Motosiklet Kültürü Dergisi

ABONELİK KAMPANYALARI

Lastiğin Üzerine Yapışan Zift Nasıl Çıkar?

Pervin Ozulu

 294 görüntülenme #3837 yorumlar

Lastiğin Üzerine Yapışan Zift Nasıl Çıkar?

Pervin Ozulu

Motoron Dergisi Yazarı

Çoğumuzun başına belki hiç gelmemiştir, benim yaşadığım şekliyle kimsenin başına gelmesini istemem. Kabus gibi bir talihsizlikle ziftin en sıkıntılı haliyle haşır neşir olmak zorunda kaldım. Bir gezi yazımda o olaydan bahsetmiştim, uzun yazıyı okuyamayanlar için kısa haliyle paylaşmak istiyorum.

Çözümü hiç akla gelmeyecek kadar kolay, herkese bu bilginin ulaşmasını isterim. İç Anadolu yollarından son durak Kuşadası’ndan İstanbul’a dönüyordum, gece yarısını çoktan geçmişti. Ömerli Barajı üzerinden gitmiştim, Şile ayırımına gelince 2.Köprüye giden Çekmeköy istikametine sapmak istedim, ama yol komple kapalıydı.

Fosforlu yelekli bir görevliye yoluma nereden devam edeceğimi sordum. Geçit yok ise Ömerli barajından geri dönüp paralı otoyoluna tekrar giriş yapıp oradan devam edebilirdim, ancak görevli “Sorun yok, motorla geçebilirsiniz” dedi. “Az kazılan kısımlar var, motor geçer” dedi. İkna olmamıştım, tekrar sordum: “Nasıl bir kazılma var? Derin kesikler ya da çukurlar varsa dönerim sorun yok” dedim. “Yok yok, motor çok rahat geçer, hiç sorun olmaz dedi” ve yolu kapatan plastik şeridi yukarıya kaldırıp geçiş için yol verdi. Tamamen zifiri karanlık kapatılmış yola girdim. Yavaşça ve dikkatlice yolu inceleyecek ilerlerdim, herhangi bir anormallik görmemiştim. Uzun farımı, sislerimin hepsini yaktım. Maden dedektörü gibi tüm yüzeyi görebildiğim kadar tarayarak inceleyerek ilerledim. Yolda ince şerit şeklinde kazıntılar vardı sadece. Epey ilerledikten sonra bir görevli daha gördüm, durdum. İzinsiz girmediğimi anlaması için önceki görevlinin söylediklerini anlattım, ona da geçiş imkanı var mı yok mu diye iki defa sordum. “Sorun varsa geri dönerim, hiç dert değil” dedim.

Yolda inşaatın olmadığını söyledi, yine de bir türlü içim hiç rahat değildi. “Yol açık, geçebilirsiniz” dedi.Bu görevli durumun son halini bildiği için onun yanılma payı sıfır (olması gerekiyordu), yolu tarif etti : “Orada gördüğünüz 2 asfalt aracının arasından geçin” dedi. Bu iki araç çalışır halde değildi, biri tam sağa diğeri ise tam sola yanaşmış duruyordu, yol sessizdi, çalışma yoktu. Yavaşça devam ettim, derin ve ürkütücü bir sessizlik vardı, hayatımın kabusunu yaşadığım anlar başladı. Tarif edildiği gibi ilerlerlerken birden sanki sıcak lavların içine girdim, yapıştığımı ve ağır ağır battığımı hissettim.

Meğer asfalt taze dökülmüş ve hala soğumamıştı. Durmak zorundaydım, ayağımı yere bastığımda gerçekten yumuşak zeminde olduğumu anladım, yapışmıştım. Bir volkanın sıcak lavların üzerindeymişim gibi bir duyguydu. İyi ki çok sıcak değildi, herhalde görevliler ziftin donduğunu düşündü, ama ben batıyordum. Birden kızgınlıkla hızlıca yaklaşan bir sürü işçi gördüm.

Kafam çok karıştı, buradan acil olarak uzaklaşmalıydım. İlerisi hiç görünmüyorsa da, ziftin ne kadar ileriye kadar dökülmüş olduğu hakkında hiçbir fikrim de yoksa acil olarak uzaklaşmalıydım. Tek bir kurtuluş yolum vardı, gazlayıp gitmek. Gazı açtım, motor anında kurtuldu, hiç gaz kesmedim, ziftin sonu bir türlü gelmedi. Balçığın içinde sürer gibi ön ve arka devamlı kayarak ilerledim, hem de hiç bir şey görmeden sırf hissederek motoru sürdüm, aynı anda işçilerden de kaçıştaydım. Ilık, yapışkan ve kaygan o yumuşak zeminden kurtuluşum biraz sürdü. Sonunda sert zemine problemsiz çıktım.

Lastikler için canım iyice sıkılmaya başlamıştı. Uygun bir yerde ışıkların altında durup kontrol ettim. Lastiklerin üzeri ziftle kaplanmıştı, yapabileceğim hiç bir şey yoktu, evime gittim. Sabah uyandığımda yüzümü bile yıkamadan hemen motorumun yanına gittim, Pazar sabahıydı, her yer çok sessizdi, ama ben kahkahalarla gülmek istedim. Zift yolda bütün çöpleri toplamış, izmaritler, kuş tüyleri, kağıt parçaları ve bir sürü şey yapışmıştı. Lastik görünmüyordu, güleyim mi ağlayayım mı bilemedim.

Çarşıya çıktım, bir tek araba aksesuarcısı açıktı. Oradaki kişiye “Sakın nasıl oldu diye sormayın” dedim, adam görünce zaten konuşacağı varsa da sustu, çeşitli şeyler denedi ama zifti çözemedi. Tek çare araba yıkamacısı dedi, tazyikli su temizleyebilir dedi. İnanamadımsa da hemen yıkamacıya gittim. Evet, tazyikli suyla tüm zift anında komple ve hatta en ince ayrıntısına kadar çıktı. Lastiklerime güzellik maskesi yapmış gibi eskisine göre daha da temiz ve güzel olmuştu.

YORUMLAR