Motosiklet Kültürü Dergisi

ABONELİK KAMPANYALARI

Başlamanın Yaşı Yoktur

Pervin Ozulu

 938 görüntülenme #3652 yorumlar

Başlamanın Yaşı Yoktur

Pervin Ozulu

Motoron Dergisi Yazarı

Yeter ki iste ve ilk adımını at, gerisi kendiliğinden gelir. Eğer hala motosiklet kullanmaya başlamadıysan ve hala düşünüyorsan bekleme daha fazla, çünkü şimdi tam zamanı. “Başlamanın yaşı yok”, bu öylesine gelişi güzel bir söz değil. Eğer bir hayalin varsa, “yaşım geçti” deme, o bir engel değil. Geçenlerde bu konu için harika bir örnek yaşadım. Şile’nin şirin alışveriş sokağındaydım, park etmiştim, tenhaydı. Balık ekmek zamanım gelmişti. Bir amca yanıma geldi, çok heyecanlıydı. Hem amcayı izledim hem etrafa bakındım, durumu anlamaya çalıştım. Yalnız olduğum için çok daha fazla gözlem ve değerlendirme yaparım.


Amca belki 60’ın altında ya da üzerindeydi, emin olamamıştım, ruhundaki enerji ve gençlik nedeniyle yaşını tahmin etmekte güçlük çektim. Bir 150 cc lik scooter kullandığından bahsetti, motorunu gösterdi, motoru biraz geride duruyordu. Benim motoru inceledi, ona devasal görünmüştü, kadın olarak o tarz bir motoru hem de bu kötü havalarda kullandığıma çok şaşırmıştı, bir sürü soru sordu. Hep seyahat ettiğimi öğrendiğinde daha da hayran kaldı, ama amca dertliydi, “Çok pişmanım” dedi. “Hayrola, ne oldu Amca?” dedim. “Pişmanım” dedi tekrar. “Yeni motora başladım” dedi. İyice şaşırdım, motora başlayıp pişman olan birini hiç duymamıştım, pür dikkat dinlemeye devam ettim. “Pişmanım, çünkü çok geç başladım. Keşke yıllar öncesinden bu hayalimi gerçekleştirseydim, ertelemeseydim.


Hep sorumlulukların peşinden koştum, hiç doğru zaman olmadı. Aile çoluk çocuk derken hayat geçti gitti kızım. Hep motosiklet hayalim vardı, ama hiç o adımı atmadım. Çok geç başladığım için çok pişmanım kızım” dedi. İçim burkuldu, ağlayacaktım. Tek pişmanlığı kaybettiği zaman, motosikletle doldurulmuş bir geçmişinin olmamasının pişmanlığı vardı. Amca meğer 70 indeymiş, ona rağmen motosiklete başlamış. Bu çok büyük bir cesaret ve başarıdır. Yaşlandım demeden, çevrenin dediklerine aldırış etmeden hayalini takip etmiş. Tüm içtenlikle tebrik ettim, elimden gelen morali vermeye çalıştım. Geçmişinde kim bilir ne zorluklar geçti başından ve şimdi motosiklet ile yaşamının tadını çıkarıyor. “Demek zamanı şimdiymiş, hayırlısı böyleymiş. Muhteşem örnek ve cesur bir motorcu oldun Amca” dedim.


O kadar mutluydu ki, neşesi enerji saçıyordu. “Yeni bir hayata adım atmış gibiyim“ dedi. Elbette başlangıçlar zor olabilir, pes etmeden hedeflerimizin peşinden gitmek gerek. Hayal olmadan gerçek de olmaz. İstemek gerek, şüphe duymadan koşulsuz inanmak gerek, formülü bu. Beynimizdeki sınırları yıkmak gerek, hayat akışı götürür. Su içmek için hani hiç düşünmeden otomatik mutfağa gideriz ya, olmuş bitmiş bir meseledir, gayet normaldir, olması gerekendir, susadıkça su içeriz. Suyun bulunduğu yere odaklanır oraya gideriz, mutfak kapısı kilitli de olsa, engeller de olsa hiç bir şey bu gerçeği değiştiremez. Benim motora başlama şeklim aynen öyleydi. Düşünerek karar aldığım bir şey değildi. Su içmek, yemek yemek gibi, motorculuk zamanım gelmişti ve hayatımın akışı direkt oraya götürdü.


Engelleri görmedim bile, yoldaki irili ufaklı taşlar gibiydi, yolun parçasıydı. Hiçbir plan yapmamıştım, “Motora başlasam mı acaba?” diye hiç sormadım. Su içmeye gidiyorum der gibi motosiklete başladım. Dünyanın en normal ve olması gereken şeydi benim için. Şu an geriye dönüp baktığımda şaşırıyorum, çünkü ciddi zor engellerim olmuş. Zor diye cesaret edemediğimiz şeyler, aslında biz cesaret edemediğimiz için zordur.


“Her Şey Seninle Başlar” kitabın ve birçok faydalı eserin yazarı Mümin Sekman ’in güzel bir sözü var: “Başarı çoğaldıkça, korku azalır. Korku azaldıkça, özgürlük çoğalır. “ Korkularımızla baş ettiğimizde başarılarımız çoğalır ve özgürlüğün zirvesine tırmanırız. Hele ki grup sürüşlerin dışına çıktığınızda, yapayalnız olduğumuzda zorluklarla baş edince o zaman esas en büyük özgürlüğü yakalamış oluyoruz. Neden mi? Çünkü yalnız olmak çok daha zordur, çok risklidir ve çok fazla cesaret gerektirir. Bu farklı başarının tadına alışan kolay kolay grup gezilerine katılamaz.


Grup gezilerinin de kendine has keyifleri var tabii ki; arkadaşlarla beraber olmak, sohbetler ve en önemlisi topluca olmak çok güvenlidir, risk minimumdur. Kalabalık olunca güçlü hissetme duygusu ayrı bir haz katar. Minimum risk olduğundan sürüş kolaydır ve rahattır. Uygun sürücülerle yeni başlayanlar için en ideal sürüş şeklidir. Sadece başla! Yol seni hayallerine ulaştırır…

YORUMLAR