İyi Bildiğimiz Yol Her Zaman Güvenli Midir?

Pervin Ozulu

İyi Bildiğimiz Yol Her Zaman Güvenli Midir?

Pervin Ozulu

Motoron Dergisi Yazarı

Geçen ay bahsettiğim konudan devam etmek ve özellikle “Hangi yol güvenlidir?” sorusuna cevap bulmak istiyorum.  

Bilirsiniz, sürekli kullandığımız aynı yollar zamanla ezberlenmiş olur, nerede bir delik, yama veya tümsek varsa gözümüz kapalı biliriz, daha görmeden görmüş gibi davranırız, hatta bozuk bir yer biraz genişlediyse hemen dikkatimizi çeker. Ezberlediğimiz yol virajlı bir yolsa daha fazla keyif almak için kolaylıkla daha hızlı gideriz, kendimizi güvende hissederiz, çünkü yolu ezberlemişiz artık. Virajın açısını ve şeklini çok iyi bildiğimiz için sorun kalmamıştır, virajı değerlendirme analizlerine gerek duymayabiliriz, her şey çok kolaylaşmıştır. Bir ustalık gelir üzerimize, güvenimiz artar ve çok daha emniyetli ve bilinçli gittiğimizi düşünürüz, hızımız da artabilir.  Sürdüğümüz yolu çok iyi bilince risklerin sıfırlandığını düşünebilir miyiz? Yolu ezberlemiş olmak iyi bir şey mi yoksa değil midir? Bu nefis bir tartışma konusu olabilir. Bildiğimiz yol iyi havada problemsiz de olsayine de her zaman buna güvenmemeliyiz. Aynı yermesela yağmurda bambaşka bir karaktere bürünebilir, yağmurlu havalarda yol şartlarının çok değişebileceğini kesinlikle unutmamak gerek. Bir yolu çok iyi bilmek bir garanti değildir, bir hayat güvencesi hele hiç değildir. Hani deriz ya, daha önce hiç gitmediğin bir yolda motoru hızlı kullanma ve ilerisini görmediğin viraja hızlı girme, tam da bu bilinmeyenler bizi çok daha dikkatli olmamızı sağlıyor. Yolu incelediğimiz ve o an gördüğümüz kadar özgürüz, gerisi gereksiz risk ve hatta can pazarı.  

Geçenlerde iyi bildiğim bir yolda bu konuya bir örnek yaşadım. Bölge şehir dışında, tenha ferah doğal bir ortamda, tane tane evler var, trafik pek yok, bir iki araç olur en fazla o kadar ve biraz ağaçlar var etrafta. Yol yokuş aşağı doğru iniyor, sonra 90 derecelik virajla sağa yöne döner ve akabinde hemen uzun bir rampa var. Tek dikkat noktası, viraja girmeden önce ağaçlar ileriki görüşü biraz kapatıyor. Virajdan çıkar çıkmaz o uzun ve geniş yokuşu tırmanmak çok zevkli. Bir gün o yol kapatılmıştı, yenileme çalışması vardı. İnşaat bitince yeni haliyle tanıştım. Yeni asfalt ile yol çok daha muntazam olmuştu. O pürüzsüz asfaltta o yokuşu inmek şahaneydi, viraja girip o tırmanma yolundan yukarıya çıkmak eskisine göre çok daha keyifli olmuştu. Hızı da kolaylıkla kaldırabilen bir yoldur ayrıca. Artık burası kaymak gibi bir asfalta kavuştuğu için daha da keyif alıyordum, taa ki o güne kadar… Aşağı doğru akıp gidiyordum ve viraja yaklaşıyordum. Hız yapmak için yol çok müsait olduğundan “bir şey olmaz” deyip “ver gazı” fikrine kapılabilir insan kolaylıkla. Yolu çok iyi de bilsem, yepyeni bir asfalt da dökülmüş olsa hiçbir zaman temkinli olmayı bırakmam, ezberlenmiş yol daha büyük risk taşır, dikkati minimize eder, dikkat azalırsa risk çoğalır. Eğer virajı analiz ederek kontrollü gitmeseydim virajdan o gün çıkamazdım. Kendimi önce garantiye almalıyım, istediği kadar bildiğim yol olsun o anki son durumundan emin olmalıyım. Alman bir atasözü vardır “Vertrauen ist gut, Kontrolle ist besser”, yani “Güvenmek iyidir, kontrol daha iyidir”. Tam viraja girdiğimde sürüş çizgimde önümde o yeni güzel asfaltın paramparça kazıldığını gördüm. Derince açılmış geniş bir çukur vardı, aceleyle bol kumla ve irili ufaklı çakıllarla gevşek gevşek gelişi güzel doldurulmuştu. Asfaltla aynı hizada da değildi, tepe gibiydi ve etrafa da saçılmıştı. Daha önceki gün geçmiştim buradan, yoktu bir şey. Hangi ara bu kocaman çukur kazıldı, hani burası yeni yapıldı, hani yeni asfalt dökülmüştü? Yatık motorla virajdayken o kumlu çakılların üzerinden geçmek tuzak gibiydi, çok riskliydi. Hızlı davrandım ve ani bir manevra ile o çukurun dışından dolandım. Panik yaşamadım, böyle şeylere hazırlıklıyımdır.  

“Hangi yol güvenlidir?” sorusuna gelince, “Öyle bir yol yoktur” derim ben.  
Dikkati elden bırakmadan güvenli ve keyifli sürüşler dilerim. 

YORUMLAR