metre yüksekliğindeki bir geçit. Ne kadar şanslıyız ki yağmur yemedik. Hoş, Yamaha mühendisleri "keşke yağmur yağsaydı da, motorun becerilerini görebilseydiniz" diye hayıflandılar. Yollar kuruydu ancak içinden devam ettiğimiz kar kütleleri yer yer erimiş ve asfaltı boydan boya ıslatmıştı. Bu hızlı ve açık virajlarda ıslak noktalarda bile Niken bir milimetre bile oynamayarak takdirimizi bir kere daha kazandı. Sudan geçerken bilerek gazı daha fazla açtığım (elbette yatıkken) oldu, bu noktalarda arkadaki A41 kayma belirtisi gösterdi. Bazı yabancı basın mensupları "çok yatıp gazlayınca arka tekerlek kayıyor" gibi sözler söylemişler. Bunu Yunan'lı arkadaş ile tartıştık; "onlar ne kadar yattıklarının farkında olmayıp, normal bir motorda gaz açmayı hayal bile edemedikleri açılarda gaz açınca bence normaldir" dedi.

Niken İcat Oldu, Mertlik Bozuldu 5. İçerik Fotoğrafı

Yukarıda mola sonrasında kafamdaki kamerayı açma bahanesiyle arkada kalıp sonrasında genelde gittiğimizden hızlı giderek aşağı iniyorum. Virajlarda gazı erken açıp motoru zorlayabildiğim kadar zorladım. Alıştıkça, sürücü Niken ile daha da bütünleşiyor. Yol koşullarından hiç çekinmeyip gerçekten bir sağa sola güzel bir müziğin aktığı gibi ilerliyorsunuz. Artan tempoda frenlerin de spor sürüşteki tutuşlarını test etme fırsatım oldu. Ön frenlerdeki Sumitomo kaliperler, 09'da olduğu gibi iyi iş yapıyor, kolun hissiyatı iyi ancak her ağırlaşan kütledeyi tutmaya çalışan fren mekanizmasında olduğu gibi, 09'a göre biraz daha az (ya da geç) tutuyormuş hissiyatı yaratıyor. Buna rağmen, fren konusunda hiç bir sıkıntısı yok. Zaten bir süre sonra frene çok basmadan da deli dana misali viraja devrildiğini anlayınca, frene basmadan gaz keserek viraj öncesi hazırlığını yapmak yeterli oluyor.

Grossglockner'i bitirip aşağı indiğimizde hız limiti 80 olan bir yoldan otele doğru dönüşe geçtik. Ortalama tüketimi sıfırladım. Gazlamadan insan gibi kullanınca 90-100 sabit hızlarda Niken aynı 09'da olduğu gibi 4,5 litre/100 kilometre tüketim gerçekleştirdi. 130-140 gittiğinizde de 5-5,5 litre arasında yakıyor. Bu denemeleri yaparken yol bitti, 280 kilometreyi tamamlayıp otele döndük.

Bakım Gereksinimleri

Motor hakkında teknik ekibe sorularımız oldu. Bu motor, her motosiklet gibi devrilen bir motor. Gelgelelim, Japon mühendislere göre hareket halindeyken, yani motor yürür haldeyken, öndeki tekerleklerden herhangi birinin yerden kesilmesi mümkün değil. "Sürüş esnasında devirmek gerçekten beceri gerektirir ama eğer öndekilerden biri havaya kalkarsa, düşmüşsünüz demektir" dediler.

Bakım giderleri meselesini açtık. Ön takım hiçbir bakım veya ayar gerektirmiyor. Lastikleri değiştirip, her motora yapılan motor tekerleği balansı yapıp yerine takıyorsunuz. Herhangi bir açı ayarı gerekmiyor. Parçalar ayarlı ve ayarı değiştirilemeyecek biçimde üretilmişler. Ön takımın bakımı olarak her motorun gidonuna yaptığınız boşluk ve bilya kontrolünü 20 binde bir yapıyorsunuz. Ancak bilya dışında bir şey değiştirmek gerekmiyor.

Motorun makinesinin bakımı MT-09 ile aynı. Her 10 binde bir 3,4 litre yağ ve yağ filtresi, gerektikçe de hava filtresi yeniliyorsunuz. Yamaha'nın pek çok modelinde olduğu gibi bu da problemsiz ve pahalı-karmaşık bakımları olmayan problemsiz bir araç olmuş. MT-09'da da kullanılan 3 silindirli motor ise adeta kurşun geçirmez denilebilecek sağlamlığa sahip. 

Niken İcat Oldu, Mertlik Bozuldu 6. İçerik Fotoğrafı

Sonuç  

Sonuç kısmında motorun tercih edilip edilmeyeceğinden bahsetmek lazım. Niken Yamaha Gamı'nın en üst-en lüks modellerinden bir tanesi. Avrupa'daki fiyatı olan 15.000 euro, Avrupa için dahi lüks. Yani kimse koşa koşa gidip Niken almıyor. Bize gelirsek, %20 ek tüketim, %37 ÖTV konulduğunda, 20-22 bin euro'lara çıkabilecek fiyatı (6'ya yaklaşan euro kuru ile çarpsanız 120-130 bin lira eder) Yamaha Türkiye 90.000 lira olarak belirlemiş.

Elbette "aman ucuzmuş, herkes koşup alsın bir tane" demiyoruz ama bugün 160-180bin aralığına dayanmış, viraj kabiliyeti efsaneleşmiş BMW GS'ten(ya da benzeri GS rakiplerinden) bile daha yetenekli olan motora bir bakmanızı öneriyoruz. Sportifliği kişiden kişiye değişebilir ancak güvenli bir seyahat motoru olduğu, istendiğinde de gerçekten "delirilebileceği" konusunda hemfikiriz. Normal 2 tekerli motosikletleri anında yere yapıştırabilecek şartlarda hala yolu tutan ön takımı sayesinde viraj işini şimdiye kadar bu kadar keyifli ve bu kadar güvenli yapabilen, bu denli beceriye sahip bir motora daha önce hiç binmemiştik. Yamaha ya da bütçesi olan bir medya kanalı, kaygan bir test zemininde, normal bir motosiklet yol tutuşunu kaybettiği hızda, tasarımcılarının ön yol tutuşunu normal bir motosiklete oranla %80 arttırdıklarını iddia ettikleri Niken “ne yapıyor”u gösterseler, eminiz ki Niken’ın kapasitesini göstermek açısından çok daha etkili olacaktır. Ama ilk izlenimimiz, Fuat Abi'nin* deyimi ile o ki; 

"Niken icad olmuş, mertlik bozulmuştur!"  

Niken İcat Oldu, Mertlik Bozuldu 7. İçerik Fotoğrafı


YORUMLAR