Menu
in

Ve Lotus C-01 Karşınızda…

Yazar: Batuhan Emrem

Merakla beklenen ve Lotus efsanesini iki teker üzerinde temsil edecek olan motosiklet sonunda karşımıza çıktı.

Önce dedikoduları daha sonra basına kapı deliğinden gösterilen birkaç depo resminden sonra nihayet Britanyalı ünlü markanın ilk motosikleti gün yüzüne çıktı. Motosiklet her ne kadar üzerinde Lotus logosu ve renkleri taşıyor olsa da aslında geçmişte Lotus’la özellikle Le Mans yarışlarında ortak çalışmaları bulunan otomobil yarış takımı Kodewa tarafından tasarlanıp üretildi.

 

 

Tasarımı Daniel Simon ve Holzer Group’a ait olan C-01 her halinden sıradışı bir motosiklet olduğunu belli ediyor. Karbon fiber malzemeyle sarmalanmış monocoque şasisi yine karbon fiber, titanyum ve uçak sanayisinde kullanılan çelikten oluşuyor. Aracın gidon hizasından kuyruğa kadar uzanan düz çizgisini ve tek fara sahip bombeli kafa yapısını göz önüne alacak olursak burumuza çok futuristik bir Café-Racer kokusu da geldiği söylenebilir. Alışılmışın dışında olarak tüm gövdeyi kapatan bu karbon fiber gövde üzerinde aracın yarışçı kişiliğini gösteren hava boşlukları ve egzoz çıkışı bulunuyor.

 

 

Gövdenin estetik ve özgün olduğu konusu tamam ama Lotus C-01’in teninin altında neler yatıyor? Kodewa Lotus C-01’i yaratırken motor konusuna fazla kafa patlatmamış gibi görünüyor. 1195 cc hacminde ve 75 derece açılı V-Twin bize bir yerden tanıdık geliyor. Bu Avusturyalı markanın yarışçı RC8’inde kullandığı motor ölçülerinin aynısı. Yani görünen o ki Kodewa KTM’in bu kaslı motorunu C-01’e hayat ve güç vermesi için kullanıyor. Yine de KTM’in V-Twin’i olduğu gibi karbon fiber gelinliğin altında durmuyor. Kodewa, yaptığı modifikasyonlar ile geliştirdiği bu motordan neredeyse 200 beygir güç alabildiğini söylüyor ki C-01 ile aylar öncesinde çıkan haberlerde proje ekibinin yaratmak istediği motosikletin üretmeyi amaçladığı güç değeri de tam olarak buydu.

 

 

C-01’in gövdesi gibi süspanisyonlarının da kendine ait bir tasarımı var. Genişçe yazan Lotus yazısının altında 80 mm hareket mesafesine sahip ters çevrilmiş ve 59 derecelik açıya sahip süspansiyonlar yer alıyor ki bu sayede aracın aks mesafesi oldukça artarak yere daha yakın ve uzun bir yapı elde edilmiş. Arkada ise yine retro bir tarz tercih edilerek 70 mm hareket mesafesine sahip çift amortisör kullanılmış. Lotus C-01’i önde 320 mm’lik iki adet diski ısıran dört piston-kaliperli frenler durdururken arka tekerlek için bu görevi 220 mm’lik disk ve çift piston-kiliperli sistem üstleniyor.

 

Projeye hayat veren isim olan Dr. Colin Kolles: “ Yalnızca sürüşü eşşiz olan bir motosiklet değil aynı zamanda hareket edebilen bir sanat eseri yaratmaya çalıştık. Bu eşsiz motosiklet ile hem estetik hem de performansı bir araya getirerek ağızları açık bırakan bir teknolojik sanat eseri ortaya çıkardık.” diyor.

 

 

Lotus logosuna sahip ama Kodewa’nın ürünü olan bu motosikletten tahmin edilebileceği gibi oldukça sınırlı sayıda üretilecek; 100 adet. 3 adet farklı renge sahip C-01’in bu renklerinden birisi de bir Lotus klasiği olan ve İngiliz markaların kişisel yarış rengi haline gelmiş olan koyu yeşil üzerine sarı desenler. Elbette motosiklet sahibine olduğu yerde dururken kendisine sabaha kadar baktıracak kadar güzel ve kağıt üzerinde yazan teknik değerleri ağız sulandıran türden olsa bile eğer kendisini adına yakışır şekilde efsaneler arasında yazdırmak istiyorsa onu süren kişiyi hareket halindeyken de tatmin etmesi ve bambaşka bir motosiklet olduğunu hissettirmesi gerekiyor. Bakalım Lotus, C-01 ile bu üne sahip olabilecek mi?

 

 

Cevap bırakın