Motosiklet Kültürü Dergisi

ABONELİK KAMPANYALARI

Motosiklet ve Hız

Yavuz Taşkıran

 183 görüntülenme #3830 yorumlar

Motosiklet ve Hız

Yavuz Taşkıran

Motoron Dergisi Yazarı

Başlıktaki iki kelime aslında doğrudan birbirini çağrıştırır.Hız denilince motosiklet, motosiklet denince de akla hız gelir. Bu durum bazılarımız için endişe vericidir. Motosiklet kullananlarımız en yakınlarımız tarafından tatlı bir şekilde eleştirilir. Aman hız yapma, aman motorla hızlı gitme diyenlerin sayısı o kadar çoktur ki, zorunlu olmadıkça onlarla bir araya gelmemeye çalışırız.

Motosiklet, iki tekerleği olan, yerle temas yüzeyi oldukça küçük ancak motoru güçlü olması halinde karadaki araçların en hızlısı olarak karşımıza çıkar. Onun bu özelliği, iki nokta arasını daha hızlı geçme fırsatını yaratmaktadır. Motorlar yeri geldiğinde hızlı kullanılmalıdır. Nerede, tabii ki pistlerde ya da bunların yarış yapması için özel hazırlanmış alanlarda…

Buradan çıkaracağımız en önemli ders, motosikletin hızlı bir araç olduğu ama bunu kendine özgü çok hassas biçimde yapılandırılmış pistlerde uygulayabilmesidir. Ancak, etrafımıza baktığımızda böyle olmadığını görüyoruz. Sokaklarda, caddelerde hız limitlerinin çok üstünde seyreden motorlarla karşılaşıyoruz. Hele bir de kasksız ve korumasız biçimde olmaları yok mu hepimizi çileden çıkarıyor. Onları görenler, bütün motorcuları aynı sınıfa yerleştiriyorlar. Oysa motor kullanımının şu gördüklerimizle uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Sokak ve caddelerimiz zaten diğer araçlar için yeterli gelmezken, motorların buralarda yer almasını eleştirenlerimiz de var. Oysa normalde cadde ve sokaklara motosiklet girerse aslında oranın trafiği diğer yerlere göre azalacaktır. Çünkü motorların sürüş esnasında işgal ettiği alan diğerlerine göre daha küçüktür. Fakat şehirler arası yollara motosikletle çıktığımızda çok farklı bir sorunla karşılaşıyoruz. Şimdi o konuya göz atalım:

Kara taşıtlarının hız limitlerinin yayınlandığı duyurulara bakıyorum ve hayretler içinde kalıyorum. Otoyollarda motosikletlerin hız limiti nedir sorusuna acaba hangimiz doğru cevabı verebilecektir? Sizi yormadan yazayım, motosikletler otoyollarda en fazla 100 km/ saat hızla gidebilme zorunluluğuna sahipler. Diğer yollar ve sınırlayıcı bölgelerde bu limitler 50 km/saate kadar düşüyor. Şimdi yeni bir soru: Otoyola çıktığımızda, hele de altımızda sıkı bir motor varsa, hangimiz maksimum 100 km/saat hızla gidiyoruz?

Meskûn mahallerde, çeşitli gerekçeler, yol yapımı gibi nedenlerle bazen oldukça düşük hızlarda gitmeyi normal karşılıyorum. Ancak son derece güzel inşa edilmiş, yeterli uyarı işaretleri bulunan otoyollarda bu hız limitleri değişmelidir. Motorların daha hızlı gitmeleri için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Bugün itibarıyla en küçük motorlarda bile 100 km/saat hıza erişilebilmektedir. Yol hazırlığını yapmış, motorlarını bakımdan geçirmiş, çantalarını yüklemiş, gerekli koruyucu malzemeleri ile birlikte şehirler arası seyahate çıkmak isteyenlerimiz bu yollarda daha hızlı biçimde gidebilmelidirler.

Bu arada motorlar için en fazla kaç km/ saat hız limiti konulmalıdır diye bir soru da gelebilir. Benim bu konudaki görüşüm diğer araçlar için de geçerli olması yönündedir. Bazı otoyollarda sol şeritte gidenler 180 km/ saatten daha yavaş gitmemelidirler. Bu kadar güçlü ve gelişmiş marka ve modellerdeki araçların hız göstergelerine baktığımda 260’lara kadar uzanan rakamları görüyorum. İnsanlar kendi araçları ile daha güvenli ve hızlı yol almak istiyorlarsa onlara bu şans verilmelidir.

Konu motosiklet ve hız olunca, bu limitlerden daha hızlı gitmek isteyenlerimiz varsa onlara önerim, yarış okullarına başvurmaları ve pistlerde bu becerilerini sergilemeleridir. Ancak orada da hızlı gitmenin bazı teknikleri ve teknolojisinin bulunduğunu unutmayalım.

Motosiklet hızlı bir araçtır. Hızlı düşünebilen, çabuk ve doğru karar verebilen sürücüler yollarda, pistlerde daha güvenli bir sürüş yapabilirler. Bunu temelinde doğru kullanış becerisi, yüksek konsantrasyon ve optimal yaşam tarzı yatmaktadır. Benim önerim yine de hız limitlerine uyulması şeklindedir. Gerekli yazışmalar, çeşitli toplantılar ve gerekçelerle zaman içerisinde bu limitlerin artacağına inanıyorum. O zamana kadar hem ayakta hem de hayatta olmayı sürdürmeliyiz

YORUMLAR