ÖTV indirimi çözüm olur mu?

Cem Batırbaygil

ÖTV indirimi çözüm olur mu?

Enflasyonla topyekün mücadele programı kapsamında ekim ayında yürürlüğe giren otomobil, beyazeşya ve mobilya gibi krizli sektörlerde uygulanan ÖTV ve KDV indirimleri bilindiği gibi 1 Ocak 2019 tarihi ile sona eriyordu. Ancak Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak mevcut vergi indirimlerinin 3 ay daha uzatıldığını duyurdu.

Cem Batırbaygil

Motoron Dergisi Editörü

 Hükümetin ekonomiyi canlandırmak için beyazeşya ve konutta yaptığı vergi indirimlerini otomotiv sektöründeki vergi indirimleri takip etti hemen ardından da motosiklette ÖTV indirimi devreye girdi. Motosikletlerde yapılan geçici ÖTV indiriminin arkasından ise AK Parti Sakarya Milletvekili Kenan Sofuoğlu çıktı. Sofuoğlu, Türkiye Motosiklet Federasyonu'nun internet sitesinde yer alan açıklamasında "Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak ile yaptığımız görüşmeler sonucunda yapılan ÖTV açıklaması motosikletçilerin yüzünü güldürdü. Bugüne kadar yaptığımız görüşmelerde Bakanımız Berat Albayrak bizi ilgiyle karşıladı. Kendilerine ve Bakan yardımcımız Dr. Nureddin Nebati beye tüm motosiklet camiası adına teşekkür ederim" dedi.
 
Gelelim, bu can suyu olması umut edilen girişimin “motosiklet camiası”nı ne oranda canlandıracağına. Bilindiği üzere ÖTV yüzde 8 olan 250 CC’yi geçmeyen motosikletler ile ÖTV’si yüzde 3 olan motor gücü 20 KW'ı geçmeyen elektrikli motosikletlerden üç ay boyunca özel tüketim vergisi alınmayacak. Üç ay sonrası ise Allah kerim! Bugün artması beklenen motosiklet satışlarının üç ay sonra ne olacağı tahmin etmek mevcut konjektürde zor değil. Şüphesiz sezon açılışına denk gelen bu dönemde dövizde yukarı yönde bir hareket olmasa bile geçen yıla oranla satışların düşeceği su götürmez bir gerçek. Bunun üstüne ÖTV’nin yeniden uygulamaya gireceğini, olasılığı yüksek döviz kurundaki dalgalanmaları, baharla birlikte bölgesel çatışmaların artma ihtimalini ve seçim sonrasının siyasi gerilimlerini düşününce yılın ilk günlerinde adet olduğu üzere umut pompalamak hayal oldu.
Olası karamsar tabloda hiç umut yok mu, elbette var. Motosikletin kendisi başlı başına bir umut. Ekonomik krizde ulaşım maliyetleri artan kitleler için motosikleti kişisel bütçeyi toparlayacak bir araç olarak konumlamak, bu yönde ve aralıksız iletişim yapmak, süreci olumlu yöne çekebilir.
Plastiğin çevre üzerindeki etkisini bir nebze de olsa azaltacak 25 kuruşluk poşet uygulamasına gösterilen tepkinin arkasında sadece “dün beleş olanı bu gün niye para ile alıyoruz” düşüncesi yatmıyor elbette. Bu tepki, artan enflasyonun geniş kitleler tarafından daha da hissedilir hale geldiğinin bir göstergesi. Tüketici davranışları ekonomik parametrelere bu derece duyarlı hale gelip hassaslaşmışken, motosiklet sektörü adına siz olsanız nasıl bir tutum geliştirirsiniz?
A-   İletişim masraflarını kısar, reklamları durdurur, fırtınanın dinmesini beklersiniz.
B-   “Kask hayat kurtarır” sosyal sorumluluk projelerine asılır sempati toplarsınız.
C-  “Motosikletin özgürlüktür” der, markanızı özgürlük ile bütünleştirirsiniz.
D-  Motosikletin otomobile oranla ne kadar ekonomik olduğunu anlatır; belki de rakibe yarayacak potansiyel kullanıcılar yaratırsınız.
E-   Kârınızdan fedakarlık yapıp rakibinizi zora sokacak fiyat indirimi uygular, pastadan daha fazla pay kaparsınız.
F-   Motosikletin çevreci olduğunu mu söyler, plastik poşet ile rekabete girersiniz.
 
Bunlar gibi daha birçok argümandan birini sahiplenmek ve krize karşı tutumunuzu seçtiğiniz argümana dayandırmak mümkün. Nihai karar sizin; ancak bugünlerde verdiğiniz kararın sonuçları 2019 yılının bilançosuna direkt yansıyacağını göz ardı etmeyin. Saksıyı çalıştırın.
 
 
Motorunuzun ve yaşam sevincinizin hep “on” olması dileğiyle...

YORUMLAR