Büyük Taarruz

Cem Batırbaygil

Büyük Taarruz

Yeni sayı için bilgisayarımın başına oturduğumda dolar 6.1 sınırındaydı. Geçmiş krizleri göz önünde bulundurup sektörün bu kez ne yapması gerektiği konusunu düşünmeye başladım. Ne var ki, her ekonomik krizde kaleme aldığım gibi “kriz demek fırsat demektir, bu fırsatı iyi değerlendirelim” edebiyatı yapmak içimden gelmedi.

Cem Batırbaygil

Motoron Dergisi Editörü

Bilgisayarın başından ayrıldım. Yarın yazarım dedim. Birinci gün, ikinci gün derken bilgisayarın başına bir türlü oturamadım. Derginin matbaaya yollanması için zaman iyice daraldı. Dergi beni bekliyor. Mecburen oturdum. Günlerden 30 Ağustos. Büyük taarruzun yıl dönümü. Ne var ki, bu kez Türk Lirasına karşı bir taarruz söz konusu. Dolar 6.75 sınırına dayandı.

Ben bir editör yazısı yazmak için lanet olası Amerikan dolarını gözlüyorum. Benim gibi sektördeki birçok yönetici ve iş sahibinin de gözü kulağı dolarda. An ve an hesap yapıyorlar. Depoda bekleyen ürünlerin maliyetleri bir yanda. Bayilerden alınan Türk Lirası çekler öte yanda. Yurtdışına olan döviz borçlanmaları, mağazaların dövize endeksli kira giderleri, yarın ne olacağını kestiremeden gelecek sezon için sipariş verme gerekliliği... Her geçen gün artan gelir gider açığı. İç karartıcı değil mi?

Bu noktada sermayenizin sadece para olduğunu düşünüp geri çekilebilirsiniz. Tarla bizim der, sektörü birkaç yıl nadasa bırakabilirsiniz. Yıllarca emek harcayarak güç bela elde ettiğiniz mevzinizi rakiplerinize kendi elinizle teslim edebilirsiniz. Ya da ellerinizin arasındaki başınızı kaldırıp asıl sermayenizin deneyimleriniz ve düşünsel birikiminiz olduğuna kanaat getirip karşı taarruza geçersiniz. Gazi Mustafa Kemal’in yok olan bir orduya ruh verip yepyeni, aydınlık bir ülke yaratması gibi siz de şartlar ne kadar kötü olursa olsun, kendinize bir çıkış yolu bulabilirsiniz.

Ama önce birlik olmak ve birlikte hareket etmek zorunda olduğunuzu kabul etmelisiniz.   Evet, sektörümüz böylesi krizleri çok gördü, krizlerin hepsinden de yara bere içinde olsa da çıkmayı başardı. Ancak bu kez, sadece motosiklet ithalatçıları veya üreticileriyle değil, aksesuar, yedek parça ve bakım ürünleri alanında faaliyet gösterenler de dahil topyekün bir iletişim ve pazarlama taarruzuna geçilmesi gerekiyor. Ulu önderin dediği gibi “Hattı müdafaa yoktursathı müdafaa vardır. O satıhbütün vatandır.” Motosiklet sektörü için de o satıh bütün motosiklet dünyasıdır. Sadece dövize bağlı sorunlar değil tüm sorunları topyekün ortadan kaldıracak, ortak akıl ile tasarlanmış, planlamış ve tavizsiz uygulanacak bir  kampanyadan söz ediyorum. Bunu gerçekleştirmemeniz halinde muhtemeldir ki, bazılarınız önümüzdeki motosiklet fuarında olmayacaksınız. Ve yine muhtemeldir ki, uzun bir zamandan sonra ilk kez motosiklet fuarı ertelemek zorunda kalacak. Kararınız geleceğinizi belirleyecek. Ya da düşe kalka yola devam edeceksiniz.  Kim düşecek, kim kalkacak onu da zaman gösterecek.

 

Motorunuzun ve yaşam sevincinizin hep “on” olması dileğiyle...

YORUMLAR